AĞ SİSTEMLERİ VE NETWORK KURULUMU
Birden fazla
bilgisayarın birbirine bağlanarak kaynakların paylaşması amacıyla kurulmuş olan
bağlantı sistemine ağ sistemi (Network) denir.
Bağlanan bilgisayarların birbirlerine olan uzaklığı ve kullanılan araç ve
elemanlar itibariyle ağ sistemleri gruplara
ayrılır. Bir ağ sisteminin oluşturulmasının temel amacı, kaynaklan
paylaşmaktır. Bu kaynaklar, veri
tabanları, yazıcılar, klasörler, sürücüler olabilir. Bunun dışında iletişim,
haberleşme ve eğlence amacıyla da kurulan bu ağ sistemi kullanılabilir. En
küçük ağ sistemi, iki bilgisayarın birbirine bağlanmasıyla oluşturulabilirken; günümüzün en popüler ağ sistemi
olan internet, en büyük ağ sistemidir.
Bir
ağ sisteminin oluşturulması için, donanım araçlarının yanı sıra ağ yazılımlarına
da ihtiyaç vardır. Bu yazılımlar ağ kaynaklarının paylaşımını, kaynakların
yönetimini, giriş ve paylaşım yetkilerini, iletişim protokollerini ve yapısal işlevlerini üstlenirler.
Ağ sistemlerinin
başlangıcı 1960'lı yıllara uzanmaktadır. Amerika Savunma Bakanlığı'nın kurduğu Advanced Research Projects Agency (ARPANET) isimli
ağ sistemi en eski ağ sistemlerindendir. Bunu IBM'in
SNA ağı, Digital Eguipmet'in
DECNET'İ izlemiştir. Zaman içerisinde, Eğitim kurumları arası iletişim ve bilgi
paylaşımına yönelik olarak Üniversitelerin
kurdukları ağlar yaygınlaşmıştır. Türkiye'de ilk ağ sistemi Türk Hava Yollan
tarafından THA adıyla kurulmuştur.
1.AĞ (NETWORK) TÜRLERİ
A . LAN (Local Area Network) : Yerel ağ sistemidir. Bir kurum veya
kuruluşta, bir oda içerisinde; bir veya birkaç bina arasında Ethernet
kartları, kablo ve sonlayıcı veya Hub
ile oluşturulan ağ sistemidir.
B . Peer-To-Peer
Network : Bu tamamen yerel ağ sistemi içerisinde yer alan bir ağ
yapısı biçimidir. Bilgisayarların bir grup içerisinde birbirini görmesi ve kaynaklan
paylaşması esasına dayanır. Wındows98/Me, Nowell, Lansmart gibi
işletim sistemi ya da doğrudan ağ yönetimi yazılımlarınca iletişimi düzenlenir.
C . MAN (Metropolitan/Middle Area Network) : Orta ölçekli ağ
sistemidir. Bir kampus içerisinde veya şehir içerisinde yönlendirme, güçlendirme ve
doğrulama işlemleri için yardımcı ağ aygıtlarına gereksinim duyan; bünyesinde birden çok LAN sistemini barındıran
ve birbirine bağlayan ağ sistemidir. Bunlara en güzel örnek,
intranet sistemleridir.
D . WAN (Wide Area Network)
:
Geniş kapsamlı ağ sistemleridir. Birden fazla MAN sistemini birbirine bağlayan veya doğrudan dışarıdan modemler
yardımıyla bağlanılarak, ağa
bağlanılabilen
sistemlerdir. Bu sisteme
en güzel örneği internet teşkil eder.
2. AĞ SiSTEMiNiN BİLEŞENLER)
Bilgisayar :Bir ağ sistemi en az bir
SERVER (Sunucu) ve buna bağlı olarak CLIENT (İstemci )' lerden
oluşur. Sunucuların belli noktalara (NOD) yerleştirilerek en üstte başka bir sunucuya
bağlanmasıyla, geniş tabanlı bir bağlantı sistemi oluşturulabilmektedir.
