Network Eğitim Notları
Bu yazımızda Network ve Windows NT Server Version 4.0 üzerinde yoğunlaşacağız. 2000 ve XP’ye değinmeyeceğim çünkü asıl olan temeldir. Bu temeli yükseltmek ise her birimizin bireysel görevidir. Önünüzde bulunan bu döküman içerisinden Network konusunda detaylı, Windows NT Server için başlangıç aşamasında gerekli ön bilgileri bulacaksınız. Windows NT konusunda daha geniş bilgiler bulabileceğiniz kitaplar dökümanın sonunda ayrıca tavsiye edilmiştir. Özellikle başlangıç için bu dökümanı okuyarak öğrenebileceğimize, bildiklerimizi pekiştirebileceğimize inanıyorum. Başarıya ulaşmanın temel iki şartı kendinize güvenmeniz ve başaracağınıza inanmanızdır.
Sorunne.net
İŞLETİM SİSTEMLERİNE GENEL BAKIŞ
OPERATİNG SYSTEM (İşletim Sistemi): Donanımı kontrol eden ve uygulama programlarının yazılabileceği tabanı oluşturan sistem programlarıdır.
İki Tür Etkileşim vardır:
a) Komut Satırı (DOS)
b) Grafiksel (Windows )
1985’lerde ağ işletim sistemleri hızla gelişmeye başlamıştır. Peer-to-peer ağlarda bilgisayarlar kaynak paylaşabilir. Server-centric ağlarda özel bir bilgisayar ağa hizmet etmek için kullanılır. 1989 yılında ağ işletim sistemleri satan firmaların özel protocol’ler yerine açık protokolleri destekleme kararı alması sektörün hızlı bir büyüme trendine girmesine yolaçmıştır. Buna göre firmalar farklı işletim sistemleri arasında çok kolay geçişler yapabilecekti. Nitekim sonuç beklenildiği gibi oldu. Firmalar (özellikle büyük ve orta ölçekli olanlar) birden fazla işletim sistemini kendi networklerinde aynı anda kullanmaya başladılar. Bunun doğal bir sonucu olarak sistem yazılım firmaları arasında büyük rekabet ortamı oluştu. Kurstaki amacımız öncelikle Microsoft firmasının işletim sistemi olan Windows NT’yi çok iyi kavramak daha sonra enterprise diye tanımladığımız networklerde NT’nin neler başarabildiğini görmektir. Asıl konuya geçmeden önce işlemciler ve işletim sistemleri hakkında genel bilgileri hatırlayalım.
İŞLEMCİLER
CISC İşlemciler: Intel x86 tabanlı işlemcilerdir. Çok sayıda ve uzun makina kodu içerirler.
RISC İşlemciler: 80 li yıllarda geliştirilen işlemcilerdir. Makina komutları az sayıda ve kısa komutlardır. Bu nedenle daha iyi performans sağlamaktadırlar.
RISC işlemciler CISC’lere göre çok daha hızlıdır. Ancak piyasaya daha sonra girdiği için eski işletim sistemlerin ile çalıştırıldığında performans kalitesi düşmektedir. İşlemciler NT’de çok büyük önem taşır. NT aslında intel işlemciler için yazılmış bir işletim sistemidir. Ancak RISC işlemcilerde de çalışabilmektedir. Ama bu işlemcilerde NT’yi verimli olarak kullanmak için dikkat etmek gerekiyor. Kısacası CISC ve RISC işlemciler arasında kurulumlarda da olmak üzere bir çok farklılıklar bulunmaktadır.
İşletim sistemlerine genel bir bakış yapalım. Onları incelerken dikkat ettiğimiz bir kaç kriter var, lütfen sizde o kriterlerin neler olduğunu bulmaya çalışın.
DOS: 16-bit çalışır. Tüm x 86 tabanlı PC lerde kullanılır. Komut satırı etkileşimi kullanır. Bellek ve sabit diskte az yer kaplar, kurulumu ve kullanımı çok kolaydır. Düşük konfigurasyonlu PC lerde çalışabilmektedir.
WINDOWS 3.1: 16-bit yapıda olup, DOS la beraber çalıştığı için tam bir işletim sistemi sayılmamıştır. Ama ilk olarak grafik arabirimi, multimedya ve çok görevlilik desteği vermesi kullanıcılara büyük avantajlar sağlamış buna bağlı olarak PC kullanımını önemli ölçüde arttırmıştır. Eğer Windows 3.1 çıkmasaydı insanlar komut satırlarına mahkum olduğu için PC’ler eminim günümüzdeki kadar yaygın kullanıma sahip olamayacaktı.
WINDOWS 95/98: Windows 3.1 den sonra yepyeni bir kullanıcı ara yüzüyle geldi ve tam bir işletim sistemiydi. Dünyada 150 milyondan fazla satıldı. 32- bit mimari, gerçek çok görevlilik, plug and play, DOS’tan bağımsızlık önemli avantajlarından bir kaç tanesidir. Bill Gates 95 için şöyle demiştir: “Windows everywhere”. Ve gerçekten de bugün söylediği gibi oldu öyle değil mi.
WINDOWS NT :Bu kısmı dikkatli okuyalım!!
1980’lerde IBM ve Microsoft, OS/2 işletim sistemini ortak bir çalışma ile yürütüyorlardı. Sonra Microsoft ayrıldı. 1988’de David N.Cutler yönetiminde NT çalışmalarına başlandı. 93’te ilk defa piyasa ile tanıştı. NT nin kısaca gelişimi şöyle olmuştur.
WINNT 3.1 1993 YAZ
WINNT 3.5 1994 YAZ
WINNT 3.51 1995 HAZİRAN
WINNT 4.0 1996 YAZ
Tarihsel bir süreçte NT uygulamalarının incelediğimizde NT 3.1 DOS ve Windows 3.1 in yanında ağ hizmet birimi olarak gelmiştir. Arabirimi Windows 3.1 ve 95 ile aynıdır. 32-bit mimari ile 4 GB adresleme, öncelikli çok görevlilik, kullanıcı düzeyinde güvenlik gibi özellikleri bulunmaktadır. Piyasada en çok uygulama ve SQL server olarak kullanılmaktadır. Bunun yanında gelişen internet ortamlarında Proxy ve Exchange server gibi ek uygulamalarıda sık kullanılmaktadır. Kurulum olarak hemen hemen Windows 95 ile aynı zorluktadır. Bunun dışında Windows 95’te yer alan plug and play özelliğinin olmaması en büyük dezavantajlarından biridir.
