İster 10BaseT
iserseniz de 100BaseT kullanın, ağa dahil ettiğiniz her makina ağ performasını
adım adım düşürecektir.
100BaseT'ye geçiş
ağın maksimum veri aktarım kapasitesini 10Mbit'ten 100Mbit'e çıkarsa da aynı
ethernet mantığı hala geçerlidir. CSMA/CD tekniği aynı anda sadece bir
makinanın ağı kullanmasına izin verir. Hub'ları birbirine bağladığınızda, hub
aslında çok portlu bir repeater olduğu için ağdaki tüm bilgisayarlar aynı
çakışma alanı(collision domain) içinde olacaklardır. Bu toplam ağ performasının
makina adedine bölünmesi anlamına gelir.
|
|
Yukarda birbirine
bağlı dört hub görülüyor. en üstteki hub ayrıca BNC portu ile bir 10Base2
segmentine bağlı. Gördüğünüz gibi 10Base2 segmentinde bir makina hub'lardan
birine bağlı bir makinaya veri yolladğı anda bu veri paketi istisnasız tüm
makinalara gidiyor. Yani tüm ağ meşgul durumda.
Ethernetin yapısı
gereği bazen iki makina aynı anda kabloyu kullanmaya kalkışabilir ve
çakışma(collision) dediğimiz durum ortaya çıkar.
|
|
Çakışma ethernet'in
doğasında olan bir durumdur ve normal kabul edilir. Ancak ethernetin de zayıf
noktasını oluşturur. Ağa dahil makina sayısı arttıkça çakışma artar ve
bantgenişliği, yani aktarılan veri miktarı gittikçe düşer.
Bu probleme çözüm
olarak 10Base2 ve 10Base5 ağlarında bridge denilen cihazların kullanıldığını
görmüştük. UTP kablo kullanan 10BaseT ve 100BaseT ağlarında ise switch adı
verilen cihazlar kullanılır. Bu cihazlar kabaca bir çok portu olan ve her
portuna bir bilgisayar/hub bağlanan bridge'ler olarak tanımlanabilir.
|
|
Switch'lerin dış
görünüşü hub ile aynıdır. |
Switch OSI 2.
katmanda yani Data Link Layer(Veri bağlantı katmanı)'da çalışır. Bir portuna
bağlı bilgisayar veya bilgisayarları(switch'e hub'da bağlanabilir) MAC
adreslerini okuyarak tanır. Bir portundan gelen veri paketini hub'lar gibi tüm
portlara dağıtmak yerine sadece veri paketi üzerinde yazan "alıcı MAC
adresine" sahip portuna yollar. Böylece diğer portlara bağlı bilgisayarlar
kendilerine gönderilmemiş bu paketi almamış olurlar. Böylece collison/çakışma
oluşmaz.
Switch'ler aynı
anda birden fazla portu arasında böyle bağımsız veri aktarımı yapabilir.
Sonuçta switch'e bağlı her makina kendi çakışma alanı içinde çalışır ve kendisi
ile switch arasında 10 veya 100Mbit bağımsız bir veri aktarım kapasitesine
sahip olur.
|
|
Switch kullanılan
bir sistemde aynı anda birden fazla makinanın haberleşebildiğine dikkat ediniz.
Bu arada diğer makinalar bu durumdan hiç etkilenmiyorlar.
Hem 10BaseT hem de
100BaseT ağlarda veri aktarımı ayrı tel çiftinden, alımı ayrı tel çiftinden
yapılır. Buna rağmen eğer sitemler hub ile bağlı ise aynı anda veri aktarımı ve
alımı yapamazlar yani half-duplex çalışırlar. Çünkü CSMA/CD tekniği nedeniyle
aynı çakışma alanı içindek belirli bir anda yalnız tek bir bilgisayar kabloyu
kullanabilir.
Oysa switch
kullanıldığında her uç kendisi ile switch arasında ayrı bir çakışma alanına
sahip olduğuna göre çakışma söz konusu olmayacaktır. Bu durumda switch'e bağlı
her uç aynı anda hem gönderim hem de alım yapabilir. Full-duplex çalışıldığında
ağın teorik olarak veri aktarım miktarı ikiye katlanır (10Mbit-->20Mbit,
100Mbit-->200Mbit).
Full-duplex
çalışabilmek için her iki tarafında full-duplex'i desteklemesi ve ayarlanmış
olması gerekir. Günümüzdeki tüm ağ kartları bu durumu otomatik olarak algılayıp
half-duplex veya full-duplex olarak çalışabilirler.
|
|
100Mbit'lik
modern bir ağ kartının windows altındaki ayarlarında hem 10-100 hem de
half-duplex/full-duplex olarak çalışabildiğini görüyoruz. Auto Sense seçildiğinde ağ
kartı kendini en uygun şekilde ayarlayacaktır. |
Switch'e bağlı her
bir uç, ister tek bir makina olsun, isterse başka bir hub olsun, ayrı bir
segment ve ayrı bir çakışma alanı haline geldiği için 5-4-3 kuralı da devre
dışı kalmış olur.