Telekomünikasyon Terimleri, Kısaltmalar
ISO (International Standards Organization - Uluslararası Standartlar Örgütü) Teknik konularla ilgili en büyük standartlaştırma örgütüdür. Şu anda mekanik, elektrik, kimya, petrol ürünleri, uzay ve havacılık gibi çok çeşitli konularda çalışan 214 adet teknik komitesi bulunmaktadır. ISO standartları, ilgili teknik komite tarafından en az beş yılda bir gözden geçirilmekte, gerekirse değiştirilmektedir.
ITU (International Telecommunication Union -Uluslararası Telekomünikasyon Birliği) dünyada telekomünikasyonun gelişimini teşvik etmek, eş güdüm sağlamak ve bu alanda standart üretmek amacıyla, üye devletler tarafından, Birleşmiş Milletler aracılığıyla kurulmuş bir örgüttür. ITU 1992 yılında yeniden yapılanarak CCITT (International Telephone and Telegraph Consultative Committee -Uluslararası Telefon ve Telgraf Danışma Komitesi) ve CCIR (International Radio Consultative Committee - Uluslararası Telefon ve Telgraf Danışma Komitesi) bölümünü feshetmiş, bunların yerine üç yeni birim oluşturulmuştur.
ITU-T
(Telekomünikasyon Standartlaştırma Birimi),
ITU-R (Radyo iletişimi Birimi),
ITU-D (Telekomünikasyon Geliştirme Birimi)
ITU'ya devlet temsilcilerinin yanısıra özel sektör de üye olabilmektedir. Ancak örgütün kararları üzerinde önemli bir söz hakları yoktur. ITU'nün ürettiği standartlar tavsiye adıyla yayınlanır.
ETSI (European Telecommunications Standards Institute - Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü) 1988 yılında Avrupa için telekomünikasyon standartları üretmek üzere kurulmuştur. CEPT, (European Conference of Post and Telecommunications Administration - Avrupa Posta ve Telekomünikasyon İdareleri Konferansı)'nın devamı niteliğindedir. EBU (European Broadcasting Union - Avrupa Yayıncılık Birliği) ve CEN/CENELEC ile eşgüdüm içinde çalışarak yayıncılık ve enformasyon teknolojileri alanında da standartlaştırma çalışmaları yapar. Diğer örgütlerden farklı olarak üyeleri, devletler değil, ağ işleticileri, telekomünikasyon idareleri, hizmet sunucular, üreticiler, kullanıcı grupları ve araştırma birlikleridir.
CEN/CENELEC
CEN/CENELEC (Comite
Europeen de Normalisation / Comite Europeen de Normalisation
Electrotechnique - Avrupa Standartlaştırma Komitesi / Avrupa
Elektroteknik Standartlaştırma Komitesi); Almanya, Avusturya,
Belçika, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İngiltere,
İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda,
Lüksemburg, Norveç, Portekiz ve Yunanistan'ın ulusal
standartlaştırma örgütlerinin ve elektroteknik komitelerinin
biraraya geldikleri bir birliktir.
CEN'in amacı uyumlu bir Avrupa pazarı yaratmak için
telekomünikasyon (ETSI) ve elektroteknik (CENELEC) alanının
dışında kalan bütün teknik sektörler için standartlar
üretmektir.
IETF (internet Engineering Task Force - internet Mühendisliği Görev Gücü) internet protokollerini geliştiren ve standartlaştıran, resmi statüsü olmayan bir gruptur. IETF'nin çalışmaları ve ürettiği dokümanlar internet üzerinden herkese açıktır. Çalışma gruplarına ve toplantılarına katılım için herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Toplantılar genellikle internet üzerinde tartışma grupları aracılığıyla sanal olarak yapılmaktadır.
ICT (information and
Communication Tecnologies - Enformasyon ve İletişim
Teknolojileri) Standartları Kurulu, 1995 yılında Avrupa
standart örgütleri CEN, CENELEC ve ETSI tarafından,
Enformasyon ve İletişim Teknolojileri alanındaki standart
ihtiyaçlarının tespiti ve bu ihtiyaçların tutarlı
standartlaştırma programlarına dönüştürülmesi amacıyla
kurulmuştur. Sekreteryasını CEN, CENELEC ve ETSI ortaklaşa
yürütmektedirler.
Kurul çalışmalarına girdileri endüstriden almaktadır. İlk
çalışma alanları elektronik ticaret, genişbantlı ağların
ortak çalışabilirliği ve şehir enformasyon otoyolları
üzerinedir. Şu andaki diğer üyeleri şunlardır
ATM Forum, the DAVIC (Digital Audio-Visual Council - Sayısal
Görsel İşitsel Tekriolojiler Konseyi), EBES(European Board for
EDI Standards - Elektronik Doküman Değişimi Standartları
Avrupa Kurulu), EP-DVB (European Digital Video Broadcasting
Project - Avrupa Sayısal Görüntü Yayıncılığı Projesi),
EACEM (European Association of Consumer Electronics Manufacturers
-Avrupa Tüketici Elektroniği Üreticileri Birliği), EBU
(European Broadcasting Union -Avrupa Yayıncılık Birliği),
ECMA (European Computer Manufacturers Association -Avrupa
Bilgisayar Üreticileri Birliği), ERTICO (European Road
Transport Telematics implementation Co-ordination Organization -
Avrupa Yol Ulaştırma Telematik Uygulamaları Eşgüdüm
Örgütü), EWOS (European VVorkshop on Öpen Systems -Avrupa
Açık Sistemler Çalışma Grubu), NMF (Network Management Forum
- Ağ Yönetimi Forumu) ve X/0pen.
IEEE (institute of Electrical and Electronics Engineers - Elektrik ve Elektronik Mühendisleri Enstitüsü) standartlar kurulu elektrik mühendisliği, elektronik, radyo, ilgili mühendislik, bilim, sanat dallarındaki standartlardan sorumludur. Enformasyon ve İletişim Teknolojileri alanında yerel alan ağları konusundaki standartları koyması ile tanınmaktadır.
Kamu Haberleşme Telefon Ağları
Kamu haberleşme
telefon ağları, ses iletimi, fax veri iletimi ve düşük
hızlardaki veri iletimini gerçekleştirmek amaçlı
kurulmuşlardır.
Günümüzde kamu haberleşme telefon ağları internet'e erişim
için de altyapı oluşturmaktadır. Geniş bantlı veri
ağlarının geleceğin iletişim ağları olarak görülmesine
rağmen şimdiye kadar Telefon Ağları'na yapılan büyük
yatırımlar işleticileri bu ağlardan daha etkin bir şekilde
faydalanmaya zorlamaktadır.
Önümüzdeki yıllarda da internet benzeri veri ağlarına
erişimin yüksek oranlarda Telefon Ağları üzerinden
yapılacağını ve bu ağların da yeni hizmetler sağlamak
üzere modernize edilmeye devam edilecektir.
Giderek artan internet trafiği Telefon Ağlarına aynı oranda
artan bir yük getirmektedir.internet trafiğinin Telefon
Ağlarındaki yükünü veri ağlarına aktarabilecek çözümler
ağ işleticileri ve iletişim firmalarınca
araştırılmaktadır. Telefon Ağlarından No.7 işaretleşmesi
ve Akıllı ağ özellikleriyle, internet trafiğinin
yönlendirilmesi mümkün olacaktır. İletim teknolojilerinin
sayısallaşmasıyla birlikte, sabit ağların sınırlı iletim
kapasiteleri artmaya başlamıştır. Geleneksel olarak telefon
ağlarında abone-yönlendirici bağlantısını sağlayan iki
telli bakır kablo üzerinden yalnızca bir ses ya da bir veri
devresi taşınabilirken, Darbant-ISDN'nin (Narrowband Integrated
Services Digital Network - Tümleşik Hizmetler Sayısal
ağlarının) geliştirilmesiyle birlikte aynı anda tek
bağlantı ile tüm bu verilerin iletimi mümkün olmaktadır.
Tümleşik Hizmetler
sayısal ağında yüksek hızlı veri iletiminin sağlanabilmesi
için santrallar arası işaretleşme sisteminin CCS (Common
Channel Signaling - Ortak Kanal İşaretleşme Sistemi) No.7
olması gerekmektedir. Servis çeşitlerindeki artışla birlikte
artan işaretleşme ihtiyacı, ortak kanal işaretleşmesinin
geliştirilmesindeki en büyük nedendir. Ortak kanal
işaretleşmesinin özelliklerini kısaca şu noktalarda
özetleyebiliriz:
Ekonomik Hızlı Güvenilir Yüksek kapasiteli Esnek,
genişletilebilir, modülerdir.
Var olan ve bundan sonra kurulacak olan kamu haberleşme telefon
ağlarının CCS No.7 İşaretleşme sistemin! kullanacak
şekilde yenileneceğini veya kurulacağım söyleyebiliriz.
Çünkü bu işaretleşme sistemi Darbant-ISDN'in yanı sıra İN
(intelligent Network - Akıllı Ağ) ve GSM (Global System for
Mobile communications - Gezgin iletişim Küresel Sistemi) gibi
dünyada geniş kabul görmüş hizmetler için de altyapı
sağlamaktadır. CCS No.7'nin standartları olgunlaşmış, ve
dünyada kabul görerek kullanıma girmiş durumdadır.