3. BAĞLANTI VE İLETİŞİM
ELEMANLARI
Ethernet :
(Network Interface Card - NIC) yerel ağların oluşturulmasında veri alışverişini yöneten ve
gerçekleştiren elemanlardır. Teknolojileri 100 Megabit
veri transferi yapabilecek
kapasiteye kadar çıkmıştır. PCI Veya ISA yuvalara takılan bu kartların kablo
bağlantıları BNC ya da RJ45 konnektörleri ile
yapılabilmekte; yani iki tip kablo ile birlikte kullanılabilmektedirler.
Kablolar : Yaygın olarak TwsistedPair (UTP) yada
Koaksiyel (BNC) kablo kullanılmaktadır.
Hub :TwistedPair
kablo ve RJ45 konnektörlerle oluşturulan ağ sistemlerinde, ağın temel
dağıtım elemanıdır.
Switch :Hub gibi dağıtım elemanı olup, veri anahtarlama
ve iletinin sağlar. Gateway :
Haberleşme kontrolünü üstlenen ağ geçididir. Ağa giren ve çıkan tüm
veriler bu aygıttan geçerler.
Repeaters :Bir repeater
kablodaki sinyali yükseltir ve erişim mesafesini uzatır. Data
transferi için ek bir yazılıma ihtiyaç duymaz. Hiç beklemeye gerek kalmadan, giriş sinyalini
yükseltilmiş olarak çıkışa verir. Ayrıca bazı repeaterler
gürültüler için filtrasyon görevi de yaparlar.
Bridges :Bridge'ler
repeaterlere göre daha akıllı cihazlardır. Aynı ya da
farklı topolojiler kullanan iki network ' ü, data-link
seviyesinde birbirine bağlar. Basit olarak, bir server
'a iki ayrı sınıftan network kartı takmak suretiyle bir bridge yapılabilir. Örneğin, bir servere
aynı anda hem ethernet hem de token-ring kartla kurulan network kullanıcıları, her iki topolojideki bilgisayarlarla
iletişim kurabilirler. Ayrıca bir server 'e aynı tip iki ethernet kart takılarak da çok geniş bir LAN ' ı ; iki
parçaya ayırarak, daha
basit bir yapı elde edilebilir. Bu yolla da bir bridge
yapılmış olur. Bir Bridge, Data-Link seviyesindeki Media Access Control
alt seviyesini (MAC) kullanır. Bu seviye, hedef
Workstation adresini içerir. Gerçekte doğru Workstation adresini tespit eden bu seviye, kendine
bağlı olan tüm Workstationları tanımakla yükümlüdür.
Routers :Routerlar
Repeaterlerden bir üst seviyede işlem yapar. Bu
seviye, IPX'in de çalıştığı network
seviyesidir. IPX'ler, routerler
ile ilgili emir ve talimatları da (Instructionları)
içerirler. Bir Novel Netware Server
, iki ya da daha fazla network interface
kartını otomatik olarak kullanabilir. Bir routerin Bridge'den
farkı, Paket içindeki LAN adreslerini ve Workstation
adreslerinin her ikisini de okur ve
kullanır. Bridge'ler sadece kendilerine bağlı Workstationların adresleri hakkında bilgi sahibi iken Routerler hem Workstation hem de
diğer LAN adresleri hakkında bilgi sahibi olmalıdırlar. Aksi halde, en doğru route
bilgisini tespit etmeleri mümkün olamazdı.
Modem :Uzak ağ sistemlerine erişimi, çevirmeli ağ (Dialup Networking) erişimini
sağlayan aygıttır. Modem (MOdulation DEModulation)
temel olarak Analog veriyi Digital'e;
Digital veriyi Analog 'a
çevirerek, telefon
hatları ile iletilmesini sağlar. Modemler, bilgisayara bağlanma biçimi olarak
iki türlüdürler
1) Haricî
modemler (External): Bilgisayara COM portlarını kullanarak takılan bu tip modemler, genişleme yuvası problemi yaşanan kasalar
için idealdir. Baskı devrelerde yaşanabilen eleman yerleştirme problemleri bunlarda daha az olduğundan, Hata Doğrulama
ve Parazit Engelleme gibi özellikleri barındırabilmekte;
bu özellikleriyle de hat kopmaları bu modemlerde daha az yaşanmaktadır.
