Bilgisayar Ağları Rehberi
Bilgisayarlar hep yalnız kalsaydı
ve bilgisayar ağları olmasaydı, ne olurdu hiç düşündünüz
mü? En basitinden bir örnekle başlayalım. Eğer ağ
kavramıyla tanışmasaydık şu an siz bu yazıyı burada
okuyamıyor olacaktınız ;-) Evet Internet'i bir birinden uzak
bir çok Local Area Network'un (Yerel alan ağ'larının)
birleşmesiyle oluşan milyonlarca Wide Area Network'lerin
(Geniş alan ağ'ların), routerlar vasıtasıyla bağlanması
sonucu oluşan en geniş ağ olarak nitelendirebiliriz sanırım.
Yani dünyadaki bir çok bilgisayardaki ufak bilgilerin
paylaşıma açılmasıyla uçsuz bucaksız bir bilgi dünyasına
açılıyoruz kısacası. Bu yüzden Internet'i büyük bir bilgi
paylaşımı olarak nitelendiriyoruz. Bütün bilgisayarlar,
sunucular kapalı olsa Internet diye birşey olmazdı. Yani eğer
paylaşım olmasaydı Internet de olmazdı! Bu gün sizde
internet'e bağlandığınız süre içersinde eğer KaZaA,
i-mesh gibi dosya paylaşım programlarını kullanıyorsanız
bilgisayarınızı bu bilgi ağının bir parçası yapıyorsunuz
demektir.
Bu yazı dizimizde sizlere bu işlerin temelinden başlayıp
biraz önbilgi vereceğiz. Daha sonraki yazılarımızda, basit
bir yerel ağın A'dan Z'ye kurulumu'nu derinlemesine
anlatacağız. Böylece bir çok kullanıcının aklındaki
network ile ilgili sorularını cevaplayacağız sanırım.
Bu yazımız network'e giriş tarzında bir makale; bilgisayar
ağları'nın temellerinden bahsedip örnekler üzerinde
yorumlarımızı sizlere sunacağız.
Bu makalemizde:
-LAN, WAN kavramlarına; bilgisayar topolojilerine ve yerel
ağlar için gerekli olan ağ ekipmanlarını göz atacağız.
Neden bilgisayar ağ'larına ihtiyacımız var?
Önce girişte bahsettiğimiz "LAN" ve "WAN"
kavramları ile başlayalım.Yerel ağ olarak tanımladığımız
Local Area Network'e aynı yapı içindeki sınırlı bir alanda
bir birine bağlanmış bilgisayarlardan oluşan bilgisayar
ağına diyoruz. Örnek olarak hepimizin bildiği internet
kafeler, yerel ağın oluşumuna güzel bir örnektir. Wide Area
Network ise; farklı bölgelerdeki yerel ağların bağlanması
sonucu oluşan bilgisayar ağıdır. Mesela; Bir kargo
şirketin'nin İstanbul, İzmir,Ankara ... şubelerinde ki yerel
ağları'nın bir birbirine bağlanması.
LAN' larda temel amaç aynı yapı içinde kullanılan
bilgisayarların bazı donanımları paylaşmasını, ortak
çalışma ortamını sağlayarak zamandan tasarruf edilmesi
sayesinde bilginin hızlı bir şekilde okunması ve işlenmesini
sağlamak. Örneğin bir oda içersinde 10 bilgisayar var. Her
bir bilgisayarın sürekli yazıcı kullanması gerekli. Eğer
ağ ortamı yoksa, bunu ya hepsine ayrı ayrı yazıcı
bağlayarak halledersiniz ya da kim doküman çıkaracaksa o
kişi dokümanını diskete kaydedip yazıcının bağlı olduğu
bilgisayardan çıkış alarak sorunu halleder. Burada
bahsettiğimiz birinci yöntem masraflı bir yöntem, ikinci
yöntem ise çalışma performansını düşüren ve çok zaman
kaybına sebep olabilecek bir yöntem.Bu sorunu ufak bir ağ
kurarak ve yazıcının kullanım sıklığına bağlı olmak
kaydıyla ağ'a bağlı bir yada iki bilgisayara yazıcı kurup
bu yazıcıları da ağ'daki diğer bilgisayarların kullanımı
için paylaşıma açabiliriz. Böylece hem maddi yönden
tasarruf sağlarız hem de çalışma performansını
arttırırız.
WAN'lara bir örnek verecek olursak ta yukarıda bahsetmiş
olduğum kargo şirketi örneğini sürdürelim. Eğer bir kargo
şirketine sahipseniz bir çok ilde yada ülkede geniş bir ağa
sahip olmanız gerekir. Çünkü kargo için girilen her hangi
bir kaydın rahatlıkla diğer şubelerde de eş zamanlı
okunabilmesi gerekir. Aynı durum bankalarda da geçerli eğer
siz her hangi bir bankanın x şubesinde hesap açtırdınız ve
paranızı oraya yatırdıysanız. Peki nasıl oluyorda
bilgileriniz başka bir şubesinde kayıtlı olabiliyor hatta
başka bir banka ATM şubesinden dahi kendi hesabınıza
erişebiliyorsunuz? Aslında burda anlatmış olduğumuz şubeler
birer client (istemci) olmuş oluyolar ve bilgileri Merkez' deki
yani Server'ın (Sunucu'nun) bulunduğu yerden okumak için
çağırıyor yada kayıt ederken oraya kayıt ediyor. Yani
kısaca havuz sistemi diyelim biz. Bilgi havuzu yani ;-)
Toparlayacak olursak; Network, birbirine bağlanmış
server,printer, pc yada benzeri haberleşme ekipmanlarının en
ekonomik ve verimli yoldan kullanılmasıdır diyebiliriz. Bu
bağlamda network'ün bizlere yararları da zamandan ve
maliyetten tasarruf ederek ortak çalışma ortamı
sağlamasıdır.
Server, Client ve dolayısıyla
karşınızda : Band genişliği sorunu
Sırası gelmişken Server-Client ilişkisinden bahsedelim ve
bilgisayar ağlarında Ana makine dediğimiz "Server'lara
neden ihtiyamız var?" , "Ağ'da bant genişliğine
niçin ihtiyacımız var? " gibi akıllarda ki sorularını
yanıtlayalım.