ISDN pazarının
büyümesinin ön koşulu ucuz çokortamlı iletişim sunan uç
cihazlarının olması ve erişim ücretlerinin eski telefon
ağlarına erişime yakın olmasıdır.
Mevcut terminal ekipmanlarının Tümleşik Hizmetler' Sayısal
Ağında kullanılabilmesi için terminal adaptörleri
geliştirilmiştir. Dünya üzerinde kullanıcı sayışı
giderek artan internet erişimindeki hız ihtiyacı, internet
servis sağlayıcılarının ISDN üzerinden bağlanma
taleplerini arttırmaktadır. İnternet erişiminin ISDN
üzerinden gerçekleşmesi daha çok Almanya gibi ISDN
kullanımım özendirici ücretlendirme politikası uygulayan
ülkelerde yaygındır.
ISDN Servisleri Temel Seviye Erişim ve Birincil Seviye Erişim
servisler olarak ayrılırlar. ETSI'nin belirlediği ve Avrupa'da
yaygın olarak kullanılan Euro-ISDN standardına göre:
Darbant-ISDN,
işletmecinin mevcut yatırımım koruyarak ekonomik ses,
veri, görüntü iletişimi sağladığından şimdilik
küçük işletmelerin ve ev kullanıcılarının yoğun
olarak tercih ettiği iletişim ağları olacaktır.
Darbant-ISDN'in standartları olgunlaşmış, dünyada
hızla artan bir kullanıcı kitlesine ulaşmaya
başlamıştır. Darbant-ISDN'in bugün ve yakın
gelecekte popüler kılan kullanım alanları hızlı
bireysel internet erişimi, ekonomik yerel alan ağ
bağlantıları, kiralık hatlar için ekonomik yedekleme
ve standart görüntülü telefon-konferans
uygulamalarıdır.
Akıllı
Ağlar, haberleşme ağlarında sunulan katma değerli
hizmetlerin kontrol yapıları olarak tanımlanabilirler.
Akıllı Ağlar sayesinde ağ işleticileri mevcut ağ
yapısıyla sundukları hizmetlerden çok daha hızlı,
ekonomik ve etkin bir şekilde yeni servisleri
sunabilmekte ve bu servislerin kontrol ve yönetimini
sağlayabilmektedirler. Akıllı Ağ sayesinde Kamu
Haberleşme Telefon Ağları içerisinde ve diğer ağlar
arasında istenen her yere ağ akıllılığı ve
yeteneği sağlamak mümkündür. Bu ağ sayesinde çok
geniş ses servisleri, veri ve video servisleri ekonomik
ve güvenli bir şekilde sağlanabilmektedir. Akıllı
Ağ yapışı, ağ işleticilerine yeni bir gelir
kaynağı sağlamasının yanısıra, rekabetçi ortamda
esnek ağ yapışı, standart ağ arabirimleriyle uyumu
(No.7,ISDN), hızlı servis sunabilme imkanı birlikte
işletme maliyetlerinin düşürülmesinde de önemli rol
oynamaktadır.
Akıllı Ağ standartlarının ilk seti (IN CS-1) ITU
tarafından 1992 yılında onaylanmıştır. CS-2
(inter-networking) 1996 yılında tamamlanmıştır. Üye
ülkeler ITU-T'nin IN tavsiyelerim kullanarak kendi
standartlarım oluşturmaktadırlar.
Rekabetçi ortamlarda ihtiyaç duyulan geniş akıllı
ağ servisleri, daha çok büyük işletmeciler
tarafından sunulmaktadır, servis düğümü (service
node -SN-) çözümü küçük işletmeci ve servis
sağlayıcılarına bu pazara girme imkanı sunmaktadır.
Servis düğümü IN fonksiyonlarını tek bir yapıda
toplamakta ve ağın diğer elemanlarından ayrı olarak
işletilmektedir.
Akıllı Ağ, ağ altyapısı elemanlarına yeni
yatırımlar yapmadan yeni teknoloji ve servislerin
mevcut ağlarla hızlı bir şekilde verilmesi imkanım
sunmaktadır. Ayrıca işletmeciler merkezi olarak, tek
tek santral yazılımlarım değişirmeden bir çok
yönetim fonksiyonunu yerine getirebilmektedir. Akıllı
Ağ, sabit ve gezgin ağ servislerinin entegrasyonunu
sağlayabilecektir.
PABX (Private Automatic Branch Exchange - Özel Otomatik Kurum Santralı) olarak adlandırılan genellikle işyerlerinin iç iletişim ihtiyacına cevap vermek için kullanılan özel santrallar pazarı düşen fiyatlar sayesinde büyüme göstermiştir. Ancak bu alanda alışılmış telefon hizmeti veren PABX sistemleri yerlerini hızla yeni özellikler sunan ve işyeri uygulamaları için ses veri bütünleşmesini sağlayan ISDN PABX ve Kordonsuz PABX sistemlerine terketmektedirler. Uçtan uca ATM ağlarının yaygınlaşmasıyla bu sektörde de yerel alan ağ bağlantı cihazlarına paralel olarak yenilenmeler sebebiyle canlılık yaşanacaktır. Ancak bunun kısa vadede gerçekleşmesi beklenmemektedir.
Bir ses kanalı darbe kodlu modulasyon tekniği (Pulse Coded Modulation) kullanılarak 64kbps hızında sayısal bir işarete dönüştürülmektedir. Bu işaretin katettiği iki santral arasındaki yolda ise zaman paylaşımlı çoklama (Time Division Multiplexing) yöntemi kullanılmaktadır. Zaman paylaşımlı çoklama tekniği ile Avrupa ve dünyanın pek çok ülkesinde (ABD ve Japonya hariç, bu ülkelerin kendi standartları vardır.) CCITT tavsiyelerine göre 32 kanal birleştirilerek 2Mbps hızında bir sayısal dizin elde edilmektedir. Bu sayısal dizin hızları daha sonra 8Mbps, 34Mbps, 140Mbps olarak devam etmektedir. Bu her biri bir önceki hızın 4 ile çarpımı sonucu elde edilen yapıya "Plesiochronous Digital Hierarchy" PDH denmektedir. ABD'de ise yine 64kbps'in 24 katı olarak 1.5Mbps temel alınarak, 6.5Mbps, 45Mbps, 155Mbps hızları iletim omurgalarında kullanılmaktadır.
Günümüzde
Amerika Birleşik Devletlerinde geliştirilen SONET
(Synchronous Optical Network) standardım da içine alan
CCITT tarafından Synchronous Digital Hierarchy (SDH)
standardı tanımlanmıştır. SDH iie tek bir
transmisyon ortamından iletilecek birden fazla, farklı
hızlarda sayısal dizinin çoklanma yöntemi
belirtilmektedir.
SDH sistemi ile belli bir dereceye kadar esneklik
sağlanmakta, sayısal dizinde farklı hızlarda kapasite
eklemek çıkarmak kolaylaşmakta ve farklı üreticiler
tarafından üretilen cihazların birbirine uyumlu
olması sağlanmakta, ve daha geniş bakım olanakları
sunulmaktadır.
Güvenilir iletim ağ yapışı ve uygun bir enformasyon
sisteminin yaratılması telekom operatörlerinin ana
hedeflerinden birisidir. Genellikle amaç yatırım ve
işletme giderlerini azaltmak ve servis kalitesini
artırmak, bit hızları konusunda esneklik sağlayarak
servislerin kolay konfigürasyonunu sağlamaktır. Bu
amaçlar Synchronous Digital Hierarchy (SDH) ile
sağlanabilmektedir. Bu iletim tekniği ile modern ağ
gerekleri ve operatörlere daha yüksek hızlarda servis
verebilme olanağı sağlanmaktadır. SDH geleceğin
çoklu ortam uygulamaları için kullanılabilecek ve ATM
(Asynchronous Transfer Mode) için ise ideal bir iletim
ortamı sağlayacaktır. SDH sistemi ile ABD ve tüm
dünyada ortak iletim hızlarına ulaşılabilmektedir.
Her ne kadar ABD'de bu hızlar SONET olarak
adlandırılmakta ise de CCITT tavsiyeleri ile ortak bir
çerçeveye oturtulmuştur. SONET ve SDH arasında çok
küçük ayrımlar vardır; örneğin OC-48 ve STM-16
çoklama yöntemi birbirinden farklıdır. Ancak bu fark
veri iletimi için kritik değildir. SDH tavsiyeleri ile
fiber optik hat teçhizatlarında standardizasyon da
sağlanmaya çalışılmaktadır.