Yine Bill Gates’in şu cümlesi ile insanların neden NT’yi tercih ettiğini kısaca özetleyebiliriz: “Niçin NT’ye ihtiyacınız olduğunu bilmiyorsanız muhtemelen NT’ye ihtiyacınız yoktur.”
Bu aşamada NT’nin piyasada çok popüler olmasının bir kaç nedenini kısaca sıralamamız faydalı olacaktır. Öncelikle kurulumu diğer ağ işletim sistemlerine göre çok daha kolaydır. Mükemmel bir güvenlik yapısının yanında windows tabanlı her türlü programı destekliyebilmektedir. Ayrıca windows işletim sistemi yüklü bilgisayarları network ortamında kolayca denetleyebilme özelliğine sahiptir. Bu özellikleri gözönüne alındığında windows tabanlı pc lerden oluşan ağlar için en uygun server NT dir.
Microsoft her yeni sürümünde NT nin rakiplerine göre eksik kalan yönlerini geliştirmiş ve buna bağlı olarak da sektördeki pazar payını %60 lara kadar çıkartmıştır. Windows NT 4.0 versiyonunda Netware firmasının Nowell işletim sistemi hedef seçilmiş ve istenilen amaca ulaşılmıştır. Nowell e olan talep ciddi oranda azalmış, pazardaki payını NT ye kaptırmıştır. Microsoft NT nin son sürümüyle (Windows 2000) de aynı stratejiyi Unix için uygulamaktadır.
NETWARE:
Novell Netware günümüzde 40.000 LAN üzerinden yaklaşık 4.000.0000 kişiye hizmet vermektedir.. 1991 yılına kadar küçük bir ağa ihtiyacı olan işletmeler için Entry Level System Netware ürünü yeterli oldu. Sonra masa üstü PC ler için Personal Netware ve Peer-to-peer ağlar için Netware Lite çıktı. Personal Netware tamamen DOS ve Windows 3.1 için çıkmıştı. Bu yeni sistem hem onlara uyumlu, hem de onların yerine geçebilecek bir işletim sistemiydi. Advanced Netware ise daha büyük ağlar için tasarlanmış bir üründü. Fakat bu ürün de ancak 1000 kullanıcıya kadar destek verebiliyordu.
Günümüzde ençok kullanılan sürümü Netware 4x dir. Sınırsız sayıda kullanıcı desteği vermektedir; ancak NT ve OS/2 sağladığı sistem bozulmalarına karşı koruma ve öncelikli çok görevliliği desteklememektedir. Bunun yanında aygıt sürücülerinin otomatik olarak yüklenebilmesi Netware in en büyük avatajıdır.
NT nin Netware için devreye soktuğu geçiş servisleri:
1) NT 3.1 e NWLink= IPX/SPX uyumlu bir aktarma katmanı
2) NT 3.5 e Gateway for Netware ve Migration Tool for Netware .
3) NT 3.51 e File and Print Services for Netware
UNIX:
UNIX tarihinde Digital ve AT&T firmaları vardır. 1973’te UNIX AT&T’nin BELL Labaratuarlarında C programlama diliyle yazılmıştır. Ancak Federal Commission bilgisayar ürünü satmayı yasakladığı için AT&T de ürününü okul ve kamu kuruluşlarına ücretsiz dağıttı ve böylece ilk ağ işletim sistemi kullanılmaya başlandı. Zaten internet oluşumuda bu networklerin birleşmesiyle başlamıştır. UNIX bir mainframe’dir.
OS/2:
OS/2 ilk olarak IBM ve Microsoft’un ortaklaşa çalıştığı bir proje idi. Microsoft ayrılınca IBM projeyi kendisi devam ettirdi. 4 MB RAM 20 MB sabit disk üzerinde çalışabilen ilk OS/2 sürümü IBM tarafından 1985 yılında piyasaya sürüldü. OS/2 NT den çok daha önce piyasa ile tanışmasına rağmen uzun yıllar ciddi bir başarı sağlayamamıştır; ta ki 1994 e kadar. 1994 te pazara sürülen ve Merlin olarak da tanınan yeni versiyon OS/2 WARP ile müthiş bir çıkış yapmıştır.
OS/2 WARP ın Özellikleri
· Nesneye yönelik 32-bitlik işletim sistemi.
· Bonus pack lerle gelen yardımcı programlar.
· Dos un FAT ine karşılık HPFS
· Değişik platform desteği
· Internete erişim
· 20.000 kelimelik sözlük
· Uzak erişim
Bütün bu özellikleri taşıyan Merlin çok büyük bir atak yaptı ama piyasada yine problemler yaşadı. Bu problemlerin en büyüğüde kuruluım oldu.
NETWORK’E GİRİŞ
Günümüzde teknoloji çok büyük bir hızla ilerliyor. Özellikle PC donanım ve network cihazları 3-4 ayda yerini yeni bir teknolojiye bırakıyor. Başlangıç aşamasındaki arkadaşları bu gelişmelerdeki hız ürkütebilir. Çünkü biliyoruzki her çıkan teknolojiyi takip etmek ve öğrenmek zorundayız, aksi takdirde sektörde yaşama şansımızı kaybederiz. Öncelikle bilmemiz hatta başka bir deyişle ezberlememiz gereken bazı terimler vardır. İlerleyen aşamalarda konuyla ilgili yorum yapabilmek için bu terimleri inceleyelim.
IRQ (Interrupt Requests)
IRQ ya sistemin PC’de kullandığımız cihazları tanımlama numaraları diyebiliriz. Sistem toplam 16 cihazı tanımlayabilir.
|
IRQ 0 |
System Timer |
IRQ 1 |
Keyboard |
|
IRQ 2 (9) |
Video Card |
IRQ 3 |
Com2, Com4 |
|
IRQ 4 |
Com1, Com3 |
IRQ 5 |
LPT2 or Sound |
|
IRQ 6 |
Floppy |
IRQ 7 |
LPT1 |
|
IRQ 8 |
Real-time clock |
IRQ 9 |
Redirected (2) |
|
IRQ 10 |
Boş |
IRQ 11 |
Boş |
|
IRQ 12 |
PS/2 Mouse |
IRQ 13 |
Math işlemci |
|
IRQ 14 |
Disk Controller |
IRQ 15 |
Boş |
INTRANET:TCP/IP protokolünü network (LAN) üzerinde kullanan ve aynı zamanda bu network üzerinden internete erişebilen networklere intranet denir.
EXTRANET:Eğer network kendi kaynaklarını internete açıyorsa bu tür ağlara da extranet denir.
