HABERLEŞME HAKKINDA GENEL
BİLGİLER
İletişim terimi bilgiyi elektriksel yollarla göndermeye, almaya, işlemeye karşılık gelir. İletişimin amacı, herhangi bir biçimdeki bilginin zaman ve uzay içinde kaynak olarak adlandırılan bir noktadan, kullanıcı denilen başka bir noktaya aktarılmasıdır. Bugün telefon, radyo, televizyon gibi elektriksel iletişimin çeşitleri, günlük yaşantımızın vazgeçilmez birer parçası olmuşlardır. Elektriksel iletişimin diğer bazı önemli örnekleri şu şekilde sıralanabilir; radar, telemetre dizgeleri, bilgisayarlar arası bilgi aktarımı, askeri amaçlar için kullanılan telsiz. Bu liste istenildiği kadar genişletilebilir. Elektronik devre öğeleri teknolojisindeki yeni ilerlemelere bağlı olarak önümüzdeki yıllarda iletişim dizgelerinde de önemli gelişmelerin olması kaçınılmazdır.
İletişim
Modern bir iletişim sistemi, bilgi göndermeden önce onun sıraya koyulmasıyla, işlenmesiyle ve korunmasıyla ilgilenir. Gerçek anlamda gönderme daha fazla işleme ve gürültünün süzülmesiyle gerçekleşir. Son olarak , kod çözme, mesajı koruma ve bilgi algılama basamaklarından oluşan alma işlemi gelir. Bu konuda iletişim şekilleri radyo-telefon, telgraf, noktadan noktaya yayın ve hareketli iletişim, bilgisayar iletişimi, radar, radyo-telemetre ve radyo ile yardım isteme metotları olarak karşımıza çıkar.
GENEL
Bir noktadan diğer bir noktaya dijital veya binary bilgilerin iletilmesi işlemine 'veri iletimi' denir. Veri iletim sistemleri, bilgisayar-bilgisayar ve bilgisayar-terminal arasında veri iletimini sağlar. Dijital veya binary hale dönüştürülebilen ses, görüntü gibi analog bilgilerin iletilmesi de veri iletimi ile gerçekleştirilir. Dijital tekniklerin verimliliği yüksek, maliyetleri oldukça düşüktür. Bu nedenle, dijital veri iletim sistemleri oldukça kullanışlıdır.
Dijital sinyaller, herbiri bir voltaj seviyesiyle tanımlanan ve birbirinden farklı iki durumdan oluşan binary pals'lerdir. Bu palsler iki seviye arasında değişir. Bu seviyelerden birisi "binary 0" veya "low", diğeri ise "binary 1" veya "high" olarak tanımlanır. Binary bilgilerin bir yerden başka bir yere transferinde iki temel yöntem kullanılır. Bunlar seri ve paralel iletimdir.
SERİ VERİ İLETİMİ
Seri veri iletimi, bir veri içindeki bitlerin, aynı hat üzerinden ard arda gönderilmesidir. Bitlerden ilk önce gönderilen LSB (least significant bit) , en son gönderilen MSB (most significant bit)'dir. Her bit belli bir zaman aralığında gönderilir. Eğer bit aralığı 1 ms ise kelime içindeki her bit için voltaj basamağı 1 ms görünecektir. Dolayısı ile 7 bitlik bir ascıı kodu 7 ms'de gönderilir.
Verici ve alıcı senkron olarak çalışabildikleri gibi asenkron olarak ta çalışabilirler. Seri veri iletiminde verinin başlangıç noktasını belirtmek için "start" biti, veri aktarma işlemi sırasında oluşabilecek bozulmaları ortaya çıkarabilmek için veri bitlerinin hemen ardından "parity" biti ve verinin bitiş noktasını belirtmek için "stop" biti kullanılır.

PARALEL VERİ İLETİMİ
Dijital olarak kodlanmış bilginin, tüm bitleri aynı anda transfer ediliyorsa, bu-na "paralel veri iletimi" denir. Verinin alıcıya gönderilmesi sırasında ,verinin her biti için ayrı bir hat kullanılır. Paralel veri iletimi çok kablolu bir hattın kullanımını gerektirir. Binary bilgi taşıyan çoklu paralel hatlara "data bus" denir.
SERİ VE PARALEL İLETİMİN KIYASLANMASI
Seri veri iletiminde, bir kerede bir karakterin sadece bir biti iletilir. Alıcı makine, doğru haberleşme için karakter uzunluğunu, start-stop bitlerini ve iletim hızını bilmek zorundadır.
Paralel veri iletiminde, bir karakterin tüm bitleri aynı anda iletildiği için start-stop bitlerine ihtiyaç yoktur. Dolayısıyla doğruluğu daha yüksektir. Paralel veri iletimi, bilginin tüm bitlerinin aynı anda iletimi sebebiyle çok hızlıdır. ASCII kodundaki her bir bitin transferinin 1 mikrosaniyede gerçekleştiğini varsayarsak ,seri iletimde 8 bitlik ASCII kodunun iletimi 80, paralel iletimde ise 8 mikrosaniyede gerçekleşir.