SDH sistemleri altyapı olarak çeşitli ortamları kullanabilmektedir; bunlar fiber optik, radyo link ve uydu ortamlarıdır. Ancak çalışmaların en yoğun olarak yapıldığı ve kullanımın en yaygın olduğu ortam fiber optik ortamıdır. SDH sistemleri ile STM-16 2.5Gbps hızında bir hat sıradan bir ortam olmuştur. Fiber optik kablo ile iletimde fiziksel sınırlamalar dört ana karakteristikden dolayı olmaktadır. Bunlar, zayıflama (attenuation), (chromatic dispersion) kromatik bozulma, non-lineer etkiler ve polarizasyon bozulması (polarization dispersion) olarak sıralanırlar.Bu etkileri önlemek amacıyla aşağıdaki çalışmalar yürütülmektedir:
ATM (Asynchronous Transfer Mode)
ATM standart
çoklama ve anahtarlama tekniğidir. CCITT tarafından
B-ISDN için ISO-OSI referans modelinin ilk iki işlevsel
katmanını içererek tanımlanmıştır. ATM'in en
önemli özelliği her uçda işlemleri en aza indirerek
transit hızlarını artırmaktır. ATM ile hızlar ve
bantlar talebe göre tahsis edilebilmekte ve
arabağlantılarda kanalların karışımı dinamik
olarak değiştirilebilmekte ve tahsis edilebilmektedir.
ATM paket anahtarlamanın ve devre anahtarlamanın en iyi
özelliklerini kullanmaktadır. Bunlar Paket
anahtarlamanın; tek bir fiziksel hatta istatistiksel
çoklama yöntemi kullanarak ağ yapısından kaynaklanan
gecikmelerde azalma sağlamak, devre anahtarlamanın;
hücreleri basit ve kısa sürede isteyerek, hata
düzeltme işlemlerim uç cihazlara bırakmak olan
özellikleridir. ATM her türlü bilgiyi anahtarlayarak
veya yarı-sabit bir yöntemle iletebilme yeteneğine
sahiptir. Böylece iletim ağı, verilen servislerden
bağımsızdır denilebilmektedir.
ATM Forum aracılığıyla geliştirilen standartlar ses,
veri ve görüntü kullanımı konusunda
yoğunlaştırılmışlardır. ATM kamu ağlarında ITU-T
(International Telecommunications Union) standartları
ile arasında hücre temelli ses, veri, görüntü ve
çoklu ortam servislerinin B-ISDN altında verilmesini
sağlamaktadır.
Hücre anahtarlama (cell relay) sistemi ise yüksek bant
genişliğine sahip, düşük gecikmeli anahtarlama ve
çoklama teknolojisidir. ATM tabanlı ağlar hücre
temelli servisleri, frame relay (çerçeve
anahtarlamalı) servisi ve SMDS servislerinin sunumunda
kolaylık sağlamaktadır.
Benzer teknolojiler özel ağlarda da kullanılmaktadır.
Genişbantlı ISDN çok daha yüksek hızlarda veri
iletimine olanak sağlar ayrıca sıkıştırılmış
görüntü ve çoklu ortam uygulamalarım destekleyen bir
kapasiteye sahiptir. Geniş bantlı ISDN için CCITT'nin
tanımladığı arayüzler 155Mbps ve 622 Mbps
hızlarındadır.
Darbant (N-ISDN) ve genişbant ISDN (B-ISDN)
uygulamaları arasındaki en büyük fark veri iletim
metodudur. Genişbant ISDN uygulamalarındaki
yönlendirici ve çoklayıcılarda Asynchronous Transfer
Mode (ATM) standardı kullanılmaktadır. DarBant ISDN
ise anahtarlama esasına dayanan bir tekniktir. ATM
teknolojisinin standartları henüz olgunlaşmamıştır
ancak hem bağlantılı hem de bağlantısız hizmetleri
destekleyen yapısıyla, hemen herkes tarafından
geleceğin veri iletim tekniği olarak
nitelendirilmektedir, internet sayesinde çok yaygın
olarak kullanılan IP (internet Protokolu)'nun da ATM
ortamım verimli kullanacak şekilde uyarlanması ATM
teknolojisinin geleceğinin parlak olduğunu
göstermektedir.
G8 ülkeleri, Avrupa Birliği ülkeleri ve birçok Asya
Pasifik ülkesi ATM ağları kurmakta ve
işletmektedirler. ATM üzerinde çalışacak veri iletim
protokolleri üzerinde yoğun araştırma geliştirme
çalışmaları yapılmaktadır. Ticari ATM ağlarının
dünyada öncelikle büyük işyerlerinin genişbantlı
veri iletişim taleplerine karşılık vermek üzere
yaygınlaşacağı tahmin edilmektedir.
Frame Relay (FR, Çerçeve Anahtarlama) sadece data uygulamalarının söz konusu olduğu paket anahtarlamalı X.25 protokolüne dayanan ağların devamı olarak görülmektedir. Özellikle, frame relay LAN bağlaşımı ve LAN'ler arası trafik uygulamalarında daha büyük data çerçevelerini işleyebildiği için X.25'e göre üstündür. LAN'dan LAN'a veya LAN'dan WAN'a olan yüksek hızlı bağlantılarda Frame Relay ile performansın iyileştirilmesi ve iletim maliyetlerinin düşürülmesi hedeflenmektedir. Frame Relay, X.25 paket anahtarlamalı ağların istatistiksel çoklama yöntemini ve ortak port kullanımım, TDM devre anahtarlamanın yüksek hız ve minimum gecikmesini almıştır. Ancak Frame Relay çerçevede hata kontrolü ve hata olduğunda yeniden gönderme talebi gibi, tüm ikinci katman işlemlerini kaldırmıştır. Pek çok protokol işlevleri kullanılmadığı için X.25'e göre gecikme 10 kat daha az olmaktadır. Frame Relay servisi için;
Frame Relay, ses gibi gecikmeye hassas trafik için uygun değildir, ancak LAN'dan LAN'a ve LAN'dan WAN'a kısa süreli yoğun trafiğin olduğu uygulamalarda değerlendirilmektedir. Frame Relay değişken uzunluklarda çerçeve kullanmakta ve sadece bağlantı temelli yollarda çalışmaktadır. Frame Relay sanal devreleri, ağ operatörü tarafından aktive edilen sabit sanal devrelerle (PVC) sağlanmaktadır.Frame Relay anahtar ve uç cihazları deneysel düzeyde anahtarlamalı sanal devre (SVC) desteklemektedir. Frame Relay arabağlantısı 56Kbps, Nx64Kbps, ve 1.544Mbps veya 2.048Mbps hızlarında erişim sağlamaktadır.Internet'in gelişmesi sonucu yüksek hız bağlantılara olan talep sonucu 45 Mbps ara bağlantılarda tanımlanmıştır. Frame Relay ayrıca ağın göreceli olarak daha düşük hızda veri hatları ile genişletildiği ATM omurga ağlarda erişim yöntemi olarak görülmektedir. Frame Relay Forum ve ATM Forum arasında senkron bir anlaşma ile 1995 yılının ilk yarısında ATM ve Frame Relay arasında (PVC - Permenant Virtual Circuit), Kalıcı Sanal Devre ortamlarında ortak çalışma prensipleri geliştirilmiştir. Frame Relay ile bir kamu ağından servis alınabileceği gibi özel ağlarda da kullanılabilmektedir.
SMDS (Switched Multimegabit Data Service)
SMDS
(Avrupa'da CBDS olarak adlandırılmaktadır) servisi
Metropolitan Alan Ağları (MAN) veya geniş alan
ağları (WAN) omurgası üzerinde yerel alan ağı (LAN)
imiş gibi performansa sahip bağlantısız
(connectionless), yüksek hızlı paket/hücre
anahtarlama sağlamaktadır. Burada önemli olarak
vurgulanması gereken şey SMDS'ın bir teknoloji değil
servis oluşudur.1980'lerin sonlarında Bell
Communications (Beellcore) tarafından daha sonra da
yerel Bell işletme Firması (Regional Bell Operating
Companies - RBOC) araştırma kolu tarafından teknik
tanımları/spesifikasyonları yapılmıştır
Bağlantısız veri ağ uygulamaları amacıyla
tasarlanan SMDS , bir kaç önemli özelliği; evrensel
adresleme yöntemi ve (multicasting) çoklu yayın gibi
uygulamaları kullanıcıya sunmaktadır.
SMDS hizmet sunucuları 1990'larda SMDS servisini
sürdürebilmek ve müşterilerin Frame Relay taleplerine
karşı koyabilmek için uğraş vermişlerdir. Gelecekte
SMDS'in yerini düşük hız tarafında Frame Relay'e,
yüksek hız tarafında da ATM'ye bırakacağını
söyleyebiliriz.
Metropolitan
Alan Ağlarında (MAN) kullanılan bir ortamdır. 1982
yılında Amerikan Ulusal Standartları Enstitüsü
(ANSI) tarafında X.3T9.5 olarak tanımlanmıştır.
Super bilgisayarlar arasında yüksek hızlı omurga ağ
oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu çalışma
ile Fiber Distributed Data lnterface(FDDI, Fiber
dağıtık veri arabirimi) standartları
oluşturulmuştur.
FDDI paket anahtarlamalı, etiket-aktarımlı (token
passing), halka tabanlı ağ teknolojisidir. Bit hızı
lOOMbpsdir ve fiber veya bakır kablolar üzerinden
iletim sağlanmaktadır. FDDI gerçek zamanlı ses ve
görüntü uygulamalarım taşıyamamakta ve hızı bazı
genişbantlı hizmetler için yetersiz kalmaktadır. FDDI
ile dağıtık LAN, sunucular ve yüksek performanslı
iş. istasyonları bağlanmaktadır. FDDI II bazı
düzeltmeler ve geliştirmelerle ses ve görüntü
taşıyacak şekilde düzeltilmiştir. Ancak bu
çalışmalar ve servisler ATM standartlarının
oluşmasıyla etkinliklerini kaybetmektedirler.