Server, Sunucu, Ana Makine hepsi aynı şey... Siz ne şekilde
adlandırırsanız adlandırın, biz amacı ağ ortamındaki
diğer bilgisayarlara kaynaklarını açıp programların
paylaşıldığı, bilginin toplu halde biriktiği veri
tabanlarının kurulu olduğu makineler diyelim kısaca. Server
olarak olarak tabir ettiğimiz ana bilgisayarlar, kullanım
şekline göre farklı bir şekilde sunuculuk görevini
üstlenebilirler. Mesela bilginin belli bir havuzda toplanması
amacıyla kurulan bir data server düşünelim. Buradaki amaç
diğer kullanıcı dediğimiz yani client'lerin (istemci'lerin)
bu bilgilere rahatlıkla erişip kullanım yapmasıdır ve ortak
bir data'nın kullanılmasıdır. Yukarıdaki örnekte
bahsettiğimiz banka ve kargo şirketi böyle bir server
kullanması gerekmektedir.
Biraz önce de dediğimiz gibi bir bir ağ da farklı yada aynı
amaçlar için bir çok server olabilir, kullanıcı sayısı
arttıkça ağ'daki bant genişliği azalacaktır. Sunucudan
bilgi gönderip almada, bekleme de sorunları olacaktır. O
yüzden ağ'daki bant genişliğini arttırmak için bir Server'e
bir kaç işlevsellik verip yaptırmak yerine bir ağ'a bir kaç
tane server kurabiliriz.
Şimdi isterseniz bir örnek verelim; Merkezi bir veritabanının
kullanıldığı 20 kullanıcılı gibi, fazla geniş olmayan bir
LAN'da buna ek olarak Internet paylaşımı ve yazıcı
paylaşımı olduğunu var sayalım. Bütün paylaşımları tek
bir makine'den yapmaya kalkarsanız ağ trafiğiniz allak bullak
olur. Düşünsenize, bu tek bilgisayardan Internet'e
bağlısınız oraya belli bir paket alıp gönderiyorsunuz.
Ayrıca kullanıcılar Internet'e çıkış yaptıkça onlara da
ayrıca bir bant genişliği ayırıyorsunuz, sonra bir
bakmışsınız yazıcıda kuyruk çok, bu arada veritabanınıza
sürekli kayıt işleniyor ve okunuyor.
Yani anlıyacağınız 20 şeritli(biraz abarttık ama) bir yolun
en sonunda tek şerit'e inen bir köprü var. Eee haliyle 20
araba belli bir sıraya girerek bu yoldan geçmek zorunda! Fakat
bu işlemleri farklı farklı bilgisayarlara bölüp
gerçekleştirirseniz o tek şeritli köprüyü 3 şerit'e
çıkarmış olursunuz. Sanırım bu örnekle ağlarda ki bant
genişliği gereksinimini kafanızda sağlam bir şekilde
oturttuk.
Nasıl iletişim yapılıyor peki?
Bilgisayar ağlarında kullanılan kablolardan bahsedelim
birazda. Yerel alan ağlarında kullanılan kablo çeşitleri :
-Thin Ethernet coaxial (ince koaksiel kablo )
-Thick Ethernet coaxial (kalın koaksiel kablo)
-CAT 3 Unshielded Twisted Pair (Kategori 3 korumasız dolanmış
çift tel)
-CAT 5 Unshielded Twisted Pair (Kategori 5 korumasız dolanmış
çift tel)
-Fiber optik kablolar (Kablonun gidemeyeceği yerler için )
- Ve son zamanlarda kablolardan kurtulmak için tercih edilen
Wireless(kablosuz) iletişim
Yerel ağlarda, koaksiel kablolar kullanım kolaylığı
sağlamaması yüzünden günümüzde fazla kullanılmamaktadır.
Fakat uzun mesafeli iletişim sağlarlar. BNC konnektörlerle
bilgisayarda sonlandırılır. CAT3 ve CAT5 standartlarında
kullandığımız UTP kablo yerel ağlarda daha çok
kullanılıyor. UTP kabloların sonlandırmak için RJ-45
dediğimiz konnektörleri kullanıyoruz. Ek olarak bilgi vermek
amacıyla söyleyeyim, CAT1 UTP kablosunuda telefon kablosu
olarak bilmekteyiz ve sonlandırıcısı da RJ-11 konnektördür.
Ayrıca kablonun gidemeyeceği yerler içinde fiber optik
kabloları kullanıyoruz.Wireless'ler ise radyo dalgasıyla
çalışan kablosuz iletişim için bir çözüm ama bant
genişliği şuan için az.

Network Topolojileri
Ağdaki bilgisayarların birbirine göre bağlantı şekline
topoloji diyoruz.
BUS
Bus topolojisinde bilgisayarlar bir hat üzerinden Coaxial
(koaksiel) kablo ile bağlıdır. Bu hattın sonunuda terminatör
denen sonlandırıcı ile kablo sonlandırılır.
Bus topolojisinin artıları ve eksileri:
Basit ağ genişlemesi sağlar, Hub, swich gibi elemanlara
ihtiyaç yoktur. Ancak Hattın belli bir yerinde kopukluk olduğu
zaman tüm ağı etkiler.Ağın toplam uzunluğu 185m'yi
geçemez. Standartlarından dolayı En fazla 35 bilgisayar
bağlamaya izin verir. Arıza tespiti zordur.
RING
Ring topoloji adından anlaşılacağı gibi halka bir biçimde
sıralanmış bilgisayarlardan oluşan bir topolojidir.
Burada kablonun belli bir tarafında arıza olsa dahi veri
kablonun öbür tarafından gelerek iletim devam eder. Bu
topolojinin dezavantajı ise kompleks bir yönetim sisteminin
olması
STAR
Merkezi bir hub/swich'e bağlı bilgisayarların oluşturduğu
topoloji olan star,en çok kullanılan topoloji biçimidir.
Star topolojini artı ve eksi yanları;
Ekonomik kablolama, hızlı kurulum,swich yada brige'lerle rahat
genişleyebilmesi,Bağlantıda gelebilecek bir kablo
kopukluğunda tüm ağı etkilememesi, hub yada swich üzerindeki
led'ler sayesinde hata tespitinin kolay olması artı
yönleridir. Ancak UTP kablo ile bağlantı mesafesi 100m'yi
aşması durumunda sinyal iletimi olamayacağından bağlantı
gerçekleşemez.