2) Dahilî (Internal) Modemler : Doğrudan ana kart üzerine ISA veya PCI slotlara takılan bu modemler,
yazılımla veri yolu üzerine açılan COM3 veya COM4 iletişim
kanalını kullanarak haberleşirler. Modülasyon
işlemlerinin bir kısmını, üzerlerindeki chipler
yerine aygıt sürücüsü yazılımlarıyla yapan modeller daha ucuzdurlar.
Modemler,
iletişim standartlarını ve İletişim komutlarını içeren chip setlerine
sahiptirler. Bu chip setlerinden Hyes, Rockvvell,
Motorola en yaygın olanlarıdır.
Modemler
veri iletim kapasitelerine göre değerlendirilirler. Bu nedenle daha yüksek
değere sahip olanlar her zaman tercih edilenlerdir. Günümüzde 56K'lık
modemler yaygın olarak kullanılmaktadır.
Modemlerin
veri iletim kapasitelerinin yüksek olması her zaman yeterli olmamaktadır. Zira bağlantı
yaptığınız karşı sistemin veri iletim miktarı ve kullandığınız şebekenin niteliği, bu
değere hiçbir zaman ulaşamamanıza neden olabilmektedir. Veri iletme sırasında yazılım sıkıştırması
kullandığınızda, kapasite yaklaşık olarak 4 katına çıkmaktadır.
Modeminizin teknik
özelliklerini Denetim Masası içerisinde Modem kısa yolunu açarak, Tanı-Daha fazla Bilgi yolunu izleyerek edinebilirsiniz.
AĞ YÖNETİM YAZILIMLARI
Unix,
Linux, SCOUnix, Windows NT gibi doğrudan ağ yönetimine yönelik işletim sistemlerinin yanı sıra, Novell Netvvare, Lantasti gibi bir işletim sistemi altında ağ yönetimini
destekleyen yazılımlar, Windows98/Me gibi
kısıtlı yerel ağ
sistemlerini destekleyen işletim
sistemleri, bu yazılımları oluştururlar.
HABERLEŞME PROTOKOLLERİ
Bilgisayarların
birbirleriyle haberleşmede kullandıkları ortak diller olarak tanımlanabilecek
iletişim kurallarını barındıran yazılımlardır.
Yıllar
önce ISO network bağlantılarında kullanılması gereken
ortak bir OSI (Open Systems
Interconnectıon ) standardını ortaya koydu. ISO tüm iletişim ekipmanlarının
çalışması gereken şartları ortaya koyduğunda, zaten pek çok
üretici firma bu
standartları benimsemiş ve uygulamaya
başlamıştı. Network
donanımları veya yazılımları üreten
firmalar, kendi içlerinde kullanacakları
ek özellikler ve standartlar geliştirdiler; ancak OSI desteğini de
birlikte sağladılar.
OSI
modelinde protokol stack dediğimiz bir veri paket
tanımlanır. Bu paket, 7 seviyeden oluşur ve her seviye donanım ve yazılımlar için ayrı ayrı görevler üstlenir.
Hâlen
kullanılmakta olan protokol paketleri aşağıda listelenmiştir. Bu protokol
paketleri, farklı donanım ve yazılım üreticileri tarafından tasarlanmaktadır.
OSI Protokol
Paketi : OSI
tarafından tanımlanmış ve hâlen dünya çapında kullanımdadır
Netvvare SPX/IPX Protokol Paketi : Seguenced
Packet Exchange / International Product Exchange
TCP/IP Protokol Paketi : Transmision
Control Protocol / internet
Protocol
Apple Talk Protokol Paketi :
Apple tarafından geliştirilmiş protokol paketidir.