DQDB (Dual Queue Dual Bus)-IEEE 802.6
DQDB istatistiksel çoklama yöntemi kullanarak fiber optik ortamların geniş bant olanaklarının ortak kullanımı için geliştirilmiştir. DQDB Metropolitan Alan ağ teknolojisi olarak tekyönlü ikil veri yolu kablolaması kullanarak (duplex) iki yönlü iletişim sağlamaktadır. IEEE 802.6 standardındadır. Üç tür topoloji kullanılabilmektedir:
DQDB fiber optik kablo için LAN'lar
MAN'lar, ve WAN'lar arası ortak çalışma için
tasarlanmıştır. Ayrıca koaksiyel kablo, (twisted
pair) bakır kablo, sayısal mikrodalga ve radyo
dalgaları ile çalışabilmektedir. Ancak bu sistemlerin
iyi çalışabilmesi için hata oranlarının düşük
olması gerekmektedir. 802.6 standardı ile 155Mbps
hızına kadar farklı iletim hızları topolojiye de
bağlı olarak kullanılabilmektedir.
DQDB erişim yöntemi olarak hem isokronous hem de
asenkron iletişime olanak tanıyan hücre tabanlı bir
sistemdir. Hücre işlemleri bu iki tip iletişim için
farklıdır. Her hücrede 53 byte vardır: 48 byte bilgi,
5 byte başlık bilgisi için ayrılmıştır. ATM
hücrelerine benzemekle birlikte başlık bilgileri
farklıdır. Veri yolunda hücreler 125 mikrosaniyelik
bir zaman dilimine formatlanmışlardır. Çerçeveler
bir istasyonun sadece üretici olduğu düşünülerek
tasarlanmıştır, ancak bir arıza olduğunda diğer
istasyonlar da bu görevi üstlenebileceklerdir.
Servislere öncelikler tanımlanabilmektedir.Böylece ağ
yönetimi işaretleşme ve bakım gibi bilgilere öncelik
verilebilmektedir.
İnternet'te böyle bir talebin olmasının nedeni yerel konuşma ücreti ödeyerek uzun mesafe konuşma yapma olasılığıdır. Bir internet telefonu uygulaması için en önemli problem TCP/IP protokolunun internet üzerinde gerçek zamanlı, sabit hızda ve kesintisiz bir ses iletimine uygun olmamasıdır. Ses bir uçta sayısal olarak kodlanır ve bağlantılı veya bağlantısız olarak karşı taraftaki alıcıya veya alıcılara gönderilir. internet kullanıcılarının bugün çoğunlukla düşük hızlı bağlantılar ve dinamik IP adresleri kullanıyor olmaları sorunlar yaratmaktadır. Düşük hız sorunu sayısallaştırılmış ses işaretlerinin sıkıştırılmasıyla, dinamik IP adresi sorunu ise İnternet Servis Sağlayıcının ses kullanıcılarına belli IP adresi vermesiyle çözülür. Kullanılan yöntemlerin hiçbiri standart değildir ancak İnternet'in gelişimi içinde ilgili standartların oluşturulması ve bant genişliklerinin artmasıyla İnternet telefonunun yaygın bir kullanım alanı bulacağı beklenmektedir. Yeterli bant genişliği sağlandığında görüntülü telefon ve konferans uygulamaları da mümkün olacaktır.
Frame Relay telefonunda da benzer bir yaklaşım söz konusudur. Ses kalitesi garanti edilemez. Özel FRAD (Frame Relay Access Device - Frame Relay Erişim Cihazları) ile ses sayısallaştırılır ve sıkıştırılır. Bu cihazlar ile PABX, fax, telefon setleri ve yerel alan ağları bağlanabilir.
Mevcut yerel
çevrim, abonenin uç birimi ile yerel santral arasında
işaret taşıyan bir çift bakır telden oluşmaktadır.
Bu çevrimin konfigürasyonu, hemen her yerde aynıdır,
çünkü bakır bir tel üzerinden elektriksel bir
işareti kuvvetlendirmeden taşıyabileceğiniz
uzaklığın bir sınırı vardır; ortalama bir yerel
çevrim 3-5 km uzunluğundadır, ve Ağ'ın santraldan
yayılımı bir ağaç yapısı içinde olur.
Sıkıştırma, saklama ve iletim teknolojilerindeki
gelişmeler sayesinde, artık her haberleşme altyapısı
daha zengin hizmetler verebilir ve bilgi dağıtımı
için ucuz bir seçenek oluşturur hale gelmiştir. Bunun
sonucunda, yerel çevrimin potansiyel değerini salt
telefon geliri ile sınırlı değildir. Gelinen
teknolojik yetkinlik sayesinde artık telefon hizmeti
başka hizmetlerle birleştirilebilmektedir. (TV
yayını, yeni çoğul ortam uygulamaları, anında
bilgiye erişim gibi.)
Yerel çevrim
yakın zamana kadar kamu telefon haberleşmesi için
kullanılmıştır. Başka çoğul ortam servisleri için
kullanılmamasının nedeni, çevrimin yetersizliğinden
çok, böyle servislerin olmayışı ya da teknik olarak
uygulanabilir olmayışı idi. O halde, çoğul ortam
servislerinin ortaya çıkışı mevcut abone çevriminin
olanaklarını sonuna kadar zorlayacaktır.
4 kHz'lik bant genişliği, herhangi bir modülasyon
tekniği uygulanmadan elde edilebilen kapasitedir. İleri
modülasyon teknikleri uygulanarak, yerel çevrimden
taşınabilecek enformasyon miktarını 8-10 Mbps'lara
kadar çıkarmak mümkündür. Modemler ile halen V.34
standardıyla 33.6 kbps değerine çıkabilen iletim
hızı, başka yollarla daha da artırılabilmektedir.
Bunların en basiti "sayısal abone hatları"
dır (DSL). ISDN'in 1980'lerde ortaya çıkmasıyla önem
kazanan DSL, 5.4 km. ye kadar 160 kbps hızlarda veri
taşıyabilmektedir. ADSL, HDSL ve VDSL ile bu oranlar
daha da artmakta ancak mesafeler kısalmaktadır.
Teknoloji değiştikçe modemlerin yapışı da
değişmiş, hızları ve kullanılabilirlikleri
artmıştır. Geleceğin modemleri daha kompakt ve daha
da hızlı olacaktır. Ancak, ISDN ve ATM Ağlarının
yaygınlaşmasıyla ve sayısal iletimin büyük
hızlarda ve düşük hata oranlarında iletime olanak
sağlaması nedeniyle modemlerin zaman içinde sahneden
çekilmesi sürpriz olmayacaktır.
Kablo TV Ağları (Eş-eksenli ve Karma)
Kablo ağları telefon ağlarından tamamen farklıdır. Evlere gelen hat, burulu çift bakır tel olmayıp bir eş eksenli kablodur. Bu kabloların bant genişliği 1 GHz in üzerinde olup, şu anda yalnızca tek yönlü olarak analog TV işaretlerinin yayınında kullanılmaktadır. Geniş-bantlı ve etkileşimli hizmetler doğrultusunda talebin yaygınlaşmasıyla kablo TV ağlarının yeteneklerinin geliştirilmesi yönünde çalışmalar da başlamıştır. Eski ağlar salt eş eksenli kablolardan oluşurken günümüz kablo TV ağları karma fiber/eş eksenli (HFC) ağ mimarisi kullanılarak oluşturulmaktadır. Önümüzdeki yıllarda kablo modemi teknolojilerinin de kullanımının giderek yaygınlaşması beklenmelidir. 2005 yılma gelindiğinde dünyada 20 milyon abonenin kablo modemi kullanacağı ilgili kuruluşlar tarafından tahmin edilmektedir. Kablo modemi, aslında geçici bir çözüm yolu olup, 2005'den sonra kullanımının doyuma ulaşacağı ve yerini ATM ağlarına terkedeceği öngörülmektedir.
Geniş-Bant Erişim Teknolojileri
Genişbant erişim sunmak için ideal ortam fiber optik kablodur, ancak fiber kablonun ve ilgili servislerin sunulmasının maliyetinin yüksek olması fiber teknolojisinin yaygınlaşmasını engellemektedir. Kaba bir hesapla, 10 milyon evi fiber optik kablolarla bağlamanın maliyeti 15-20 milyar dolar civarındadır. Fiber ile eş eksenel kabloları karma bir biçimde (HFC) biraraya getirme çabaları da şimdilik sınırlı başarı kazanmıştır. Öte yandan telefon şirketlerinin elinde milyonlarca kilometrelik bakır hat bulunmaktadır ve şirketler bu altyapıyı da değerlendirmek istemektedirler. Mevcut modem teknolojileri bu bakır hatları değerlendirmektedir. Şimdilik bu hatlarda en iyi başarımı DSL (Digital Subscriber Line - Sayısal Abone Hattı) teknolojisi göstermektedir.