Yerel ağlarda kullanılan ekipmanlar:
Ethernet kartı :Bilgisayarınızın ağ kartı. Yani kabloların
gelip sonlandırılarak bilgisayara bağlandığı yer diyelim.
Swich/Hub : Star yapıya sahip bilgisayar ağlarındaki bütün
bağlantıların birleştiği merkez olarak tanımlanırlar.
Buraya gelen sinyaller diğer bilgisayarlara dağıtılır.
10/100Mbps olarak piyasada satılırlar. Gerçi genellikle
hub'lar 10Mbps'dir. Switch'lerin hub'lardan farkı daha akıllı
olmalarıdır. İletilmesi istenilen paketi sadece istenilen yere
dağıtır bütün ağa göndermez. Örneğin internet
çıkışı isteyen sadece 2 makine varsa bütün makinelere
gönderilerek bant genişliğini azaltmaya gerek yok deyip diğer
makinelere çıkış vermez. Tabii Explorer'a tıklamadıkları
sürece.
Konnektörler: Önceden de değindiğimiz gibi kablo tiplerine
göre kablonun uzunu sonlandırmak ve bilgisayardaki ethernet
kartlarına bağlanmasına sağlamak amacıyla bazı aparatlara
ihtiyacımzı var. İşte onlara konnektör diyoruz. CAT3-5 kablo
için RJ-45, Koaksiel kablo için BNC gibi
Ve tabi ki yukarıda anlattığımız kablolar ve kablosuz
iletişim ekipmanları bir ağın vazgeçilmez unsurlarıdır. Bu
ekipmanlar yerel bilgisayar ağları için yeterli olanlardır.
Bu makaleyi sizlere bilgisayar ağları hakkında bir ön bilgi
edinmek amacıyla verdik. Bilgisayar ağlarının niçin
gereksinim olduğunu anlatmaya çalıştık. Bir çok kullanıcı
ev lerinde ufak bir network kurmak ve paylaşımlarını
arttırmak istiyor. Çünkü bilgisayar ağları sayesinde hayat
daha hızlı daha zevkli oluyor. Internet kafeler de aslında
Internet'in kullanımının yanı sıra daha çok multiplayer
oyun oynanıyor, yapay zeka bazen sıkıcı olabiliyor yada ev de
2 bilgisayarınız var ve bu 2 bilgisayara Internet'i
paylaştırmak istiyorsunuz.... Biz de ilerleyen günlerde
sizlere hazırlayacağımız bir rehber sayesinde bu sorunları
ortadan kaldıracağız sanırım. Bu rehber yada rehberlerimiz
de:
-Kablolama nasıl yapılır?
-2 yada daha fazla bilgisayarı nasıl bir birine bağlarım?
-Internet'i nasıl paylaştırırım?
-Bilgisayarları uzaktan nasıl yönetebilirim?
gibi sorularınıza cevap vermeye çalışacağız.
Unutmadan sizede son bir söz söyleyeyim, siz de bir daha ki
yazımızda yanınızda UTP sıkma pensesini hazır tutmayı
unutmayın ;-) Yemek tarifi programı gibi oldu, önceden
hazırlık yapın yani ;-)
Kablolama nasıl yapılır?
Kullanıcıların bir çoğunun kendi ağlarını oluştururken
kafaları karıştıran en önemli noktalardan biri kablolama
konusudur. Genelde bize gelen sorular şu yönde: "Renklerin
bağlanma sırası önemli mi? 2 bilgisayarı bağlarken hangi
renkleri nasıl bağlayacağım?"
Kablolama konusunda bu karışıklığı gidermek için bu
soruların cevaplarını, nasıl CAT5 kablo
oluşturacağınızı, resimler eşliğince göstereceğiz.
Network için kablo yaparken öncelikle bakmanız gereken şey
kablonuzun standardı. CAT5 kablolar için genel olarak
kullanılan iki standart var 586-A ve 586-B. Bu standartlar
kablonuzun üzerinde yazar. Kablonuzu renklerine göre
bağlayacağınız standartlarda bunlardan ibarettir.

568-A ya göre bağlama
açıklama:
1-Yeşil-Beyaz
2-Yeşil
3-Turuncu-Beyaz
4-Mavi
5-Mavi-Beyaz
6-Turuncu
7-Kahverengi-Bayaz
8-Kahverengi

568-B ye göre bağlama
açıklama:
1-Turuncu-Beyaz
2-Turuncu
3-Yeşil-Beyaz
4-Mavi
5-Mavi-Beyaz
6-Yeşil
7-Kahverengi-Bayaz
8-Kahverengi
Bilgisayarları Hub ya da Swich yardımıyla bir birine bağlamak
için kablo yapma
Birden çok bilgisayarı bir birine bağlamak istiyorsanız, Hub
ya da Swich yardımıyla bu işi rahatlıkla yapabilirsiniz.
Kablonun renklerine göre bağlama yöntemi ise yine kablonuzun
üzerinde yazan standart'a göre yapmanız tavsiye edilir.
Tavsiye edilir diyorum çünkü ben kendi kafama göre
yaptığım farklı renklerde bağlamada da bir network ağını
çalıştırabildim. Ama en iyi performans alacağınız biçim
kablonun üzerinde yazan standart'a göre kablo'nun uçlarını
bağlamaktır.
Bilgisayarları Hub yada Swich ile birbirine bağlıyorsanız,
kabloyu düz bağlayacaksınız yani kablonun her iki ucu da,
kablonun üzerindeki standart'a göre ya 586-A yada 586-B'ye
göre bağlanacak.
İki Bilgisayarı birbirine bağlamak için cross kablo yapma
İki bilgisayarı birbirine bağlamak için cross(çapraz
bağlantılı) kablo yapmak gerekir. Bunun için de kablonun bir
ucunu 586-A'ya göre bir ucunu da 586-B'ye göre yapmanız
yeterli olacaktır.
Adım Adım kablomuzu oluşturalım
Malzemelerimiz hazır:
CAT 5 kablo, RJ45 konnektör, kablo sıkma pensesi ve konnektöre
takmak isterseniz pabucu :-)
Kablomuzun ucunu 4-5 cm kadar sıyırıyoruz. Bunu sıkma
pensesinde bulunan makas yardımıyla yapabilirsiniz. Dikkatli
olun kabloyu sıyırırken fazla derin'e girmeyin. Yoksa
içindeki çift sarılmış tellere de zarar verebilirsiniz. Ufak
bi çizik atıp elinizle kabloyu sıyırın. Gördüğünüz gibi
4 tane birbirine sarılmış çift tel çıkıyor.