INTERNET: Interneti diğer networklerden (intranet ve extranet) ayıran özellik kontrol mekanizmasıdır. Interneti tüm dünyanın kullandığı bir ağ olarak tanımlayabiliriz. Bu tanımla ise akla şu soruyu getirir:bu büyük networkü kim yönetiyor? Internetin spesifik bir yöneticisi yoktur. Aslında internet kendi içinde yönetilen bir çok alt ağların birleşiminden oluşan global bir ağdır.
ENTERPRISE: İçinde birden fazla network işletim sistemi bulunduran ağlara enterprise denir.
LAN ( Local Area Network ) En hızlı network çeşididir. İçinde bir veya birkaç hub bulundurur. Fiziksel olarak diğer network lerle kıyaslandığında LAN a bağlı tüm PC ler birbirine yakın olmak zorundadır. Genelde 100 Base T UTP kablo kullanılır.
WAN ( Wide Area Network ) Hız olarak kıyaslandığında LAN’dan daha yavaş bir networktür. En az iki LAN’nın Router’larla birleşmesiyle oluşur.
MAN ( Metrapolian Area Network) Yapısal olarak WAN gibi hız olarak kullanılan gelişmiş teknoloji sayesinde LAN hızına erişebilen networklerdir. MAN oluşumunda iletişim için Fiber-Optik gibi network elemanları kullanılır.
Teknolojide meydana gelen gelişmeler farklı sınıflandırmalara yol açabilir ama günümüzde sınıfladırma hız ve mekan kriterlerine göre yapılmaktadır.
VERİ İŞLEME MODELLERİ
1) MERKEZİ İŞLEME:
Main frame olarak adlandırılan büyük bilgisayarlar verinin saklanması ve düzenlenmesi için kullanılır. Kullanıcılar terminal olarak adlandırılan yerel cihazlarla veri girerler. Terminaller kullanıcının veri girmesini sağlayan bir girdi arabirimi, ve çıktı arabiriminden oluşur.
2) DAĞITIK İŞLEME:
Dağıtık işleme modelinde; bilgisayar işlemlerinin bir mainframe toplanarak işlenmesi yerine, networkteki bilgisayarların eşit şekilde işlem yükünü paylaşmasıyla oluşur. Her PC diğerine dayanmaksızın görevlerin bir alt kümesinde çalışır. Merkezi işleme ile rekabet edebilmek için dağıtık işleme modelinde her bir dağıtık PC'nin sağladığı bilgi ve servisleri kullanabilmek için PC ağ işletimi kullanır.
3) BİRLİKTE İŞLEME:
Bu model günümüzde gittikçe yaygınlaşmaktadır. Database serverlar birlikte işlemenin güzel bir örneğidir. Birlikte işleme dağıtık işleme modeline göre çalışan PC lerin tam olarak işleme imkanlarını paylaştığı sinerjik bir türüdür. Ortaklaşa yapılan işlemin PC’ ler arasında veri parçacıklarının aktırılarak işlenmesi yerine, birlikte işleme modelinde, aynı zaman dilinminde iki yada daha çok PC’ nin aynı işleme görevi üzerinde çalışabilme kabiliyeti vardır.
AĞ SERVİSLERİ
Ağ servisleri ağdaki PC’lerin network alt yapısından talep edebileceği isteklere bağlı olarak geliştirilmiştir. Bu olanakları düzenleyen özel bir PC vardır. Buna server denir. Sadece bu olanaklardan faydalanan PC’lerede client denir.
· Server sadece servis sağlar
· Client sadece servis ister
· Peer her iki işi de bir arada yapar
Single Server Ağlar:
Keskin biçimde belirlenmiş rolleri yerine getirirler. Bir servis sağlayıcı (server) ve servis isteyen (client)’lardan meydana gelir. 10-50 kullanıcılı networklerdir. Network ve data paylaşım güvenliği çok kolaydır. Çünkü tüm ağ yönetimi tek bir PC tarafından yapılmaktadır. Genelde 10-50 kullanıcılı networklerde Distributed Component Object Model çalışma mantığı vardır. Yani client’lar kendi işlemlerini kendileri yaparlar, server’ı ise sadece print ve dosya depolama merkezi olarak kullanırlar. .
Peer-to-Peer Ağlar:
Tüm birimler servis istediğinde bulunma hakkına sahiptir. Yani networkteki herhnagi bir bilgisayar farklı zaman dilimlerinde hem client hem de server olabilir. Bütün birimler yönetim mekanizması yönünden birbirine benzer. Yönetim ve data paylaşımı merkezi değildir . Kullanıcıların PC bilgisinin iyi olması gerekir. Çünkü her bilgisayar sadece kullanıcısı tarafından yönetilebilir. Genelde IPX/SPX veya NetBEUI protokolleri kullanılmaktadır. 2-10 kullanıcılı netwrokler için tavsiye edilir.
Application Server & File and Print Server :
(Uygulama Server’ı) Client’lar sadece bir işlemin yapılması için server’dan istekde bulunurlar. Server işlemi yapar ve client’a işlemin sonucunu bildirir. Yazıcı ve dosya server’ı ise hiçbir işlem yapmaz sadece dosya ve printer’ların kullanıcılar tarafından erişimlerini düzenler.
Ağ Servisleri
Bilgisayar uygulamaları görevlerini yerine getirmek için veri, işlem ve giriş-çıkış kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Ağ servisleri özel uygulamaları kullanarak bu kaynakların ortak kullanılmasını sağlar. Ağ uygulamaları kullanıcı uygulama programları ile etkileşimde oldukları halde servislerini sağlayan uygulamaların çoğu tek bir network işletim sistemde çalışırlar. Bir işletim sistemi seçilirken hangi ağ servislerine gereksinim duyulduğuna özellikle dikkat edilmelidir.
· File services * Database services * Print Services * Application services Messaging services
OSI (Open System Interconnect)
PROTOKOL:
Donanım ve yazılımı ilgilendiren belirli kurallar serisidir. Ağ servislerini gerçekleştirmek ve PC’ler arasında dolaşan veriyi ağ ortamında belirli kurallar çerçevesinde taşımak için kullanılır. Her protokol OSI modelinde kendine bir yer bulmak zorundadır. Araştırmacılar bir protokol inşa ederken OSI’yi göz önüne almak zorundadır. Kısacası OSI yi kavramak bütün ağ protokolleri ve ağlar hakkında bir fikir sahibi olmayı sağlar. Firmalar kendi ürünlerini tanıtırken OSI yi referans vermektedirler
OSI modeliyle ağ protokolleri ve bunların çalışmasındaki ayırım karşılaştırılmaktadır. LAN-WAN kavramları network tasarlanırken çok iyi ayrılması gerekir, böylece ağda kullanılan protokol ve network cihazları belirlenmiş olur. Aynı zamanda ağda kullanılması gereken servislerde belirlenmiş olur. İşletim sistemleri üreticilerinin geliştirdikleri protokollerin bir kurala uyması ve diğer protokollere geçiş sağlanması için bir anlaşmaya vardılar. OSI protokol geliştirimcileri için bir tasarım standarttı olmuş; onları birbirleri ile haberleşeceği duruma gelmeleri için yol göstermiştir.