ADSL (Asymmetric Digital Subscriber Line)
DSL
teknolojilerinin içinde ADSL'in önemli bir yeri
vardır. ADSL tek bir kuvvetlendiricisiz bakır hat
çevriminin bant genişliğini büyüten asimetrik
dupleks bir iletim sistemidir. ADSL ile aşağı yönde
6-9 Mbps, yukarı yönde 640 kbps lik bir hızda veri
iletimi sağlamak mümkündür.
ADSL servisleri geniş bantlı erişim ağlarının bir
tamamlayıcısı olarak görülmelidir. Genişbantlı
erişim altyapısı 100 Mbps trafik geçirebilen fiber
optik kablolarla yenilenirken, ADSL uzun yıllar boyunca
aradaki boşluğu dolduracaktır. ADSL'in asimetrik
yapışı internet ya da benzer veri kaynaklarına
ulaşıp tek yönde veri aktarımı yapmak isteyen
aboneler için en elverişli uygulamadır; bu tür
kullanıcılar ağ'a doğru basit sorgulama bilgileri
göndermekte ve yukarı yönde çok daha dar bant
genişlikleri yeterli gelmektedir.
ADSL'in en önemli üstünlüklerinden biri, üç kanal
geçirebilmesidir - çok megabitlik servis
sağlayıcıdan aboneye kanal, orta hızda çiftyönlü
bir kanal ve bildiğimiz telefon kanalı. Bunun anlamı,
halen ulusal enformasyon altyapısını oluşturan bakır
kaloların üzerinden aynı anda yüksek
çözünürlüklü görüntü geçirebilmekte, internet'e
erişim sağlamakta ve telefon konuşmalarını
geçirmektedir.
DSL teknolojilerini çekici kılan başka bir olgu ise,
telefon santrallarında ya da ağlarında önemli bir
değişiklik gerektirmemeleridir. Santrallarda bütün
gereken, bir erişim konsantratörü ya da ADSL
çoğullayıcının içinde yer alacak olan bir ADSL
abone kartıdır.
HDSL (High-bit-rate Digital Subscriber Line)
HDSL, T1 ya
da E1 hızlarında simetrik olarak iletim sağlayabilen
bir DSL teknolojisidir.
HDSL T1(E1) işaretlerini 4 km ye kadar 0.5 mm lik
hatlardan tekrarlayıcısız olarak iletmektedir.
Tekrarlayıcı kullanarak mesafeler daha da
artırılabilmektedir (12km). Ancak, T1 (1.5 MBps) hızı
için 2 tel çifti gerekmekte, E1 (2MBps) hızı için
ise 3 tel çifti gerekmektedir. 2-3 tel çifti gerekiyor
olması nedeniyle telefon işletmecileri tarafından pek
kabul görmemektedir.
Günümüzde HDSL, şirketler tarafından, kendi
intranetlerine erişimde, internet'e erişimde,
görüntülü konferans uygulamalarında T1/E1
devrelerinin bir uzantısı olarak kullanılmaktadır.
SDSL (Symmetric Digital Subscriber Line)
SDSL teknolojisi HDSL'e çok benzemekte ve onunla aynı hızlarda çalışmaktadır. Farklılık, SDSL'in gerektirdiği tel sayısındadır. HDSL 2 ya da 3 tel gerektirdiği ve yalnızca veri iletip sesi geçirmediği halde, SDSL tek hat üzerinde çalışır ve bu tek hattın üzerinden telefon, veri ve çoğulortam trafiği geçirebilir. SDSL'in bu özelliği, mesafe bakımından telefon için 3 km ve T1 için 3.5 km ile sınırlı olmasına karşın onu çift yönlü işletme uygulamaları ve görüntülü konferans için çekici hale getirmiştir.
RADSL (Rate Adaptive Digital Subscriber Line)
RADSL'in en
büyük özelliği, bakır hattın uzunluğuna ve
gürültü oranına bağlı olarak bant genişliğin!
dinamik olarak ayarlayabilmesidir. Bu ayarlamayı 300 ya
da 400 kbps aralıklarda artışlarla yapmaktadır.
RADSL, abonelere kullandıkları uygulamaya uygun olarak
istedikleri zamanda istedikleri bantgenişliğini esnek
bir biçimde sağlar. Örneğin, bir şirketin uzak bir
şubesindeki abone 2.5 Mbps'lik bir RADSL hattı
kullanarak, şirket merkezinden gidiş yönünde 1 Mpbs,
geliş yönünde 2.5 Mbps hızında dosya transferi
yaparken, 384 kbps'lik simetrik bir görüntülü
konferans uygulamasına geçebilecektir. Ya da PC'sindeki
farklı uygulamalar için, onlara uygun farklı modlarda
ve farklı bant genişliklerinde çalışabilecek
şekilde PC'sini programlayabilecektir.
Çeşitli pazar araştırmacıları ADSL teknolojisinin
yerini yavaş yavaş RADSL'e terkedeceğini, ve RADSL'in
yeni nesil xDSL ürünlerinin temeli olacağını
söylemektedirler.
VDSL (Very High-bit-rate Digital Subscriber Line)
VDSL (Very
High-bit-rate Digital Subscriber Line) ADSL e çok
benzeyen bu DSL teknolojisi, Telefon ve ISDN
servislerinin yanında geliş yönünde 55.2 Mbps, gidiş
yönünde 19.2 kbps-2.3 Mbps arası hızlarda çoğul
ortam trafiği geçirebilmektedir. VDSL, ADSL'de olduğu
gibi frekans bölmeli çoğullama uygulamakta,
transmisyon hızları aynı ise simetrik olarak da
çalışabilmektedir.
VDSL'in ADSL den en belirgin farkı iletim mesafesinin
azlığındadır. 13 Mbps hız için 1.5 km, 55.2 Mbps
için 300 m lik mesafelerden daha öteye
erişememektedir. VDSL'in temel bir kullanım alanı,
FTTN (Fiber to The Neighborhood) uygulamalarında
görülmektedir. Santraldan gelen fiber hattının
sonlandığı bir optik ağ ünitesi (ONU) ile ev ya da
işyerine bağlı olan tek bir bakır hat arasında
uygulanan VDSL, binanın yakınlarına kadar gelen fiber
hattını, evlere eski ya da yeni döşenen bakır hatlar
üzerinden bağlamaktadır. Ya da bir gökdelenin bütün
katlarına VDSL ile katlararası kısa mesafeli hatlarla
ulaşılabilmektedir. ADSL ise her kattan santrala kadar
uzanan bakır hatlarda kullanılır. VDSL, gelecek
vaadeden bir teknoloji olarak görülmektdir.
IDSL (Integrated Digital Subscriber Line)
ADSL
servislerinin gecikmesi üzerine, tıkanmalardan bunalan
abonelere kısa vadede çözüm sunmak, onlara orta
hızlarda internet ve uzak LAN erişimi sağlamak için
geliştirilmiştir.
IDSL, isminden de anlaşıldığı gibi, 2 tane 64kbps
"B" kanalım alır (biri ses, diğeri veri
taşımaktadır) her iki taşıyıcı kanalı da veri
taşıyan bir veri servisine dönüştürür. Darbant
ISDN deki 2B1Q işaretleşmesini kullanır, her iki
yönde toplam 128 kbps hızına erişir ve 5.5 km
mesafeye kadar gidebilir. Bu bağlamda simetrik bir
servistir, düşük düzeyde görüntülü konferans,
internet ve LAN'lara uzaktan erişim için
kullanılabilir.
ISDN Darbant ve IDSL servisleri, enformasyonu
yönlendirme şekillerine göre kökten farklıdırlar.
ISDN Darbant servisleri anahtarlamalı servislerdir ve
telefon santrallanndan geçerler; IDSL ise tahsis
edilmiş bir noktadan noktaya bağlantıdır, bir
omurganın frame relay ağı ya da veri ağına
yönlendirilmiştir.
xDSL Teknolojilerinin Yaygınlığı
xDSL servislerinin yaygınlaşması yavaş olacaktır. Ağırlık ADSL de gözükmektedir. ISP'lerin HDSL, SDSL, IDSL ve ADSL den oluşan geniş bir portföy oluşturmaları beklenmektedir. xDSL"ın dünyada yaygınlaşması 2000 yılından itibaren büyük oranda kullanılacaktır. RADSL önde olacak, bunu HDSL izleyecektir. IDSL/SDSL ve VDSL'de pazardaki yerlerini alacaklardır. ADSL/RADSL pazarı küçük işletmeleri ve SOHO (Small Office - Home Office) uygulamalarım hedeflemektedir. Büyük şirketler, ADSL kullanmak yerine fiber üzerinden T3/E3 hızıyla çıkacaklardır.
Geniş bantlı ağlara erişim için diğer teknolojiler FITL (Fiber in The Loop - Abone Döngüsünde Fiber) başlığı altında sayılabilecek FTTH (Fiber To The Home - Eve Kadar Fiber) ve FTTC (Fiber To The Curb - Binaya Kadar Fiber) uygulamalarıdır. Her üçüyle de ATM ağlarına bağlanmak mümkündür. Maliyetlerinin çok yüksek olması bugün için bu teknolojileri erişilmez kılmaktadır, ancak gelecekte iyice artan bant genişliği ihtiyacı bu uygulamaları kaçınılmaz hale getirecektir.