Bu dolanmış telleri açtıktan sonra kablonun standart'ına
uyarak (586-A veya 586-B için) tellerin renklerine göre
sıralamaya başlıyoruz.Kablonun renklerini ayarladıktan sonra
bir elinizin baş ve işaret parmağını kullanarak
sıyrılmış kablonun başlangıçını, diğer elimizin yine
baş ve işaret parmağını da renk sırasına göre dizilmiş
tellerin bitişini sıkı bir şekilde tutup yukarı aşağıya
elimizi kıvırarak telleri düz bir hale getirmek için
uğraşıyoruz.
Sıyrılmamış kablodan itibariyle 1,5-2cm'lik kısmı yeterince
düzleşmişse, Yine sıyrılmamış kablonun başlangıçı
itibariyle 1-1,5cmlik bir kısmından düzgün bir şekilde
kesiyoruz.
Kablomuzu, RJ45 konnektörün alt ve üst kısmını kontrol
ederek doğru bir şekilde takıyoruz.
Kablo sıkma pensesi yardımıyla RJ45 konnektörümüzü
kablomuzla sıkıştırıyoruz.
Evet kablomuz hazır. Daha önceden de değindiğimiz gibi eğer
hazırlayacağınız kablo 2 PC içinse diğer ucu çapraz
bağlayacaksanız, ama Hub/Swich'e bağlamak içinse düz
bağlayacaksınız.
Network için İşletim Sistemi
ayarları
Kablolamayı hallettik, Ethernet kartlarımız kurulu olduğunu
varsayıyorum, şimdi işletim sistemimize göre network'ümü
yapılandırmaya başlayalım.
Windows 9x/ME İşletim Sistemi kurulu bilgisayarlar için
gerekli ayarlamalar
Ben Windows 98SE kurulu bir bilgisayar üzerinde bu konuya
değineceğim ama başlıktada görüldüğü gibi bu
anlattıklarım Windows 9x/Me işletim sistemi kurulu
bilgisayarlar için geçerlidir.
Şimdi Windows 98 işletim sistemi kurulu bir bilgisayar için
gerekli ayarları adım adım yapalım.
Başlat-->Ayarlar-->Denetim Masası-->Ağ kısmını
açıyoruz.
Ekrana gelen ilk sekmeden gerekli protokolleri yükleyelim.
Bunları eklemek için, Ekle-->iletişim kurallarını seçip
ekle kısmına tıklıyoruz. Daha sonra Üretici firma
Microsoft'u seçip aşağıdaki protokolleri ekliyoruz.
-IPX/SPX uyumlu iletişim kuralı
-NetBEUI
-TCP/IP (normalde zaten kurulu olması lazım)
Bu üç protokol bizim ağımızda uygulayacağımız işlemler
için(internet paylaşımı, dosyaların paylaşımı vs...)
gerekli protokoller.
Eğer dosya ve yazıcılarınızı paylaşmak istiyorsanız ve
ağ protokol ve bileşenlerinin olduğu bölümde Microsoft ve
Ağları için dosya ve yazıcı paylaşımı yoksa bunu da yine
Ekle-->Hizmet bölümünden ekleyebilirsiniz.
Dosya yazıcı paylaşımı sekmesinden dosya ve yazıcılarını
paylaşıma açmak için seçili hale getirebilirsiniz. Tabi bunu
yapmakla dosyalarını yada yazıcınızı hemen ağ ortamına
açmış olmuyorsunuz. Buna biraz sonra değineceğiz.
Tanımlama bölümünde ise, Bilgisayarımızın ağ ortamında
görülecek ismi ve çalışma grubumuzun adını belirtip
tamamı tıklıyoruz. Bilgisayar gerekli dosyaları yükleyecek
ve sisteminizi baştan başlatmanızı söyleyecektir.
Bu arada dikkat ederseniz hiç IP'den bahsetmedim.
Bilgisayarımıza şuan sabit bir IP atamadık.
Bilgisayarınızı her başlattığınız da otomatik bir ip
alıyor.Bunu yapmamızın nedeni ise şu an ilk öncelikli
hedefimiz en basit şekilde bir bilgisayar ağı kurabilmenizi
sağlamak. Daha sonra sabit IP vererek zaten uygulamalar
yapacağız.
Windows 98'te masa üstünde bulunan Ağ komşularına
tıkladığınız zaman Ağ'a bağlı bulunan bilgisayarları
göreceksiniz
Windows 98 ile disk ya da bölümlerinizi çok rahatlıkla
paylaşıma açabilirsiniz. Eğer disk yada bölümlerinizi
paylaşıma açmak istiyorsanız diskinizin ya da
bölümünüzün üzerine sağ tıklayıp paylaşım sekmesinden
diskinizi ya da bölümünüzü tüm ağ ortamına
açabilirsiniz. Aynı şey yazıcılarınız içinde geçerlidir.
Şimdi eğer her iki sisteminiz ya da diğer bütün Ağ'a
bağlı bilgisayarlarınız Windows 98 işletim sistemiyle ağ'a
bağlanıyorsa bilgisayar adı dışında bütün ayarlar aynı
olacak biçimde ayarlayın. Windows 98 işletim sisteminde bu
adımları gerçekleştirdikten sonra ağımız çalışır bir
şekilde hazır sizi bekliyor olacaktır.
Windows 2000 işletim sistemi kurulu
bilgisayarlar için gerekli ayarlamalar
Başlat-->Ayarlar-->Denetim Masası-->Ağ ve Çevirmeli
Bağlantılar' ı açıyoruz
Kablonuzun takılı olduğu ethernet kartı için Yerel Ağ ve
Bağlantısı kısmını açın. Ethernet kartınızı
sisteminize kurmanız ile birlikte bir çalışma grubu için
gerekli olan bileşenlerde zaten kurulmuş oluyor. Şimdilik
başka protokollere ihtiyacımız yok. Normal ayarlar bize
yetiyor.
Başlat-->Ayarlar-->Denetim Masası-->Sistem kısmını
açıyoruz.