IP
adresi noktalarla birbirinden ayrılmış 4 grup sayıdan oluşur. Her grubu
oluşturan sayılar 0-255 arasında olmak zorundadır.
Kişisel ve yerel
ağlar için ayrılmış üç adres alanı mevcuttur.
» 10.0.0.0 ile 10.255.255.255 arası
» 172.16.0.0 ile 172.31.255.255 arası
» 192.168.0.0 ile 192.168.255.255 arası
Bu
adres alanları, internet erişimi bulunan ağlarda kullanılmamalıdır.
HABERLEŞME VE İLETİŞİMİN GERÇEKLEŞMESİ
Bilgisayarlar arası iletişim Uzak ağ sistemlerinde Seri ya da Paralel portlar üzerinden Modem aracılığıyla ve telefon hatlarıyla
sağlanır. Yerel ağ sistemlerinde ise Ethernet Kartı
ve ağ kabloları ile iletişim sağlanır. İletişimin temelini, kullanılan Protokoller
(Bilgisayarların konuşma dili) oluşturur.
Modern
aracılığı ile kurulacak ağ erişimi, yaygın olarak, COM portları
üzerinden gerçekleşir. Günümüzde hariçi modemler, 9 Pinli konnektörle Com portuna bağlanmakta; dahilî modemler ise, veri yolu üzerinde
yazılım yardımıyla
açılan COM3 veya COM4 iletişim kanalını kullanmaktadırlar.
Yerel
ağ sistemlerinde PJ45 Konnektörleri ya da BNC konnektörlerle kablolar aracılığıyla ethemet
kartları , birbiri arasında bir
haberleşme şebekesi oluştururlar.
4. INTERNET
Günümüzün
en büyük kapsamlı ağ sistemidir. Dünya üzerindeki milyonlarca değişik
bilgisayar ve değişik iletişim sistemleri TCP/IP protokolü ile haberleşebilmektedir. Günümüzün
vazgeçilemez iletişim ve bilgi paylaşım ağı olma yolunda hızla ilerleyen bu oluşum,
önümüzdeki yıllarda birçok yeni işlevlere de sahip olacağa benziyor.
Internet üzerinde yer alan her bilgisayarın bir IP
numarası vardır. Bilgisayarlar birbirlerini bu şekilde bulabilirler. xxx.xxx.xxx.xxx düzenindeki bu numaralar INTERNIC denen bir kuruluş tarafından ve ülkemizde de Orta
Doğu Teknik Üniversitesi tarafından dağıtılır. Dinamik ve statik olarak
adlandırılan iki tür numara kullanılır, bunlara IP
numarası diyoruz. Statik numaralar internete sürekli
bağlı bilgisayarların kullandıkları, Dinamik numaralar herhangi bir zamanda
bilgisayara bağlanan ve devamlı bağlı olması gerekmeyen makinaların
kullandıkları numaralardır. Örneğin bir kullanıcı servis sağlayıcısına
bağlandığında servis sağlayıcı dağıtmaya yetkisi olan ve boştaki numaralardan
birini bu kullanıcıya tahsis eder. O numara bağlantı kesilinceye kadar o bilgisayara
aittir. Kullanıcı bilgisayarı internete ikinci
bağlantısında farklı bir IP numarasına sahip
olabilir. Aslında burada çok daha karışık bir sistem kullanılıyor ancak bu
konuyla ilgili bir anlatıma girersek çok daha fazla yere ihtiyacımız olacak ve
bilgiler karışacak.. Şimdi bilgisayarlar birbirlerini
bu şekilde kolayca bulabilirler peki insanlar. Herkes bağlanacağı bilgisayarın IP numarasını bilmek zorunda olsaydı internet karmakarışık
olabilirdi. Neyse ki Domain Name diye bir çözümümüz
var. IP numaraları DNS (Domain Name Servisce) dediğimiz
bir sistem aracılığı ile insanlara daha dost bir görünüme kavuşturuldular.