Sabit Telsiz Erişim Teknolojileri
Kısaca FRA (Fixed Radio Access - Sabit Radyo Erişimi) diye anılan sabit telsiz erişim sistemleri kullandıkları teknolojilere göre üç grup'altında toplanır:
Kordonsuz teknolojiler, kendileri
bağımsız çalışacak bir ağ oluşturmayıp,
çalışabilmek için telli bir ağa ihtiyaç
gösterdikleri ve telli ağların uzantısı gibi
çalıştıkları için eski işletmeciler tarafından
tercih edilmektedirler.
DECT, yüksek trafik yoğunluğu ve kısa mesafe erimi
nedeniyle, mevcut altyapının artan oranda
kullanılması açısından uygun bir çözümdür. Bu
nedenle altyapıyı elinde bulunduran eski işletmeciler
tarafından kullanılması beklenir. Uygulamalar kent
merkezlerinde olabileceği gibi , mesafe açısından
uygun olan kırsal bölgelerde de olabilir.
Özgün Teknolojiler
Özgün
teknolojiler, gereksinmelere uygun olarak en iyi
çözümleri sunmaktadırlar. Bağımsız ağlar
oluşturmaya uygun olmaları nedeniyle, özellikle yeni
giren işletmeciler tarafından tercih edilmektedirler.
Kırsal uygulamalarda başarılı olmaları nedeniyle
eski işletmeciler tarafından da kullanılmaktadırlar.
Servis saydamlığı sağlanabilmektedir. Çalışma
frekansları mevcut ya da tahsis edilen frekans bandında
çalışacak şekilde düzenlenmektedir. DECT kadar
yüksek trafikleri kaldırmasalar bile orta yoğunluktaki
trafikleri kaldırabilmektedirler.
Bu teknolojilerde kullanılan çoklu erişim teknikleri
FDMA, TDMA, CDMA ya da bunların kombinasyonundan oluşan
hibrit tekniklerdir. Bu çoklu erişim teknikleri
hakkında bilgi bir sonraki bölümde verilmiştir.
Bu tür sistemler 1 GHz ile 11 GHz arasındaki
frekanslarda çalışırlar. Kanal sayısı, kapasite,
erişim mesafesi ve veri hızı açısından kullanım
amacına göre optimize edilirler.
Yalnızca sabit telsiz erişim için
düşünülmüşlerdir. Gezginlik özellikleri yoktur.
Gezginliğin olmaması, Doppier etkisin! gidermek, hücre
geçişi ölçümleri yapmak, lokasyon bilgilerim
sürekli güncellemek gibi teknik zorlukları ortadan
kaldırmaktadır. Hücre çapları kırsal yörelerde
20km hatta 30 km'ye kadar çıkabilmektedir. 144 kbps'e
kadar hızlarda veri iletimi yapan sistemler mevcuttur.
Bu sistemlerin en büyük avantajı olan işletmecinin
gereksinimine göre optimize edilmiş olmaları, aynı
zamanda en büyük dezavantajlarını oluşturmaktadır.
Çünkü, geliştirilen teknoloji standart değildir. Bu
da tek bir üreticiye bağımlı kalma sonucunu
doğurmaktadır.
BRAN (Broadband Radio Access Networks)
BRAN 1997
yılında bir ETSI projesi olarak kabul edilmiş ve
standartlarının geliştirilmesine başlanmıştır.
BRAN hizmetten bağımsız bir radyo erişim ağı veya
sistemi olarak değerlendirilmelidir.
Pazar isteklerinin iletişim endüstrisini çok hızlı
bir biçimde çoğul-ortam uygulamalarına yöneltmesi ve
ileri enformasyon hizmetlerini sunmaya zorlaması geniş
bantlı radyo erişim ağlarının (veya sistemlerinin)
standartlaştırılıp geliştirilmesini
hızlandırmıştır. Zaten, hizmet temin ediciler
(service providers) müşterilerine erişmek için ucuz,
rekabet edebilen ve radyo erişim teknolojisi esasına
dayalı yeni teknolojiler denemektedirler.
BRAN projesinin amacı yukarda belirtilen gereksinimleri
karşılayabilen ve hizmetten bağımsız geniş bantlı
radyo erişim ağlarının geliştirilmesi için gerekli
standartları geliştirmektir.
Bu geniş bantlı radyo erişim ağları, gerek mevcut
hizmetleri (PSTN ve ISDN) ve gerekse gelecekteki
hizmetleri (B-ISDN) etkili bir biçimde taşıyabilme ve
eriştirme yeteneklerine sahip olmalıdırlar. En
azından 25Mbps hızındaki kullanıcı ağ
arabağlantısında devre anahtarlamalı, paket
anahtarlamalı ve ATM protokolleri (transport protocols)
desteklenmelidir. BRAN günümüzde konutlarda ve iş
yerlerinde kullanılan telli erişim sistemlerinden ADSL,
VDSL ve kablolu modemlere bir alternatif ve rakip sistem
olarak geliştirilmektedir.
BRAN RFA (Radio Fixed Access) ve CPA (Cordless Premises
Access) sistemlerim (veya erişim ağlarını)
tanımlarken ve standartlarım belirlerken aşağıdaki
hedefleri de yerine getirmeyi amaçlamaktadır
BRAN projesinin hedefi tüm projeyi ise 2005 yılında tamamlamaktır.
VVATM ATMF
(ATM Forum) WATM WG (VVorking Group: Çalışma Grubu)
tarafından geliştirilen ATM temeline dayalı bir telsiz
erişim ağıdır (veya sistemidir). İsminden de
anlaşılacağı gibi ATMF bir resmi standart
organizasyonu değildir. Ancak dünyanın belli başlı
tüm firmaları (bu firmalar arasında Boeing ve NASA da
bulunmaktadır.) tarafından desteklenen ve daha önce
standart organizasyonları (ITU-T ve ETSI) tarafından
geliştirilen ATM standartlarım hızlı bir biçimde
uygulamaya girebilecek hale getirmeye çalışan bir
kuruluştur.
ATMF bazen mevcut standartları değiştirerek bazen yeni
standartlar ilave ederek (örneğin WATM ile ilgili
standartlar) ATM standartlarım kolayca uygulanabilir
hale getirmeye çalışmaktadır.
WATM tamamen ATM temeline dayalı bir sistemdir. Diğer
bir deyimle WATM mevcut ATM protokol yasasına ve ağ
mimarisine telsiz erişimi ve gezginliği destekleyecek
şekilde ilaveler yapılarak geliştirilen bir telsiz
erişim ağıdır. Bir örnek verecek olursak mevcut
B-ISDN UNI (User Network interface) protokolü olan DSS2
(Digital Subscriber Signaling No.2) protokolüne bazı
WCI (Wireless Control information) ve MCI (Mobile Control
information) bilgileri veya mesajları ilave edilerek bu
protokollerin WATM gereksinimlerini karşılaması
sağlanmaktadır. Belli başlı gezginlik özellikleri
olarak yer değiştirme (roaming), devir-teslim
(handover) ve gezginlik yönetimi (mobility management)
özelliklerini sayabiliriz.
Ayrıca, WATM terminal gezginliği (terminal mobility)
yanında baz istasyonu gezginliğini de (BS mobility)
desteklemektedir. Baz istasyonu gezginliği genellikle
askeri amaçlar için kullanılan gezgin iletişim
sistemleri için önemli ve gerekli bir özelliktir.
WATM bütün B-ISDN hizmetlerini (çoğul-ortam
hizmetleri dahil) 25Mbps hızından 155 Mbps hızına
kadar gezgin bir alanda sunmayı amaçlamaktadır. Akla
gelen ilk soru BRAN (Broadband Radio Access Network) ile
WATM arasındaki fark nedir olacaktır. BRAN hizmetten
bağımsız bir radyo transfer ve erişim sistemi olup,
çok kısıtlı gezginlik hizmeti sunar. Oysa WATM, tüm
B-ISDN hizmetlerini (155 Mbps hızına kadar) en
karmaşık gezginlik hizmetleriyle (terminal gezginliği
ve baz istasyonu gezginliği dahil) birlikte sunacaktır.
WATM tüm sabit ve gezgin ağlarla ara bağlantılar
vasıtasıyla uyumlu çalışmayı da hedeflemektedir.
Gezgin Telekomünikasyon Ağları
Kullanılan teknolojiler açısından hızla gelişme gösteren gezgin telekomünikasyon sistemleri 5 ana başlık altında incelenebilir
Hücresel sistemler
Hücresel sistemler analog veya sayısal teknolojileri kullanmakta olup en hızlı büyüyen telekomünikasyon pazarını oluşturmaktadır. Bu sistemler PSTN'e erişimin yanı sıra ileri telekomünikasyon servisleri de sunmaktadır.
Analog 1. Nesil Sistemler
Analog teknolojiyi kullanan 1. Nesil hücresel gezgin sistemlerin başlıcaları AMPS (Advanced Mobile Phone Service), TACS (Total Access Communication System) ve NMT (Nordic Mobile Telephone)'dir. Bu sistemler gelecekte varlıklarım sürdüremeyeceklerdir.