Ağ Kimliği sekmesini tıklıyoruz. Ekrandaki görünen
Özellikler bölümüne açtığımız zaman Bizden bilgisayar
adını ve Çalışma grubunuzu yazmanız isteniyor. Ortak
çalışma grubunuzun adını verip, farklı bir bilgisayar adı
tanımlıyoruz. Windows'unuzu ağa bağlamak için bütün
yapmanız gereken bu. Her iki sistem için de aynı çalışma
gurubunu yazmalısınız.
-Masa üstündeki ağ bağlantılarımdaki yakındaki
bilgisayarlar'a bakarsanız ağ'ınızdaki bilgisayarları
görebilirsiniz-
Kullanıcıların büyük çoğunluğunun asıl zorlandığı
kısım dosya ve yazıcı paylaşımı. Windows 2000/XP'de,
Win98'in aksine, kaynaklarınızı kullanıma açtığınız
zaman herkes giremiyor. Windows 2000, kullanıcılara
"Arkadaş dur bakalım, senin buraya erişme hakkın var
mı?" diye soruyor.
-Windows 98'ten Windows 2000 de paylaşılmış kaynağa
erişirken çokça karşılaşılan sorun-
Yukarıdaki resimde görülen "Ağ parolasını girin"
kısmında ister admin parolası girin, ister kendi bilgisayar
parolanızı fayda etmez. Bu hata şu ifadeyi taşır:
"Bağlanmaya çalıştığınız Windows 2000'nin
kullanıcılar kısmında tanımlı değilsiniz".
O zaman Windows 98'ten bağlanmaya çalıştığımız Windows
2000'e kullanıcı tanımımızı ekleyelim. Peki kullanıcı
tanımı derken neyi kastediyoruz? Bilgisayarı açtığınız
zaman ki login olurken kullandığınız kullanıcı adı ve
parolası.
Windows 2000'de bu parola sorunu fazla sorun yaratmasa da
Windows98 de çok sorunlar çıkıyor (Enter'a basıp login bile
olabiliyorsunuz yani) Kullanıcılar yanlışlıkla Win98 login
kısmına şifre yazarken bir karakteri yanlış yazsalar dahi
oturum ağa açılır, ağınızda bulunan diğer Win98'in
paylaşılmış kaynaklarına rahatlıkla (yol geçen hanı gibi)
erişebilmenize rağmen, ağınızdaki Windows 2000 yüklü bir
bilgisayarın paylaşmış olduğu kaynağa erişmeniz mümkün
değildir. Çünkü siz o bilgisayarın kullanıcılar
kısmındaki hesabında bulunan login şifrenizi
(yanlışlıklada olsa) farklı bir şifre kullanarak kendi
Windows 98'i açtınız. Windows 2000'de hiç ciddiyetini
bozmadan, size "sen kimsin kardeşim?" der ;-) Lafın
özü ilişkinizi hemen koparır. Böyle bir durumda Windows 98
işletim sisteminde tekrar login olun ve kullanıcı adı ile
şifrenizi doğru bir şekilde girmeyi deneyin.
Windows 2000'lerin bağlanma konusunda böyle bir sorunu yoktur
çünkü Login sırasında sizin belirlemiş olduğunuz
kullanıcı adı ve parolası dışında sisteme zaten girmenizin
olanağı yoktur. O yüzden böyle talihsiz kazalarla
karşılaşmazsınız.
Bunun dışında Windows 2000'de Windows 98 olduğu gibi
diskinizin yada bölümünüzün tamamını paylaşıma açma
gibi bir zorunluluğunuz yok. Sadece İstediğiniz klasörleri
paylaşıma açabilirsiniz.
-Kaynaklarınızı görmek istediğiniz ağdaki kullanıcıların
kendi bilgisayarındaki login kullanıcı adı ve parolasını
buraya ekleyin ama mutlaka özelliklerden güvenliğiniz için
sınırlandırın.
Windows 2000 işletim sisteminde paylaşıma açtığınız
kaynakların da erişim izinlerini düzenleyebiliriz. Mesela
"Belgelerim klasörünü" paylaşıma açtınız.
Burada ki izinler kısmından belgelerinizin sadece okunabilir
olmasına izin verebilir. Sadece belli kullanıcılarında teker
teker "Ad Ekleme" bölümünden ekleyerek ayrı
kısıtlamalar verebilirsiniz. Aşağıda ad kısmımda görülen
"Everyone" ise kullanıcı hesabınızda kayıtlı olan
bütün kullanıcıların verdiğiniz izinler doğrultusunda
paylaşılan kaynağa erişebileceğini gösteriyor
Neyse güvenliğe fazla girdik gibi ;-) Amacımız, bir ağı
nasıl oluşturup kaynaklarımızı paylaştırmaktı. Sanırım
bunu da başardık. Burada anlattığımız Windows 2000 ile
ilgili tüm ayarlar Windows XP için de geçerlidir. Tekrar
anlatmaya gerek duymuyorum.
Ufak çaplı bir LAN kurmak işte bu kadar basit. Bu yazımızda
nasıl kablolama yapacağınızdan ve işletim sisteminize göre
yapmanız gereken ayarlardan bahsettik. Bir sonraki yazımızda,
Dinamik(değişken) ip ve statik(sabit) ip kullanarak nasıl
internet paylaşımı yapabileceğinizi, Remote Admin programı
ile nasıl uzaktaki bir bilgisayara hükmedebileceğinizi
göstereceğiz.
Bilgisayar ağları rehberimizin bir önceki, yani 2.
bölümünde, kablolama hakkında bilgi verip
bilgisayarlarımızı network ortamına en basit şekilde
aktarmayı göstermeye çalıştık.
Rehberimizin üçüncü bölümünde sizlere ICS(Internet Content
Sharing) ile Internet paylaşımını nasıl yapabileceğinizi
gösterip, eğer network sistemine bağlı bilgisayarlarla zaman
geçiriyorsanız, çok işinize yaracak bir program olan Remote
Admin programı ile uzaktaki bilgisayarları nasıl kontrol
edebileceğiniz hakkında bilgi vereceğiz.
Internet'i paylaştırmak hiçte zor değil!
Geçen yazılarımızda da belirttiğimiz gibi herhangi bir yerel
ağ içinde bulunan bilgisayarların bazı kaynaklarını
paylaşması maddi anlamda çok büyük rahatlık sağlar. Bir
yerel ağda herhangi bir bilgisayarda bulunan modem'i Internet'e
açarak tüm ağınızın Internet'e bağlanmasını
sağlayabilirsiniz. Hem de çok kolay bir şekilde.