OSI LAYERS (Katmanları)
7 Application Layer
6 Presentation Layer
5 Session Layer
4 Transport Layer
3 Network Layer
2 Data-Link Layer
1 Physical Layer
OSI modeli 7 katmanda incelenir. Her katman için belirli sorumluluklar ve servisler tanımlanmıştır. Modele göre, gerçekleştirimdeki her bir katmana karşılık gelen diğer PC deki aynı düzeydeki katmanla anlaşabilir. Ancak mesajın taşınmasında alt ve üst katmanlarla mesaj alış-verişi yapar. Her katman komşu katmandan aldığı bilgi parçacığının başlık kısmına (header) kendi denetim bilgisini ekler. Diğer PC deki katmanlardan ancak gönderici katmanla aynı seviyede olan mesajı çözebilir. Gelen mesaj çözüldükten sonra başka bir katmana gönderilir.
Bilgi akış yönü ve bilginin parçalarak iletilişi.
KAYNAK PC DATA HEDEF PC
|
Application L |
Mesaj |
Application L |
|
Presentation L |
Paket |
Presentation L |
|
Session L |
Paket |
Session L |
|
Transport L |
Segmentasyon-Datagram |
Transport L |
|
Network L |
Datagram Paket |
Network L |
|
Data-Link L |
Frame Paket |
Data-Link L |
|
Physical L |
Bits Paket |
Physical L |
PHYSICAL LAYER: (Fiziksel Katman)
Bağlantı Türleri:
Point-to-Point: İki birim arasındaki doğrudan bağlantıdır. Örneğin bir PC ye printer bağladığınızda Point-to-Point ağ olmuş olur.
Multipoint: En az 3 cihazın birbirine bağlanmış halidir. Çoklu bağlantı önceden mainframe lerle terminaller için kullanılıyor. Çoklu bağlantıda PC ler aynı bant genişliğini kullandığından toplam kapasite ortama bağlı tüm birimler tarafından paylaştırılır.
KABLOLAMA
Copper Wires:
Bakır kablolama çok ucuz ve kablolaması kolay olduğu için piyasada en çok kullanılan çeşittir. Kablo üzerinde düşük voltajda DC iletişim yapılır. Genelde ismini hep duyduğumuz UTP (Unshielded Twisted Pair) kablolama çeşiti kullanılır. UTP maximum kablolama uzunluğu 100 metredir. RJ45 Connector kablonun iki ucundada kullanılır. Çevre etkenlerine karşı çok duyarlıdır. UTP’den daha sağlam olan Shielded Twisted Pair de UTP gibi maximum 100 metre uzunluğunda kullanılabilir. Katagorilere ayrılır:
UTP/STP Category Speed
|
Cat 2 |
4 Mbps |
|
Cat 3 |
10 Mbps |
|
Cat 4 |
16 Mbps |
|
Cat 5 |
100 Mbps |
Coaxial Cable:
Bildiğimiz anten kablosuna benzer bir kablodur. Dizayn olarak aynıdır. İki çeşittir. Thinnet Coaxial (İnce), Thicknet Coaxial (Kalın).
Thinnet: .25 inches kalınlığında ve 185 metreye kadar kullanabileceğimiz, RG-58 ailesi olarak tanıdığımız kablo çeşididir. 50 ohm direnç kullanır.
Thicknet: .5 inches kalınlığında ve 500 metreye kadar kullanabileceğimiz bir kablo çeşididir. Thicnet kablo bağlantılarında transceiver (vampire tap) kullanılır.
Coaxial Types
|
RG-58 /U |
Solid Copper Core |
|
RG-58 A/U |
Stranded Wire Core |
|
RG-58 C/U |
Military Specification of RG-58 A/U |
|
RG-59 |
Broadband Transmission (TV cable) |
|
RG-62 |
ArcNet Network Cable |
Fiber Optic:
Gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Cam borunun içinden ışık sinyalleri geçirilerekten 100 Mbps-200.000 Mbps arasında bir hız sağlanır. 4 önemli avantajı vardır:
a) Işın göderdiği için manyetik alan yoktur. Kesinlikle bilgi transferinde karışma olmaz
b) Bir kablo üzerinden aynı anda birden çok ışın göderilebilir. ( telde bir akım vardır.)
c) Işığın bilgi taşıma kapasitesi elektriğinkinden çok dağa fazladır. Aynı zamanda WAN larda ışık hız etkisini göstermektedir.
d) Elektrik gibi ikiler halinde tel kullanılmaz. Aynı cam borudan hem gidiş hem geliş yapılabilir.
Dezavantajları:
a) Kurulumu çok zordur. Özellikle LAN larda.
b) Çok pahalıdır.
c) Tamir edilmesi zordur.
Radio Waves:
PC ler arası iletişimde RF de sinyelleri kullanılabiliyor. TV ve radyo kartını nasıl PC de kullanıyorsak iki PC arasında da RF sinyalleri kullanılmakta. Bazı bölgelerde kullanılması çok uygun olmakla beraber özellikle fiyat ve süreklilik göz önüne alındığında bağımsız bir WAN oluşturulmasında diğer network bağlantı çeşitlerine göre daha ekonomiktir.
Microwaves:
Çalışma mantığı olarak aynı RF sinyalleri gibidir. Ancak çok güçlü sinyallerdir. Ceb telefonlarında kullanılan sinyaller gibi. Uydu bağlantılarıyla dünyanın her bölgesiden haberleşme mümkün olmaktadır.
Infrared:
Çok kısa mesafeler için kullanılır. Bu nedenle sadcce LAN’larda kullanılabilir. Point-to-Point bağlantı sağlar. Günümüzde IMAC’lerin infrared özelliği bulunmaktadır. Hiçbir kablo veya hardware network bağlantılarına ihtiyaç duymaz. Apple Tallk protokolü ile çalışır. Standart network hızı 10 Mbps’dir.