Sayısal 2. Nesil Sistemler
2. Nesil sayısal hücresel gezgin sistemlerin başlıcaları ise IS-54 , IS-95, GSM (Global System for Mobile Communications - Gezgin İletişim için Küresel Sistem), DCS-1800 (Digital Cellular System 1800 - Sayısal Hücresel Sistem 1800) ve PDC(Personal Digital Cellular - Kişisel Sayısal Hücresel Sistem)'dir. 1996 yılı itibarıyla tüm dünyada 82 milyon hücresel sistem kullanıcısı bulunmakta olup bu sayının 2000 yılma kadar 200 milyona ulaşması beklenmektedir.
Sayısal 3. Nesil Sistemler
3. Nesil sayısal hücresel gezgin sistemlerin gelişim süreci devam etmekte olup bu sistemler Avrupa'da PCN (Personal Communications Network - Kişisel İletişim Ağı) Amerika'da ise PCS (Personal Communications Services - Kişisel İletişim Hizmetleri) adıyla anılmaktadır. PCN/PCS kavramının temeli yerden ve zamandan bağımsız olarak kişisel komünikasyon hizmetlerinin sunulmasıdır. Çeşitli gezgin telekomünikasyon sistemlerinin ortak bir alt yapı içerisinde entegre edilerek sistem kullanıcılarına daha gelişmiş servisler sunabilmek fikrine dayalı UMTS (Universal Mobile Telecommunications Systems - Evrensel Gezgin Telekomünikasyon Sistemleri) ve FPLMTS (Future Public-Land-Mobile Telecommunications Systems -Gelecek Kamu-Yer-Gezgin Telekomünikasyon Sistemleri) kavramları da 3.Nesil gezgin telekomünikasyon sistemleri içerisinde değerlendirilebilir.
Profesyonel Telsiz Sistemleri
Profesyonel Telsiz Sistemleri'nin . hücresel sistemlerden temel farkı kullanım felsefesidir. Kendi içinde de kullanım özelliklerine göre çeşitli şekillerde isimlendirilmiştir. Bu isimler, Avrupa da PMR (Private Mobile Radio - Özel Gezgini Radyo) ve PAMR (Public Access Mobile Radio - Kamuya Açık Gezgin Radyo), Amerika da ise SMR (Specialized Mobile Radio - Özel Amaçlı Gezgin Radyo) ve ESMR (Enhanced Specialized Mobile Radio - Geliştirilmiş Özel Amaçlı Gezgin Radyo) olarak sayılabilir. PMR kullanıcı gruplarına özel tahsisli kanal kullanımı anlamına gelirken, PAMR da konuşma kanallarının birden fazla kullanıcı grubu tarafından ortak kullanımı anlamına gelmektedir. Amerikan kullanımı, SMR/ESMR, ise sistemi diğer kablosuz haberleşme sistemlerinden ayırmak amacıyla "özel amaçlı " anlamında kullanılmaktadır.
Analog 1. Nesil Telsizler
Profesyonel Telsiz Sistemleri, sistemlerin ilk ortaya çıkarıldığı zaman dilimindeki teknolojik gelişmelerin henüz ekonomik ve kullanılabilir bir sayısal sistem ve cihaz tasarımına izin vermemesi ve mevcut kullanıcı taleplerinin de analog sistem ve cihazlar ile karşılanabilir olması sebebiyle analog olarak tasarlanmışlardır. Yaygın olarak kullanılmakta olan birinci nesil analog telsiz sistemlerine örnek olarak, konvansiyonel Ortak baz istasyon (CBS-Common Base Station) sistemleri, Geniş Alan Kaplama (WAC-Wide Area Covarege) Sistemleri ve Trank Telsiz Sistemleri verilebilir.
Sayısal 2. Nesil Sistemler
Profesyonel telsiz sistemlerinin yaygın olarak kullanılması sonucu, bu sistemlerin bilgi taşıma ortamı olarak kullandıkları frekans spektrumunda ihtiyaca cevap verememe problemleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu nedenle frekans spektrumunun etkin kullanımı ve veri haberleşmesi ihtiyaçlarına cevap verebilmek amacıyla kablosuz sistem ve terminaller sayısal teknolojiler desteğinde yeniden tanımlanmış ve tasarlanmıştır. Böylece ikinci nesil profesyonel telsiz sistemleri ortaya çıkmıştır. Günümüzde kullanılmakta olan ikinci nesil profesyonel telsiz sistemlerine EDACS, APC025, IDRS, TETRAPOL ve TETRA örnek verilebilir. Bu sistemlerden ilk dördü mevcut analog sistem ve "telsizler ile de uyumlu olabilmek amacı ile hem analog hemde sayısal modlara sahip olarak tasarlanmışlardır. TETRA sistemi ise sadece sayısal moda sahiptir.
Kablosuz Telefon Sistemleri
Gezgin telekomünikasyon sistemlerinin diğer bir parçasını oluşturan kablosuz telefon sistemleri, analog (CT-0 (Cordles Telephone-0 - Kordonsuz Telefon-0), JCT (Japanese Cordless Telephone - Japon Kordonsuz Telefonu), CT-1 (Cordless Telephone-1 - Kordonsuz Telefon-1)) ve sayısal (CT-2 (Cordless Telephone-2 -Kordonsuz Telefon-2), DECT (Digital Enhanced Cordless Telephone - Sayısal Geliştirilmiş - Kordonsuz Telefon), PHS (Personal Handy Phone System - Kişisel El Telefon Sistemi) kablosuz telefon sistemleri olarak iki grup altında incelenebilir. Bir Avrupa standardı olan DECT teknolojisinin Darbant ISDN hizmetlerini desteklemesi ve gezgin kullanıma izin vermesi sebebi ile pazar başarısının daha yüksek olması beklenmektedir.
İki veya daha çok bilgisayarın yakın mesafede (aynı bina, kampus, vb.) veri iltişimi yapabilecek teknoloji ile bağlanmaları LAN (Local Area Network - Yerel Alan Ağları)'nı oluşturmaktadır. Veri iletişiminin iş dünyasında verimi arttırması yerel ağların hızla yayılmasını sağlamaktadır. Yerel alanda birçok teknoloji mevcuttur. Bu teknolojilerin bir kısmı ATM teknolojisini yerel ağlarda kullanmaktadır.
Yerel alan ağlarının veya istemci ve sunucuların ATM omurgaları üzerinden birbirlerine bağlanması, yerel alan ağlarının bağlantısız mantığının, ATM sisteminin bağlantılı ortamında taklit edilmesin! gerektirir. Bu işlem genellikle sunucu yazılımında ya da ATM ağ adaptöründe ve anahtarlarında gerçekleştirilir.
MPOA (Multi Protocol Over ATM - ATM üzerinde çoklu protokol) standartları ATM Forum tarafından geliştirilme aşamasındadır. Amacı ATM sistemini bilinen Ethernet, Token Ring, TCP/IP yapılarıyla tümleştirerek yerel alan ağlarının bağlantılarım kolaylaştırmaktır. LANE temeli üzerinde kurulmaktadır ve NHRP (Next Hop Resolution Protocol - Sonraki durak çözümü protokolü), ATM üzerinde IP ve MARS (multicast address resolution server - çok nokta adres çözüm sunucusu) protokollerinin bir adaptasyonunu kullanır.
Virtual LAN (sanal yerel alan ağları), LAN Switch (yerel alan ağ anatarları)nı kullanarak, ağ kaynaklarını daha verimli kullanmak, yer/cihaz değişikliklerin!, eklemeleri LAN birimlerinin fiziksel yeri ve adresinden bağımsız olarak yapabilmek için geliştirilmiş bir tekniktir.
Hızlı
Ethernet
IEEE 802.3 alt grubu tarafından geliştirilmiş,
10Base-T standardıyla aynı yapıya sahip ancak ondan 10
kat daha hızlı 100Base-T olarak adlandırılan
standarttır. Birçok Kablo türünün kullanılmasına
izin verir, hem paylaşımlı hem de anahtarlamalı
ortamlarda çalışabilir.
100VG-AnyLAN
IEEE 802.12 komitesi tarafından geliştirilmiş yerel
alan ağ standardıdır. Hızlı Ethernet'e göre
avantajları, hem Ethernet hem token ring yapılarım
destekleyebilmesi ve paket çarpışmalarım engelleyerek
bant genişliğinin verimli kullanılmasına olanak
vermesidir.
HPPI ve
Fiber Kanal
Her iki sistem de ANSI (American National Standards
institute - Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü)
tarafından geliştirilmiştir ve ISO tarafında kabul
edilme aşamasındadır. Ana bilgisayarlar arasında ve
bunların çevre birimleriyle Gbps hızlarında iletişim
kurmalarım sağlamak amacıyla tasarlanmışlardır.
HPPI: Hızlı (800 Mbps veya 1,6 Gbps), basit
işaretleşme dizileri kullanan, protokol bağımsız,
bakır veya fiber ortamında çalışabilen, İP
destekleyen bir standarttır.
Fiber Kanal: Görece daha karmaşık, ama daha
fonksiyonel ve esnek, 100-800 Mbps hızları arasında 4
farklı hızda çalışabilen, fiber veya bakır kablo
ile 10 km mesafeye ulaşabilen bir protokoldür.
Farklılıklarına karşın bu iki sistem birbirini
tamamlayan teknolojiler olarak nitelenmektedirler.