Akılda kalması kolay ve kuruluşların adlarını taşıyan isimler. Örneğin
firmaadi.com ismi bizim internette ulaşmamız gereken bir bilgisayarın
numarasını taşır. Biz internet programımıza bu adı girdiğimizde bilgisayarımız
bir DNS sunucusu aracılığı ile bu adrese karşılık
gelen IP numarasını öğrenir, sonra isteğimiz IP numarasının işaret ettiği makinaya,
bu makinada da işaret edilen bölgeye yönlendirilir,
daha sonra buradaki bilgiler kullanıcının ekranına gelir. Domain
Name bu anlamda bilgi öbeklerimizin yerini diğer makinalara
işaret eden bir adres sistemidir. Ülkemizde isim tahsisi için iki yol vardır.
Birincisi doğrudan firmaadi.xxx gibi COM, GOV, ORG vb. kelimelerle
biten isim, ikincisi firmaadı.xxx.tr gibi örneğin COM.TR uzantısıyla biten bir isim almak. Burada tr uzantısı Türkiyeyi temsil
etmektedir, dikkat edilmesi gereken şey örneğin bolu.com ve bolu.com.tr
isimlerinin bambaşka iki adresi tarif edebileceğidir. Yani her iki isim DNS için farklı şeydir. Bu nedenle büyük kuruluşlar
isimlerinin hem .com hemde
.com.tr versiyonlarını almaktadır. Her iki isim türü
de dünyanın her yerinden kullanılabilir, burada .tr
uzantısı kullanıcıya bu firmanın Türkiye’de olduğunu anlatmaktadır.
Günümüzde Internet
adı verilen yapı, 1970 yılında Amerikan Savunma Bakanlığı
tarafından, araştırma kuruluşları ve üniversiteler arasındaki bilgi
alışverişlerini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Amerikan Genelkurmay Başkanlığı'na
bağlı İleri Savunma Araştırmaları Proje Dairesi (DARPA)
tarafından geliştirilen; hangi bilgisayarın , hangi bilgisayara günün hangi
saatinde bağlanacağını ve bilgilerin hangi prosedürlere göre alınıp
verileceğini belirleyen bu sistem -o zaman ki adı ARPANET-
, kurumlar arasındaki haberleşmeyi ve dosya transferlerini o kadar
kolaylaştırdı ki , askeri nitelik taşımayan ve Savunma Bakanlığı'nın finanse
etmediği projelerde de , bilgi transferi için kullanıldı. Amerikan Savunma
Bakanlığı; "Üniversiteler arası haberleşmenin, tüm masraflarının bakanlık
bütçesinden karşılanmasının haksızlık" olduğunu belirterek ARPANET'ten çekileceğini açıkladı. (1979)
1980 yılının başlarında
Amerikan Ulusal Bilim Vakfı (NSF) , beş üniversitenin
bünyesinde bulunan süper bilgisayarları birbirine bağlamak amacıyla, aralarında
56 Kbps hızında ve TCP/IP protokolüyle konuşacak bir ağı devreye soktu.
Bu yapı sadece süper bilgisayarlardan yararlanmayı değil; elektronik posta
göndermeyi, dosya aktarmayı ve haber grupları oluşturmayı sağlıyordu.
Üniversitelerin ilgisi, ağ üzerindeki trafiğide arttırmıştı. NSF, ağ
trafiğinin artması üzerine 56 Kbps olan ağı 1,544 Mbps hızına çıkartı.(Bu bağlantıya T1
adı verildi) Ayrıca ağ üzerindeki merkez sayısıda
arttırıldı. 1989 yılının başlarında, NSF
giderek artan yükü kaldırmak amaçıyla ağın 45 Mbps hızına yükseltilmesi gündeme geldi.(Bu bağlantıya ise T3 adı verildi) 1991 yılının
Kasım ayında omurga T1'den T3'e,
merkez sayısı 16'ya, merkeze bağlı ağ sayısı ise 3500'e çıkartıldı. İşte bu
omurga bugün Internet dediğimiz
yapıdır.