Attenuation (Zayıflama): Network hatlarımızdan göndermeye çalıştığımız bilgilerin hat boyunca çevreden ve hattın uzunluğundan kaynaklanan sebeblerden dolayı zayıflamasını ifade eder.
Crosstalk : Sinyalin bir kablo çeşidinden diğerine geçmesini ifade eder.
Jitter: Göderilen sinyalde sabitsizlik oluşması; sinyallerin birbirine karışmasından meydana gelir.
SİNYAL TAŞINMASI
Baseband: Frekans üzerinde dijital sinyal taşıma olayıdır. Bidirectional (çift yönlü) bilgi transferi yapılır.
Broadband: Belirli bir frekans aralığında analog sinyal taşıma olayıdır. Unidirectional (tek yönlü) transfer yapılır. Sinyali güçlendirmek için amplifier kullanılır.
Ethernet Specifications
Type Cable Type Connection Type Max Length
|
10 Base2 |
RG-58 Thinnet Coaxial |
BNC T Connector |
185 M |
|
10 Base5 |
Thicknet Coaxial |
DIX/AUI |
500 M |
|
10 BaseT |
Cat 3,4 ve 5 UTP |
RJ-45 |
100 M |
|
100 BaseT |
Cat 5 UTP |
RJ-45 |
100 M |
100VG-AnyLAN
VG=Voice Grade IEEE teknolojide 802.12 standartıdır. 100Mbps Ethernet veya Token Ring LAN’larıdır. Network access metodu olarak CSMA/CD kullanılmaktadır.
LAN TOPOLOJİLERİ
İnsanlar network terimini ilk duyduğunda zihninde canlandırdığı şeyler, bir sürü kablo ve bunların bir yerlerde toplanmış uçları oluyor. İnsanlara karmaşık gelen bu dağınık yapıların hem fiziksel hem de mantıksal tanımı bulunmaktadır. Fiziksel olarak kablo çeşitlerinden daha önce bahsetmeye çalıştık. Topolojilerle de PC’ler arasındaki bağlantıların mantıksal yönünden söz edeceğiz. Yada başka bir anlamda PC’lerin network hatlarına nasıl eriştiğini inceleyeceğiz.
MESH COMMUNICATION:
PC ağları ilk oluşmaya başladığında kullanılan bağlama mantığı mesh network diye adlandırılır. Bu mantığa göre bütün PC ler birbirine birebir kablo ile bağlıdır. Mesh network te kablo sayısı şu förmülle bulunur. ((n*n)-n) / 2

SHARED COMMUNICATION:
1970 lerde LAN’lar geliştirildi ve artık ağlarda haberleşme paylaştırılmış cihazlar üzerinden yapılmaya başlandı. Önceleri bu cihazlar çok basit şekilde repeater (tekrarlayıcı) görevi yapıyorlardı. Daha sonra topolojiler geliştirildi. Buna bağlı olaraktan paylaştırma görevi için yeni cihazlar kullanılmaya başlandı.
STAR TOPLOGY
Star topoloji bütün ağ birimlerinin tek bir noktada toplanması mantığıyla çalışır. Genelde hub kullanılır. Star topoloji kullanılan network’lerde hatlardan kaynaklanan problemleri çözmek çok kolaydır. Bir PC’den göderilen bilgi ilgili olsun veya olmasın, merkezdeki cihazdan tüm PC’lere göderilir.

RING TOPOLOGY
Ring topoloji kapalı bir döngüyü andırır ve bu döngü tamamen mantıksal bir döngüdür. Bir PC’den çıkan bir frame bütün PC’leri geçtikten sonra yine aynı PC’ye tekrar geri döner. Ve ring tamamlanır. Tüm PC’ler network’ü sürekli izler ve network hatlarıda kontrol altına alınmış olur.

BUS TOPOLOGY
Bus topolojide PC’leri biraraya getirmek için bir ana kablo kullanılır. Bütün PC’ler connector’lerle ana kabloya bağlanırlar. Hatta yani ana kabloya gönderilen bir bilgi bütün PC’lere ulaşır.
BUS NETWORK ÖRNEĞİ: ETHERNET
Ethernet network çok iyi bilinen ve çok yaygın olarak kullanılan network çeşididir. 1970 lerde Xerox Corporation’s Polo Alto Research Center’da keşfedilmiştir. Ethernet, Ether adı verilen coaxcial kablo (ana kablo) ve buna bağlanan bilgisayarlardan oluşur. Maximum ether uzunluğu 500 m, minimum ise 3 m. dir. Ethernet networkte bandwith 10 Mbps Fast Ethernet kullanıldığında 100 Mbps’lara çıkmaktadır. Bir PC Ether’e bir bilgi koyduğunda diğerleri beklemek zorundadır. Kabloya hiçbir PC bilgi koymadığında üzerinde Ether üzerinde voltaj olmaz; ancak bilgi taşınması halinde üzerinde voltaj olur.

RING NETWORK ÖRNEĞİ: IBM TOKEN RING
IBM firmasının geliştirdiği bir ring network’tür. Ring içinde token diye isimlendirilen bir frame kullanılır. Bu frame sırayla ring’teki bütün PC’leri dolaşır ve PC sıranın kendine geldiğini token ona geldiğinde anlar ve bilgiyi hatta koyar. PC bilgi göndersin veya gödermesin token kendisinden sonraki PC’ye geçecektir. Fiziksel görünüş olarak Star topoloji gibidir. MAU birleştirici ünite olarak kullanılır. Aslına bakarsanız MAU’yu bir çeşit HUB diye düşünebilirsiniz. (Multistation Access Unit). Genelde 10 port girişi vardır. 8 tanesi PC girişi için 2 taneside network’ün genişlemesi için kullanılır. MAU kendi içinde bilgilerin kaybolmaması için hata tolaransı sağlar; yani bir PC çöktüğünde network çalışmaya devam eder. Kablo çeşidi olarak UTP ve STP kullanılır. Kartlara bağlantılarda UTP için RJ-45, STP için DB-15 konektörler kullanılır. Thinnet’in kullandığı BNC ve Thicknet’in kullanıdığı AUI kullanmaz. Maximum bir segment’te 33 MAU olabilir. Kablo olarak STP kullanıldığında 260 PC, UTP kullanıldığında ise 72 PC tek bir segmentte çalışabilir.

Göderici PC kendi bilgisi yine kendine ulaştığında token serbest kalır. Hatta bilgi çakışması söz konusu değildir. Güvenilir bilgi transferi sağlanır. Bütün istasyonlar network trafiğini izleyebilir.