IEEE
802.14
Bu standart Kablo TV Ağları üzerinden veri iletimi
için IEEE" tarafından tasarlanmıştır. 80 km
yarıçaplı ağlar oluşturulabilir. Çok ortamlı veri
iletimi için ATM ağlarımda de desteklemektedir.
Iso-Ethernet
IEEE 802.9a tarafından ISDN'in çokortamlı veri iletim
kapasitesin! ve lOBase-T'nin paket veri tekniğini
tümleştirmek için tasarlanmıştır.
Gigabit
LAN
lEEE'nin Fiber Kanal temelinden yola çıkarak
geliştirmekte olduğu bir yerel alan ağ standardıdır.
Benzer özellikleri vardır. Bakır ve fiber ortamda 500
Mbps, 1 Gbps ve 4 Gbps hızlarında ağlar
tanımlanmıştır.
Taşınabilir bilgisayarların yaygınlaşmasıyla, bu bilgisayarlara yerel alan ağlarına bağlanmakta kolaylık sağlamak üzere geliştirilmiş bir teknolojidir. Bir hücrede 1-2 Mbps civarında hız sağlayabilir. Radyo dalgaları ya da kızılötesi ışınlar ile iletim yapılır. Taşınabilir bilgisayarların dışında hareketli terminaller için özel uygulamalarda da kullanılabilir.
RMON (Remote MONitoring - Uzaktan gözlem) IETF tarafından geliştirilen Ethernet ve token ring ağların merkezi denetimim hedefleyen bir hizmettir. Hızlı Ethernet'in desteklenmesi için çalışmalar sürmektedir. Kavramsal olarak OSI NMS (Öpen System interconnection Network Management System - Açık Sistemler Bağlantısı Ağ Yönetim Sistemi) mantığına dayanır ve SNMP (Simple Network Management Protocol - Basit Ağ Yönetim Sistemi) komutlarım kullanır.
Telekomünikasyon
uç cihazları sabit ve gezgin terminaller başlıkları
altında incelenebilir. Sabit Haberleşme
Terminalleri
Analog Telefon Setleri
DP ve DTMF modlarında çalışan analog telefon setleri,
sadece ses haberleşmesi ihtiyacına en ekonomik şekilde
cevap veren terminaller olduklarından haberleşme
ağlarının sayısallaşma trendine rağmen tüm
dünyada en yoğun kullanım alanı bulan haberleşme
terminalleridir. Ancak kullanıcıların
"suppiementary" servislere olan ihtiyacı
arttıkça - ki günümüzde kullanıcılar haberleşme
ağından ses iletiminden fazlasını beklemektedirler-
analog telefon setlerinin çoğunluğunun yerlerini
sayısal setlere (ISDN) bırakacağı aşikardır.
Grup 2
ve Grup 3 Faks Cihazları
9600 ve 14400 bps hızlarında çalışan faks cihazları
analog hatlar üzerinden yazı iletiminde günümüzde en
çok kullanılan cihazlardır. Veri iletişim
hizmetlerinin yaygınlaşmasına karşın, çok işlevli
fax cihazlarının pazar payı yüksek oranlarda
artmaktadır.
ISDN
Telefon Setleri
ISDN telefon setleri, analog telefon setleri ile
sağlanamayan "suppiementary" servislere
erişime izin verirler. Bu servislere örnek olarak;
bekleyen çağrı, arayan numaranın tanımlanması,
meşgul aboneye yapılan çağrının tamamlanması
verilebilir. ISDN telefon seti ile kullanılabilecek
özellikler ITU-T'nin l serisi tavsiyeleri ile
tanımlanmışlardır. Ancak bu özellikler telefon
setinin bir özelliği olmayıp D-kanalından bağlı
bulunulan haberleşme sistemi ile gerçekleştirilen
işaretleşme sonucu Türk Telekom tarafından
sağlanmaktadır. ISDN telefon setleri DSS-1 protokolü
ile çalışmaktadırlar.
Grup 4
Faks
ISDN faks olarak da tanımlanır. 64 kbps hızında yazı
iletimi sağlar. Grup 4 fakslar yüksek maliyetleri
yüzünden hala grup 3 fakslar kadar
yaygınlaşamamışlardır. Görüntülü Telefon
H.320, ISDN üzerinde görüntü sıkıştırma
algoritması ile 2 B-kanalından birini (64 kbps) ses
diğerini ise görüntü iletimi için kullanır.
Fiziksel görüntüsü üzerinde 4"lik LCD ekran
yerleştirilmiş bir ISDN telefonundan farklı değildir.
Özellikle ev kullanıcılarına görüntülü
haberleşme servisi götürülmesi için tasarlanmış
bir cihazdır. Çokortamlı hizmetleri destekleyen
kişisel bilgisayarların yaygınlaşması bu cihazların
pazarını daraltmaktadır.
Masaüstü
Görüntülü Konferans Terminali (PC tabanlı)
İletim özellikleri ve protokolü görüntülü telefon
ile aynıdır. Bu cihazlar bir standart PC donanımına
eklenen ses ve görüntü işleme kartlarından (her iki
bir kart üzerinde de olabilir) oluşurlar. Cihazların
performansları kullandıkları kartların tipine göre
(aktif veya pasif) değişebilmektedir. Aktif kart
kullanan bir sistemin PC'nin hızından etkilenmeden
sürekli aynı performansı vereceği açıktır.
Oda
Tipi Görüntülü Konferans Terminali
Bu tip cihazlar genellikle 21"lik ekran ve bunu
destekleyen özel donanım ve yazılımdan oluşur. 3
adet So arabirimini birleştirerek 384 kbps hızında
saniyede 30 resim hızında görüntü iletimi ile
televizyon görüntüsü kalitesinde haberleşme
mümkündür.
Gezgin Haberleşme Terminalleri
DECT El
Cihazları
ETSİ'nin RES3 teknik alt komitesi DECT (Digital European
Cordless Telephone) adı ile anılan 1.880'den 1.900
GHz'e kadar 20 MHz frekans bandında çalışmak üzere
tasarlanmış standardı hazırlamıştır. DECT'in temel
prensipleri CT'ye benzer ancak işaret mimarisi dar
bandlı TDMA'dır. DECT standardındaki cihazlarda,
üreticiler 1997 senesinin basından itibaren GAP
(Generic Access Profile) adı verilen ve farklı DECT
ürünlerinin birbirleri ile kullanılmasına izin veren
standartta buluştular. DECT cihazlarının bir sonraki
jenerasyonu "çift kullanımlı" (dual mode)
olarak anılacaktır. Bu tip cihazlar ile içinde
bulunulan kaplama alanına göre hem DECT hem de GSM
modunda çalışabilmektedirler.
Telsiz
Cihazları
Telsiz cihazları merkezi ya da dağıtılmış bir
sistem yoluyla (Trank), veya herhangi bir sistemden
bağımsız olarak bağlantı kuran (Konvansiyonel)
cihazlardır. Telsiz cihazları ile ilgili standartlar
Avrupa'da ETSI tarafından üretilmektedir. TGM bu
standartları aynı şekliyle kabul etmekte ve Ülkemizde
uygulamaktadır. Telsiz cihazları kullanım yeri amacı
ve gereksinimlerine göre çeşitli ses kodlama,
modülasyon ve çoklu erişim teknikleri kullanılarak
tasarlanmaktadır. Bir telsiz cihazından beklenen temel
özellikler "minumum frekans spektrumdan maksimum
miktarda sayısal bilgininin, minumum batarya sarfiyatı
ile ekonomik olarak aktarılması" olarak
özetlenebilir.
GSM El
Cihazları
GSM esas olarak ETSİ'nin altındaki CEPT biriminin
içinde "Groupe Speciale Mobile" olarak anılan
ve 1991 yılında bir Avrupa hücresel radyo sistemi
geliştirilmesi görevi verilen grubun adından
gelmektedir. Daha sonraları ismi "Global System For
Mobile Communications" olarak değiştirilmiştir.
GSM cihazları da tıpkı DECT cihazlarında olduğu gibi
iki modda birden çalışır hale gelmektedirler. Sonuç
olarak DECT ve GSM birleşerek yeni bir tek tip el
cihazı oluşturacaklardır. Pil ve yonga
teknolojisindeki gelişmeler bu tür cihazları hem
kullanışlılık hem de maliyet açısından daha cazip
hale getirecektir.
NMT El
Cihazları
Ülkemizde GSM telefonları yaygınlaşmadan önce
kullanılan analog telsiz haberleşme sistemine ait el
cihazlarıdır. GSM de olduğu gibi kaplama alanları
arasındaki geçiş esnasında kesintisiz bir iletişim
mümkün değildir. Bu yüzden günümüzde artık
terkedilmeye yüz tutmuş bir teknolojidir.
Uydu
Sistemleri El Cihazları
FDMA, TDMA, CDMA ya da çalıştıkları sisteme göre
bunların kombinasyonlarım erişim sistemi olarak
kullanan cihazlardır. Uydu sistemleri el cihazları da
tıpkı "dual mode" el cihazlarında olduğu
gibi uydu sistemi ile mevcut GSM ağları arasında
otomatik olarak ağ seçimi yaparak çalışabilecektir.
www.elohab.com Network notları © tüm hakları yazarlarına aittir!