Bugün internet ilk kuruluş amacının çok ötesine geçmiş ve dünya yüzeyine yayılmış en büyük bilgisayar ağı haline gelmiştir. Grafik ağırlıklı WWW’in internet üzerinde kullanılmaya başlaması ve kişisel bilgisayarların yaygınlaşması Internet’in aktif bir bilgi denizi olmasını sağlamıştır. Kullanıcılar kendilerine yakın servis sağlayıcılardan aldıkları hatlarla günün her saatinde internete bağlı herhangi bir bilgisayara bağlanabilir buradaki bilgilerden istifade edebilirler. Bu müthiş iletişim tekniği her alanda etkilerini çok kısa zaman içinde göstermiş ve özellikle ticarette internet etkin bir prezentasyon ve iletişim aracı olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Birden
fazla bilgisayarın veya yerel bilgisayarların bağlı olduğu ağların ağına
İNTERNET , dünya çapına yayılmış ve sürekli büyüyen bir iletişim ağıdır. Yani
internet, servis sağlayıcı firmanın sunduğu
olanaklar ( bilgisayarlar- modemler-telefon hatları gibi güçlü alt yapı
donanım) ile bütün dünyadaki bilgisayarların birbirine bağlanması hadisesidir. Bu teknoloji yardımı ile pek çok
alandaki bilgilere insanlar kolay , ucuz , hızlı ve güvenli bir şekilde
erişebilmektedir. Kısacası internet , bilgiye ulaşım ve onu paylaşım,
sonrasında da elde edilen bilgiyi kullanımdır.
İnternet
Servis Sağlayıcısının ( ISS) hızı ve telefon
hatlarının kapasitesinden başka internete
bağlandığınızda bilgisayarınızın teknik özellikleri ( configuration
) de hızını etkiler. ISS bilgisayarlarına bağlanarak
, diğer internet’ e bağlı bilgisayarlara ulaşabilecek duruma geliriz. İnternete bağlanmak için önce şifre ve kullanıcı adını
kapsayan abonelik alırız ve bu şifre ile ISS firmanın
bilgisayarına bağlanırız. Böylece istediğiz diğer internete bağlı bilgisayarlara bağlanmak için ISS bilgisayarı üzerinden çıkışa hazır hale geliriz.
Ulaşacağımız
web sitesi adresini yazarak , web
sitesinin sayfalarının bulunduğu ( barındırma( hosting)
hizmetini veren ) bilgisayara
bağlanırız. Web sayfasına yerleştiğimiz bilgileri
tutan gelişmiş donanıma sahip bilgisayarların sahibi firmalar , bizden (
genellikle 1 yıl süreler için ) bir ücret alırlar.
Bu
ücret karşılığında firma , dosyalarımızı güvenli bir şekilde (24 saat açık)
bilgisayarlarında tutar.
Bilgisayarınızın
ayarlarını yaparak internete bağlanmak:
1- bilgisayarınızda windows
yüklüm ve sorunsuz çalışıyor olmalıdır.
2- Modeminiz cam portuna takılı olmalıdır.
3- Telefom hat kablonuzun ucu
modeminizin line yazan girişine takılı ve telefonunuz
çalışıyor olmalıdır.
4- İnternet aboneliğiniz
mevcut ( kullanıcı adı ve şifre ) olmalıdır.
5- İnternette web sayfalarına girmek için gereken tarayıcı program (browser) yüklü olmalıdır. Örneğin internet explorer veya başka bir tarayıcı program yüklenmiş
olmalıdır.
6- Sohbet (chat) yapmak için canavar, mırc, Mıkrosoft chat, ıcq programlarından bir veya birden fazlası yüklü
olmalıdır. ( bu programlar sohbet için gerekli )
7- Bunlarda bir sorun yoksa ,
şimdi yapmanız gereken işlem , bilgisayarın modemi görüp görmediği kontrol
etmek ve çevirmeli ağ ayarlarını yaparak internete
bağlanmak.