Şimdi anlatacağım "Internet'i nasıl
paylaştırırız?" konusu için bilgisayar ağınızın
hazır ve çalışır durumda olduğunu varsayıyorum. İlk
hedefimiz olan kolay bir şekilde paylaşımı, proxy olarak
nitelendirdiğimiz 3. parti bir yazılım kullanmadan, sadece
Windows'un içinde bulunan Internet bağlantı paylaşımı ile
gerçekleştireceğim.
Windows 98SE/ME'de Adım Adım ICS ile Internet Paylaşımı
Windows 98SE'den itibaren Microsoft, kendi işletim sisteminin
içinde Internet'i kolayca paylaştırabilmemiz için ICS
(Internet Connection Sharing) uygulamasını bütün işletim
sistemlerine ekledi.
ICS, bir yerel ağda (LAN'da) Internet'e çıkmış olduğunuz
bilgisayar üzerinden diğer bilgisayarlara Internet'i
paylaştırmak amacıyla kullanılan bir uygulamadır.
Şimdi Internet paylaşımının nasıl yapılacağını
görelim.
Modem'in olduğu bilgisayar için gerekli ayarlamalar:
Benim sistemimde WindowsME yüklüydü. Ufak tefek farklılıklar
dışında görüntüler Windows98SE ile aynıdır.
İlk önce Denetim Masası - Program Ekle/Kaldır - Windows Kur'a
gelerek İletişim şeçeneğini seçip Ayrıntılar'a
tıklayın.
Internet Bağlantı Paylaşımı'nı (ICS'yi) işaretleyip
sisteminize yükledikten sonra hemen ardından Ev ağı kurma
sihirbazı bağlıyacaktır.Daha sonra ileri dedikten sonra
Internet'e bağlanırken kullanmış olduğunuz Modem'i
seçeceğiniz kısım geliyor.
Eğer DialUp ile Internet'e çıkıyorsanız onu, Kablo Net /
ADSL kullanıyorsanız bu modemleri bilgisayara bağlamış
olduğunuz bağdaştırıcıyı seçeceksiniz. Örneğin ben
Internete çıkmak için kullandığım Kablo Modem'in
bilgisayarım'a bağlı olduğu ethernet kartını
şeçtim.İleri diyerek burayı da geçiyoruz. Bu program, yerel
ağa bağlandığımız ethernet kartımız'ın ip numarasını
198.162.0.1, Alt Ağ Maskesi'de 255.255.255.0 olarak sabit
yapıyor.
Internet'i paylaşacağımız diğer bilgisayarlar için gerekli
ayarlamaları hızlı bir şekilde yapmak için Ev Ağı Kur
disketi'mizi oluşturalım. Bunun için boş tek disket yeterli.
Bu işlem bittikten sonra diğer bilgisayarları ayarlamak için
oluşturduğunuz disketi çıkarıp bilgisayarınızı baştan
başlatın.
Diğer bilgisayarların ayarlanması:
Oluşturduğumuz disketi Internet'e çıkacak diğer
bilgisayarlara takarak içindeki programı çalıştırın. Bu
disketteki program, sizin elle yapacağınız birtakım şeyleri
otomatik yapmasını sağlıyor. Kaldı ki modem olmayan diğer
bilgisayarlarda bunlar default olarak çoğu zaman ayarlı
oluyor. Şimdi isterseniz biraz Internet paylaşımını talep
eden bir ağdaki bilgisayarların ayarlamalarının nasıl
olması gerektiğini söyleyelim.
Eğer disketteki uygulamayı çalıştırmadıysanız yapmanız
gereken 2 işlem var:
1-) Şimdi'ye kadar, deminden ICS'nin kurulu olduğu bilgisayar
hariç hiç sabit ip kullanmadık, ki ICS'nin yapmış olduğu bu
işlem Internet'in paylaşılması için program tarafından
zorunlu olarak yapılan sabit bir atamadır.
Şuan sadece ICS'nin bağlı olduğu bilgisayar'ın sabit ip
numarası var. Diğer bilgisayarlar için sabit bir ip numarası
vermiyoruz. Onlar her açıldıklarında DHCP serverdan kendileri
192.168.0. X türevinde bir otomatik ip alacaklar.
Geçen yazımızdan hatırlayacağınız gibi bu işlemi kontrol
etmek için Denetim Masasında- Ağ ayarlarına girip Yerel Ağ'a
bağlantı kurduğunuz ethernet kartının TCP/IP kısmından
özellikleri seçiyorsunuz.
IP adresi kısmına bakacak olursanız eğer otomatik olarak bir
IP adresi al seçili ise sorun yok demektir. Eğer sabit bir ip
adresi varsa onu "otomatik olarak bir ip adresi al"
sekmesini seçerek işlemimizi tamamlıyoruz.
2-)Internet explorer'da gerekli olan ayarlamayı yapmanız
gerekli. Ayarlama yapacağınız bilgisayara da herhangi IE
açarak Araçlar-Internet özellikleri-Bağlantılar'a gelip üst
sağda bulunan IE'ınızın Ağ ortamından Internet'e
bağlanmanızı sağlamak için gerekli ayarı yapmanızı
sağlayan kur sihirbazını çalıştırın.(Bu arada ben IE'nin
en son sürümünü yüklemiştim. O yüzden altta ingilizce
görünüyor. ;-) )
Internet Bağlantı sihirbazı açıldığında aşağıdaki
resimde de görülen "Internet bağlantımı kendim kurmak
ya da yerel bir ağ (LAN) üzerinden bağlanmak istiyorum"
seçeneğini seçip ilerliyoruz.
Burada da "Bir yerel ağ (LAN) üzerinden
bağlanıyorum" seçeneğini seçip ilerliyoruz.
Sadece "Proxy sucuyu otomatik olarak bul" olduğunu
gördükten sonra burayı da geçiyoruz. Bundan sonraki ekranda
da "yeni bir mail hesabı istiyor musunuz?"
gibilerinden bir soru geliyor; buna hayır diyelim ve geçelim.