RING NETWORK ÖRNEĞİ: FDDI (Fiber Distributed Data Interconnect)
FDDI Token Ring networklerinin sağlam yapılandırılmış halidir. 100 milyon bit per second hızına sahiptir. Yani IBM Token Ring’ten 8 kat Ethernet’ten de 10 kat daha hızlıdır. Bir ring data aktarımında kullanılmak üzere, diğeride emergency durumları için ayrılmış birbirinden soyut iki ring’ten oluşur. Fiziksel olarak kablolar birbirinden ayrı değil. Bu yüzden kablolama problemide yok.

Ring’de herhangi bir PC’nin devre dışı olması network’ü etkilemez. Emergency ring’de bilgi akışı normal ring’e göre ters yöndedir. Herhangi bir PC çöktüğünde devreye emergency ring girer ve iki ring’de de bilgi akışı oluşarak network tamamlanmış olur. Ring’de bu hatlar arası geçiş otomatik olarak gerçekleşmektedir; bu nedenlede FDDI network’lere Self Healing (Kendi kendini iyileştiren) network denmektedir.
STAR NETWORK ÖRNEĞİ: ATM
Telefon şirketlerinin geliştirmiş olduğu Asynchronous Transfer Mode (ATM) elektronik swicth’lerden meydana gelmiştir.

Bilgi göndermek isteyen PC önce ATM swicth’e gönderir oda diğerlerine göderir. Aynı zaman diliminde birden fazla bağlantı sağlayabilir. Yani 2 PC birbiriyle haberleşirken başka 2 PC’de kendi aralarında haberleşebilir. Bir PC’nin hattan düşmesi diğerlerini etkilemez. 100 Mbps ve daha hızlı hatlar kullanılmaktadır. FDDI network’te kullanılan kablolar kullanıldığında network hızı daha artmaktadır. FDDI’da ki çiftler halindeki kablolar dan biri bilgi gödermek diğeride bilgi almak için kullanılır.
Her topolojinin avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Mesela ring topolojide network ve PC’ler arasındaki koordinasyon sürekli kontrol edilmektedir. Fakat hattın her hangi bir yerden kesilmesi tüm network’ü rahatsız etmekte. Şöyleki; çöken bir PC’nin yanıdaki PC “Benim yanımdaki PC’den haber alamıyorum.” diye diğerlerini uyarmak için network’e özel bir frame göndermektedir. Bus topolojide Ether diye tanımladığımız ana kabloda en ufak bir bozukluk tüm network’ün çökmesine neden olmakta. Ama bunun yanında Ethernet network’ler hem çok uçuz hemde kurulumu kolay network’lerdir. Star topolojide’de hatlar verimli kullanılamıyor. Örneğin bir PC bilgi gönderiliyor ve gereksiz yere bütün PC’lere o bilgi gidiyor. Bu şuna benziyor: Bir apartmanın önüne geliyorsunuz ve arkadaşınızında o apartmanın 4.cü kattında oturuyor diyelim. Siz dışarıdan sesleniyorsunuz: “Ahmet yarın kursa giderken beni ara beraber gidelim”. Böylece apartman sakinlerinin hepsi; sizin kursa gidip gitmemenizle hiçbir şekilde ilgilenmedikleri halde olaydan haberdar oluyorlar. Ama bunun yerine ATM swicth kullansanız, yani kapının yanındaki zile bassanız ve arkadaşınızla kimseyi rahatsız etmeden haberleşseniz iyi olur öyle değilmi ?
Network Erişim Metodları
Kısaca PC’lerin network hattımızı birbirlerini engellemeden paylaşmalarını organize eden mekanizmalara network erişim metodları diyebiliriz. Bu metodlar gelitirilirken özel frame’ler tasarlanmış, ve bu frame’leri PC’ler network’e erişim için anahtar olarak kullanmaya başlamıştır. Üç çeşit network erişim metodu vardır:
a) CSMA/CD: PC’ler hatta bilgi koymadan önce hattı kontrol ederler; eğer hat boşsa bilgiyi göderirler.
b) Token Passing; Network’te token olarak adalandırılan bir frame sürekli bir PC’den diğerine geçmektedir. Token hangi PC’de ise o PC network’e bilgi koyma hakkına sahip olmaktadır.
c) Demand Priority; 100 Mbps network hatlarında kullanılır. Aslında CSMA/CD mantığının aynısıdır. Yani bir PC bilgi göndermeden önce hattı kontrol etmelidir. Demand Priority’de ise PC hattı alabilmek için hattı kontrol etmek yerine network’ü oluşturan gelişmiş cihazlarıları kontrol eder. Kısaca network erişim merkezden yönetilir hale gelmiş olur.
AĞ DONANIM BİRİMLERİ
Ağ donanım birimleri, ağ üzerinde ve ağlar arası iletişimde çıkan sorunları gidermek için kullanılan cihazlardır. Genelde network’lerimize sorunlarımız olduğunda yeni bir cihaz alma ihtiyacı hissederiz.
Bu sorunlardan bazıları ve çözüm için kullanılması gereken cihazlar:
LAN Ortamının Sınırlamaları:
· Tek bir kablo üzerinde bağlananabilecek istasyon sayısı.
· Veri sinyalinin kabul edilebilir düzeyin altında zayıflamadan, gidebileceği en uzak mesafe.
· Veri sinyalinin kullanabileceği band genişliği.
1) LAN ortamının sınırlanmasıdan kaynaklanan problemler. Çözüm için repeater, bridge ve router.
2) Farklı ortam erişim yöntemi kullanan, farklı ağlar arasında veri paketlerinin iletilmesi gerektiği durumlarda ( Ethernet, Token ring gibi) Çözüm bridge ve router’lar.
3) Uyumsuz yani farklı ağ protokollerinin kullanıldığı durumlarda; çözüm için Gateway ve bazı router’lar.
Teknolojik gelişmeler yeni ürünleri çok kabiliyetli hale getirdi, yani bir cihaz hem router hem de bridge olarak kullanılabilmekte. Önemli olan ihtiyacı tesbit edebilmek ve ona cevap verebilecek cihazı bulmakdır. Bir donanım alırken dikkat etmemiz gereken nokta onun ismi değil getirebileceği çözümler olmalıdır.
Bağlantı Aygıtları
Bilgisayar ağı erişiminde genel olarak 4 tip bağlantı aygıtı kullanılır: tekrarlayıcı (repeater), köprü (bridge), yönlendirici (router) ve geçityolu (gateway). Tekrarlayıcılar tamamen protokol bağımsız olarak fiziksel katmanda çalışır ve fiziksel genişleme amaçlı kullanılırlar. Geleneksel köprüler aynı protokolü kullanan yerel ağlar arasında temel veri düzeyinde bağlantı sağlar. Buna karşılık, geleneksel yönlendiriciler değişik tipteki ağ protokollerini idare edebilecek şekilde programlanabilirler ve böylelikle aynı geniş ağ alanı üzerinde farklı tipteki yerel ağları ve bilgisayar sistemlerini destekleyebilirler. Geçityolları daha karmaşık olup, işlem yoğunluklu protokol çevrimi yaparak uygulamalar arasında işletilebilirliği (interoperability) sağlarlar.
REPEATERLAR (HUB)
Repeater’lar OSI modelinin fiziksel katmanında çalışır. Ortam mesafesini ve istasyon (PC, Hosts ) sayısındaki sınırlamaları aşmak için kullanılırlar. Repeater bir kablodan gelen sinyali okur ve aynısını tekrar oluşturarak diğer segment’lere göderir. Frame’leri çoğaltıp tüm PC’lere gönderirken karar mekanizmasına sahip değildirler. Ancak aynı ortam erişim protokolünü kullanan segmentleri birbirine bağlayabilirler. (Etherneti ethernete )
Tekrarlayıcı (Repeater)
Tekrarlayıcılar OSI’nin fiziksel katmanda çalışan cihazlardır.
Tekrarlayıcı ve OSI modeli
Tekrarlayıcının temel görevi bir fiziksel ortamdan (kablo, fiber-optik, radyo dalgası vs.) sinyali alıp kuvvetlendirip diğer fiziksel ortama vermektir. Ağların fiziksel büyüklük sınırlarını daha da genişletmek amacı ile kullanılan bu cihazlar ile kuramsal olarak bir bilgisayar ağı sonsuza kadar genişletilebilir. Ancak çeşitli bilgisayar ağlarındaki tasarım sınırlamaları nedeni ile gerçekte bu genişleme belli sınırlar içinde kalmaktadır.
Örnek tekrarlayıcı uygulaması
Temelde bir ağın genişletilmesi amacı ile kullanılan tekrarlayıcılar çok kolay kurulmaları, çok az bakım gerektirmeleri ve fiyatlarının ucuz olması sebepleri ile çok popüler cihazlardır.


Köprü (Bridge )
Modern, protokol-şeffaf köprüler OSI referans modelinin veri iletim (data link) katmanında çalışırlar
Köprü ve OSI modeli
Köprü cihazları temelde bağımsız iki ağın (farklı ağ teknolojilerini kullanabilirler- Ethernet ve Token-Ring gibi) birbirine bağlantısı için kullanılırlar. Bir köprü bağladığı alt ağların üstündeki tüm trafiği yürütür. Her paketi okur, paketin nereden geldiğini ve nereye gittiğini görmek için MAC (Media Access Control)-katman kaynağını ve yerleşim (destination) adresini inceler. Bu süzme yeteneği bir repeater’daki yerel veri trafiğinin diğer repeater’lar üzerine geçmesini engellemek için etkili bir hizmet sağlar. Bazı köprüler adres süzmenin ve protokol tipine bağlı süzgecin de ötesine gider.
Bir Köprü uygulaması
Bir köprü, DECnet, TCP/IP, XNS gibi farkli iletişim protokollerinin uyumluluğunu göz önüne almadan ağlar arasında fiziksel bağlantı sağlayabilir; ancak bu protokoller arasında uyum sağlamayı garanti etmemektedir. Bu özellik, OSI referans modelinin yüksek katmanlarında işleyen ve farklı işlem ortamları arasında çevrim yapabilen standalone protokol çeviricilerini gerektirmektedir. Köprü kullanımı, protokol çevirimlerinin olmadığı, güvenlik gereksinimlerinin en az olduğu ve sorunun sadece basit bir yönlendirme işlemi olduğu durumlarda başarılıdır.

Yönlendirici (Router)
Yönlendiriciler OSI referans modelinin ağ (network) katmanında çalışırlar.
Yönlendirici ve OSI Modeli
Bir köprü sadece paketlerin kaynağını ve gittiği yerin adresini kontrol ederken bir yönlendirici çok daha fazlasını yapar. Bir yönlendirici ağın tüm haritasını tutar ve paketin gittiği yere en iyi yolu belirleyebilmek için tüm yolların durumunu inceler.
Yönlendirici farklı fiziksel yapıda olan ve farklı protokolleri çalıştıran yerel ya da geniş alan ağlarının birbirleri ile olan bağlantısında başarı ile kullanılabilir.
Bir yönlendirici, OSI referans modelinin ağ katmanında genel olarak tanımlanan protokollerle, yerel bölge ağlarını geniş bölge ağlarına bağlar. Bu özellikleri sayesinde örneğin yönlendirici TCP/IP kullanarak bir Ethernet ağının X.25 paket ağına bağlanmasını sağlar. Eski teknoloji yönlendiriciler protokol bağımlı oldukları için, firmalar ağ ihtiyaçlarını karşılamak için birden fazla yönlendirici kullanmak zorunda kalabilir. Yeni yönlendiriciler ise, birden fazla ve değişik protokolü aynı anda kullanabilmektedir.
Bir yönlendirici uygulamasi
Yönlendiriciler paketleri iki istasyon arasındaki en iyi yolu gösteren yönlendirme tablosuna göre ileterek ağ üzerindeki yolları en iyi şekilde kullanırlar. Her yönlendirici kendi yönlendirme tablosunu oluşturduğu için, ağ trafiğindeki değişikliklere hemen adapte olurlar ve böylelikle veri yükünü kolayca dengeleyebilirler. Aynı zamanda, yönlendiriciler ağdaki değişiklikleri tespit ederler; aşırı yüklü ve işlemeyen bağlantıları önlerler.

Geçityolları (Gateway)
Geçityolları köprü ve yönlendiricilerin yeteneklerininde ötesine geçerler. OSI referans modelinin en üst katmanında çalışırlar.
Geçityolu ve OSI modeli
Geçityolları sadece farklı noktalardaki ağları bağlamakla kalmaz aynı zamanda bir ağdan taşınan verinin diğer ağlarla da uyumlu olmasını garanti ederler.