Karşımıza çıkan en son ekranda ki "son" sekmesini
tıkladıktan sonra artık Internet'e yerel ağ üzerinden
bağlanabiliriz. (Tabi Modem'in bağlı olduğu bilgisayar şuan
Internet'e bağlı ise)

Windows 2000/XP'de Adım Adım ICS
ile Internet Paylaşımı
Windows 2000/XP işletim sisteminde Internet paylaşımı daha da
kolay yapılıyor. Şimdi Modem'in bağlı olduğu bilgisayar ve
ağdaki diğer bilgisayarların nasıl ayarlanacağına bakalım.
Modem'in olduğu bilgisayar için gerekli ayarlamalar:
Denetim Masası - Ağ ve Çevirmeli Bağlantılar kısmına
gelin. Burada sisteminizdeki kurulu olan Dial up Modem, Ethernet
kartları,yada diğer ağlar ile ilgili bağlantıları
göreceksiniz.
Yukarıda görmüş olduğunuz gibi Modem'in olduğu bilgisayarda
genelde 2 tane bağlantı bulunuyor. Birincisi diğer
bilgisayarlarla olan ağ bağlantısı, ikincisi de DialUp yada
Internet'e çıkmak için kullanmış olduğunuz diğer
bağlantı türlerinin bilgisayarınızda kurmuş olduğu
bağlantılar. Örneğin yukarıda benim bilgisayarımdaki Kablo
Modem'in bağlantısını ve diğer bilgisayarlarla olan network
bağlantısını görüyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey
DialUp yada Kablo Modem bağlantınızın özelliklerine girip
paylaşım kısmından "Bu bağlantı için Internet
Bağlantı Paylaşımı'nı etkinleştir" seçeneğini
işaretleyip tamam demek.
Tamam dedikten sonra ekrana bir uyarı mesajı geliyor. Yerel ağ
bağdaştırıcınızın yani Ağ'a erişirken kullanmış
oldunuz ethernet kartınızın IP adresi 192.168.0.1 olarak sabit
olmak kaydıyla değiştiriliyor.Uyarıda şunu söylemeyi de
ihmal etmiyor: "Diğer bilgisayarların otomatik IP adresi
almak üzere ayarlanmanız gerekiyor".
Bazen karşılaşılan sorunlardan biri de ethernet kartlarının
hangisinde Modem'in bağlı olduğunu karıştıran
kullanıcılar bazen burada karışıklık yaşayabiliyorlar.
Nedeni ise paylaşıma açarken Kablo Modem'in yerine, LAN
bağlantısını paylaşıma açmaktır. Çünkü bu seferde
sabit IP, Modem'in olduğu bağlantıya verilecektir.Kablo
Modem'e sabit IP verilince de ağınızdaki diğer
kullanıcıları bırakın siz bile Internet'e çıkamazsınız.
Evet, Windows 2000/XP 'de ICS ile Internet paylaşımı bu kadar
kolay sadece yapmanız gereken Modeminizi paylaşıma açmak.
Diğer kullanıcılarda yapılan ayarlamaları anlatmıyorum
çünkü daha önceden Win98/ME'de "diğer bilgisayarların
ayarlanması" kısmında anlattığım 1. ve 2. adımın
aynısını diğer bilgisayarlara burada da uyguluyorsunuz.
İşte ICS ile Internet paylaşımını hem kolay hem de sorunsuz
bir biçimde gerçekleştirebilirsiniz. Eğer diğer
bilgisayarlara Internet erişimi verirken bazı kısıtlamalar
getirecekseniz. O zaman proxy kurmanız gerekecek. Böylelikle
diğer bilgisayarlara da birer sabit IP verebilirsiniz.Ancak
şunu belirtmeleyim ki ICS her ne kadar yönetimsel açısından
hiç bir şey yapamasa da (kısıtlamalar,Log tutma vs.) hiç bir
yere bağlanmama sorunu da yaşamassınız.
Remote Admin ile Uzaktaki
Bilgisayarlarınıza Hükmedin
Bir yerel ağı yöneten kişilerin en büyük sıkıntısı
yazılımsal ufak tek sorunlar için yerinden kalkıp sorunun
olduğu bilgisayara gidip düzeltmek için gün boyu koşuşturma
içerisinde olmalarıdır.
Bu soruna yönelik bir çok, yani uzaktaki bilgisayarları
yönetmeye yönelik program olsa da şuan sizlere anlatacağım
program olan Remote Admin programını son derece kullanışlı
ve basit olması sebebiyle aralarından sıyrılıyor. Bu program
ile bir yerel ağ yada Internet'ten, programın yüklü olduğu
bilgisayarları kontrol edebilirsiniz.
Programın kurulumu
Programı kurarken karşılaşacağınız aşağıdaki ekranda
"Install RAdmin server as system service" modunu
işaretli olarak kurun. Bu şeçenekle kurmamızın sebebi her
Windows açılışınca programın tray'da hazır çalışır
vaziyette yer alması ve her istediğiniz bilgisayardan diğer
bilgisayarlara bağlanabilmenizi sağlaması. Bu özellikle
kurmak çok faydalı oluyor fakat şifrenizi kimseye vermeyin
zira bilgisayarına başka biri tarafından erişilmiş olduğu
bilgisayar sahiplerinden biri size telefon edip mouse'um ekranda
kendi kendine oynayıp duruyor diyebilir ;-)
Burayıda geçtiğimiz zaman karşınıza gelecek ekran, kurmuş
olduğunuz bilgisayara bağlanırken kullanacağınız en az 8
karakterli şifreyi gireceğiniz şifre ekranı. Şifrenizi girip
OK dedikten sonra bilgisayarınızı baştan başlatın. Artık
Remote Admin programı bilgisayara kurulmuş olacaktır.
Unutmadan yerel ağınızda uzaktan erişebileceğiniz bütün
bilgisayarlara bu programı kurmanız gerekiyor.

Şimdi programı incelemeye başlayalım.Aşağıdaki resimde
görüldüğü üzere Program'ın 4 kısmı var.
Remote Administrator viewer: Programı yöneteceğiniz konsol.
Settings for Remote Administrator server: Programın ayarlarını
değiştirebileceğiniz kısım.
Start Remote Administrator server: Eğer Programınız uzaktaki
herhangi bir bağlantının olabilmesi için çalışır bir
şekilde tray'de beklemiyorsa buradan programı
çalıştırabilirsiniz.