Internet protokolleri farklı ağlar arasındaki veri iletimini, geçityollarıyla bağlı altağlardan oluşmuş otonom sistem (Autonomous System, AS) gruplarını birbirine bağlayarak yapar. Başka bir deyişle internet, her biri merkezi olarak yönetilen ağ ya da altağlar serisi olan AS serisinden oluşmaktadır. Her AS diğer AS'lere bağlantı sağlayan geçityolu sunar. Geçityolları tüm farklı ağları birlikte tutan bir yapıştırıcıdır. Internet protokolleri altağların nasıl birbirine bağlı olduğunu ve bağlantı araçlarının nasıl çalıştığını tanımlar.
GEÇİTYOLU ÖRNEĞİ

Örnekte iki farklı network işletim sistemi var: Windows NT Server ve Novell Netware Server. Client’lar ise Windows 95 ve sadece network tanımlarında Microsoft Ağları için İstemci yüklü. Dolayısı ile Netware server ile fiziksel bağlantıları olduğu halde onun servislerinden yararlanamıyorlar. Windows client’ların Netware server’ından faydalanabilmeleri için NT server üzerine Gateway Service for Netware yüklenmesi gerekiyor. Yükleme yapıldığında ve gerekli izinler verildikten sonra Windows client’lar üzerinde ek bir işlem yapmaya gerek kalmadan Netware server’ına ulaşabilir hale gelir.
OSI’de network cihazları hangi katmanlarda çalışır?
|
Repeater (Hub) |
Physical |
|
Bridge |
Data Link. |
|
Router |
Network |
|
Gateway |
Transport, Session, Presentation, Application |
|
Switch |
Data Link |
IEEE 802 Specifications
|
802.1 |
Internetworking |
|
802.2 |
LLC (Logical Link Control)***MAC |
|
802.3 |
CSMA/CD-Ethernet***MAC |
|
802.4 |
Token Bus Lan |
|
802.5 |
Token Ring Lan |
|
802.6 |
MAN (Metrapolitan Area Network) |
|
802.7 |
Broadband Technical Advisory Group |
|
802.8 |
Fiber Optic Technical Advisory Group |
|
802.9 |
Integrated Voice/Data Networks |
|
802.10 |
Network Security |
|
802.11 |
Wireless Network |
|
802.12 |
Demand Priority Access Lan |
PROTOKOLLER
Bildiğiniz gibi işletim sistemleri birden çok protokolü aynı anda kullanabiliyor. Hatta aynı PC’de iki ethernet kartı içinde aynı protokolü kullanabiliyor. İşte bu network özelliklerini, NDIS “Network Driver Interface Specification” (Microsoft networkleri için), ODI “Open Driver Interface” ( Netware networkleri için) sağlar. Driver arayüzlerinin tam olarak görevlerini şöyle tanımlayabiliriz: İşletim sistemleri ile ethernet kartı driver’ları arasında bir köprü oluşturmak.
NDIS teknolojisinden önce bir network kart ile yalnızca bir protokol tanımlayabiliyorduk. NDIS; kart driver’larını protokollerden bağımsız hale getiriyor ve böylece aynı anda bazı uygulamalar TCP, bazılarıda IPX kullanabiliyor. Ayrıca NDIS arayüzünün Plug and Play özelliği olmasıda kurulumunda artı bir yük getirmiyor.
Protokoller yönlendirilebiler ve yönlendirilemeyenler olmak üzere iki gruba ayrılır.
Yönlendirilebilir protokoller: TCP/IP, IPX/SPX, Apple Talk, DECnet, XNS. Yönlendirilemeyen protokoller: NetBEUI, DLC, LAT
OSI MODELİNDE PROTOKOLLER
|
Application |
BOOTP, DNS, FTP, SMTP, SNMP, Telnet |
|
Presentation |
SMB |
|
Session |
Named Pipes, NetBIOS, DLC |
|
Ttansport |
SPX, TCP, UDP, NetBEUI |
|
Network |
ARP, IP, IPX, NWLink, RIP |
|
Data Link |
MAC, CSMA/CD, 802.3, 802,5, 802.12**LLC, PPP |
|
Phyical |
802,2. PPP. SLIP. Ethernet. Token Ring |
TCP/IP ve Bileşenleri
TCP/IP protokolünün internet otamında kullanılması dolayısıyla Windows NT Server, UNIX gibi büyük ağ işletim sistemlerinde default olarak kurulması; TCP/IP’nin ne kadar önemli bir protokol olduğunu vurgulamaktadır.
Genel tanımlar
TCP/IP katmanlardan oluşan bir protokoller kümesidir. Her katman değişik görevlere sahip olup altındaki ve üstündeki katmanlar ile gerekli bilgi alışverişini sağlamakla yükümlüdür.
TCP/IP Katmanları
TCP/IP katmanlarının tam olarak ne olduğu, nasıl çalıştığı konusunda bir fikir sahibi olabilmek için bir örnek üzerinde inceleyelime yapalım:
TCP/IP nin kullanıldığı en önemli servislerden birisi elektronik postadır (e-posta). E- mail servisi için bir uygulama protokolü belirlenmiştir (SMTP Simple Mail Transfer Protocol). Bu protokol e- mail’in bir bilgisayardan bir başka bilgisayara nasıl iletileceğini belirler. Yani e- mail’i gönderen ve alan kişinin adreslerinin belirlenmesi, mail içeriğinin hazırlanması vs. gibi. Ancak e-mail servisi bu mail’in bilgisayarlar arasında nasıl iletileceği ile ilgilenmez, iki bilgisayar arasında bir iletişimin olduğunu varsayarak mail’in yollanması görevini TCP ve IP katmanlarına bırakır. TCP katmanı komutların karşı tarafa ulaştırılmasından sorumludur. Karşı tarafa ne yollandığı ve hatalı yollanan mesajların tekrar yollanmasının kayıtlarını tutarak gerekli kontrolleri yapar. Eğer gönderilecek mesaj bir kerede gönderilemeyecek kadar büyük ise (örneğin uzunca bir e-mail gönderiliyorsa) TCP onu uygun boydaki segment’lere (TCP katmanlarının iletişim için kullandıkları birim bilgi miktarı) böler ve bu segment’lerin karşı tarafa doğru sırada, hatasız olarak ulaşmalarını sağlar. Internet üzerindeki tek servis e-mail olmadığı için ve segment’lerin karşı tarafa hatasız ulaştırılmasını sağlayan iletişim yöntemine tüm diğer servisler de ihtiyaç duyduğu için TCP ayrı bir katman olarak çalışmakta ve tüm diğer servisler onun üzerinde yer almaktadır. Böylece yeni bir takım uygulamalar da daha kolay geliştirilebilmektedir.
Üst seviye uygulama protokollerinin TCP katmanını çağırmalar