Stop Remote Administrator server: Bu da Tray'de çalışan
uygulamayı durduruyor. Bu sayede sisteme hiç kimse uzaktan
erişemez.

Şimdi uzaktaki bilgisayara erişmek
için Remote Administrator Viewer'ı çalıştırın. Yeni
bağlantı kurmak için Connection Menüsünden New'i seçin.
New Connection kısmındaki Name of entry kısmına o
bilgisayarın ismini verin ya da aklınızda o bilgisayarı
çağrıştıran birşey. IP address or DNS name kısmına da
bağlanacağınız bilgisayarın IP adresini girin. Sabit IP'ye
sahip bilgisayarlarda sorun yok çünkü siz hangi IP'nin kime
ait olduğunu biliyorsunuz. Fakat şimdi diyeceksiniz ki her
defasında otomatik IP adresi alan karşı bilgisayarın ip
adresini nereden bileceğiz? Evet ICS ile Internet paylaşımı
yaptığımız için Modem'in bağlı olduğu bilgisayar hariç
diğer bilgisayarlar sabit IP'ye sahip değiller. O yüzden IP
adresini şuan için bilemiyoruz.
Nasıl öğreneceğiz peki? Bulunduğumuz yerel ağ'daki
bağlanacağımız bilgisayarın sahibine telefon açıp
"Şey...ben sizin bilgisayarınıza bağlanacaktım da IP
adresinizi söylermisiniz?" gibi bir soruyu sorsak, oda
bilgisayarındaki trayde duran Remote Admin programının
üzerine gelip kendi IP numarasına baktıktan sonra size
cevabını verirse sorun yok ;-) Zaten siz 192.168.0.X kısmını
biliyorsunuz önemli olan son X kısmı. Onunda 255 kadar
olasılığı var ;-)
Şaka bir yana peki nasıl halledeceğiz bu sorunu? Bizim
donanım testlerinde sürekli kullandığımız her derde deva,
Sisoft Sandra programı yine iş başında. ;-) Eğer
ağınızdaki diğer bilgisayarlar otomatik IP adresi alıyorsa o
zaman Sisoft Sandra'daki Network Benchmark progamı ile LAN'daki
bilgisayarların IP adreslerine ulaşabilirsiniz. Sabitse zaten
sorun yok.
Şimdi bağlantının özelliklerine bakalım bunu
gerçekleştirmek içinde ekrandaki bağlantıyı seçtikten
sonra Connection-Properties'i tıklıyorsunuz.Buradan Remote
control/view sekmesine geçin.
Color Format: Sizin uzaktaki bilgisayara bağlandığınızda
ekranın ne kadar renk derinliğini sahip olması gerektiğini
belirttiğiniz seçeneklerden oluşuyor.
View Mode: Uzaktaki bilgisayara bağlandığınız zaman karşı
tarafının ekran görüntüsünün:
-Normal View: Normal bir explorer kadar mı?
-Fullscreen view:Tamamen ekranınızı kaplayacak bir biçimde
mi?
-Stretch view :Ufak bir pencerede içinde açılıp sizin
istediğiniz gibi genişletebilmenize olanak sağlayan bir
biçimde mi" açılmasını belirteceğiniz seçeneklerden
oluşuyor.
Maximum number of updates per second: Uzaktaki bilgisayarları
masaüstünü görerek tamamen kontrol ederken, ekrana gelen
saniyede ki görüntüyü belirleyeceğiniz yer. 100 normal
şartlarda gayet yeterli bir rakam. 500'e kadar yolu var.
100Mbps bir ağ'da aşağıdaki ayarlarla hiç bir takılma
olmadan uzaktaki bilgisayarı yönetebilirsiniz. Fakat daha
önceden belirttiğim gibi bu programla Internet'ten de
bağlantı gerçekleştirebiliyorsunuz. Eğer Internet'ten
uzaktaki bir bilgisayara bağlanacaksanız, Internet
hızınızın en az 256Kbps olması sizin için yeterli olabilir.
Tabii ayarları kısarak.
IP adreslerini ve gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra geldi
bağlanma Moduna. Remote Admin ile 5 farklı şekilde uzaktaki
bilgisayara bağlanabiliyorsunuz.
Full Control: Klavye ve Mouse
kontrolü de kullanarak uzaktaki bilgisayarı kendi
bilgisayarınız gibi rahatlıkla kullanabileceğiniz bağlanma
modu.
View: Sadece ekranı görüp izleyebileceğiniz müdahale
edemeyeceğiniz bağlanma modu.
Telnet: Telnet ile bağlantıyı gerçekleştirebileceğiniz
bağlantı modu. Gerçi Telnet'i kullanan varmı bilmiyorum ama
olsa bile SSH, Telnet'ten daha güvenli.
File transfer: Bu modda, dosya transferini
gerçekleştirebiliyorsunuz. Ne gerek var demeyin, izine filan
bakmıyor direk bütün sürücüler emrinizde
Shutdown: Uzaktaki bilgisayarı kapatabiliyorsunuz.
Şimdi bağlantınızın üzerine çift tıklayın ve uzaktaki
bilgisayara bağlanmak için hazırlanın. Ekrana aşağıdaki
gibi bir görüntü geldiyse işler yolunda demektir.
Bağlanacağız bilgisayarın şifresini yazın ve
bağlanın.(Hepsine aynı şifreyi vererek kurarsanız
karışmaz)

Eğer aşağıdaki gibi bir görüntü geldiyse ya girilen IP
adresi yanlıştır ya, o IP adresinde Remote Admin programı
kurulu değil, ya da trayde çalışmıyordur.

Eğer Uzaktaki bilgisayara
bağlandıysanız onun Masaüstünü de şuan görüyorsunuzdur.

2 Bilgisayarı ayrı ayrı birbirine bağlandım sonuç ortada
Karşılıklı 2 ayna gibi
Evet, üçüncü bölümle bu yazı dizimizi bitirdik. Sizlere
anlatmış olduğum ICS bir çok deneyimsiz kullanıcıya ilaç
gibi gelecektir. Şuan okuduğunuz şeyler belki anlamsız
gelebilir fakat uygulama yapma şansınız olursa bu yazıyı
okuyarak sorunsuz bir biçimde bu işlemleri
gerçekleştirebilirsiniz. Remote Admin programı gerçekten ufak
bir yerel ağdaki sistem yöneticisinin işini son derece
basitleştirecek türden.