Paralel iletimde çok kablolu hatlar kullanılır. Veri iletiminde kullanılan portlardaki kabloların pahalı olmasından dolayı da paralel veri iletimi kısı mesafelerde tercih edilir. Seri iletişim bağlantılarında ise genellikle ikili hatlar kullanılır.bu nedenle uzun mesafelerde seri veri iletimi tercih edilir.
HATLAR
Hatlar dijital bilginin iletildiği ortamlardır. Bu ortamlarda veri iletilirken bazı sorunlarla karşılaşılır. Bunlardan birisi hattın band genişliğinin dar olması, ötekisi de hattın kapasitesinin sınırlı olmasıdır. Genelde haberleşme hatları üç tipte incelenir. Simplex , Half-dublex ve Full-dublex.
SENKRON-ASENKRON VERİ İLETİMİ
Bilgisayarların ve terminallerin haberleşmesi için iletimden önce birbirlerini uyarmaları gerekir. Verici bir bit göndermeden önce alıcıyı uyarmazsa alıcı gelen bit serisi için gerekli zamanı ayıramaz. Bu nedenle zamanlama çok önemlidir. Sinyal alıcı tarafından yanlış zamanda incelenirse gelen bilgi yanlış yorumlanabilir. Bilginin uygun zamanda incelenmesine "senkronizasyon" adı verilir. Senkronizasyonu sağlamak için clock sinyali kullanılır.
Clock sinyalinin iki görevi vardır:
Seri veri iletimi clock sinyalinin iletilmesine göre ikiye ayrılır:
SENKRON İLE ASENKRON İLETİMİN KIYASLANMASI
MODÜLASYON KAVRAMI
Gönderilecek bilgi işareti ,elimizdeki iletim kanalında verimli bir iletime uygun bir biçime sokulmalıdır. Bu işlem modülasyon olarak adlandırılır. Genellikle eldeki iletim ortamına uygun olan bir taşıyıcı dalga vardır. Modülasyon işlemi taşıyıcı dalganın çeşitli parametrelerini bilgi işaretine bağlı olarak düzenli bir biçimde değiştirmektir.
Alım sırasında ise, bilgi işaretini yeniden elde etmek için demodülasyon denilen bir işleme gerek vardır. Modülasyon işleminin yararlı olabilmesi için, karşı yönünün de olması gerekir. Bir başka deyişle, modüle edilmiş işaretten demodülasyon işlemi yoluyla bilgi işaretini aslına yakın bir biçimde geri elde edebilmeliyiz. Modülasyon ;ses veya resim bilgisinin bir yerden başka bir yere iletilmesinde kullanılan tekniktir. Radyo dalgalarının sabit bir frekans ve genlikte olanlarına taşıyıcı dalga denir.
Modülasyon ise taşıyıcı dalga üzerine ses veya resim bilgisinin bindirilmesi işlemidir. Burada taşıyıcı dalgaya modüle edilen, ses veya resim bilgisini içeren dalgaya ise modüle eden dalga denir. İşlem, taşıyıcı dalganın genliği değiştirilerek yapılıyorsa "Genlik Modülasyonu" , frekansı değiştirilerek yapılıyorsa "Frekans Modülasyonu" adını alır. Bu işlem vericide gerçekleştirilir.
Ses değişik frekansların bir kombinasyonudur. Bu nedenle sesin radyo dalgası olarak iletilebilmesi için taşıyıcı dalga üzerine aktarılması gerekir. Bu aktarma işlemi modülatör denilen elektronik cihazlar tarafından gerçekleştirilir. Genlik modülasyonunda taşıyıcı dalganın genliği ses dalgasına uygun olarak değiştirilir. Frekans modülasyonunda ise taşıyıcı dalganın frekansı ses dalgasına uygun olarak değiştirilir.
Modülasyon işlemi ile çok sayıda haber işaretini tek bir taşıyıcı üzerine bindirerek uzaklara iletmek mümkündür. Ayrıca ,bu sayede gönderilen bilgi işaretinin gücünde bir zayıflama olmaz. Alıcıda alınan modüleli dalga ise demodülatör denilen elektronik cihazlar vasıtasıyla taşıyıcıdan ayrılır ve istenen haber işareti elde edilir.
HABERLEŞME HATALARI
Eğer bilgi haberleşme hataları çabuk bulunup doğrulanmazsa çok kötü sonuçlar doğurabilir. Mali bir bilginin gönderilmesinde bir hata hesap defterinde dengesizliğe sebebiyet verir veya işin miktarı hatalı kaydedilir. Bilgi haberleşme hataları bilgi bit modellerinde istenmeyen değişikliklere sebep olup bu da bilginin dahili PC bilgi rotasından harici bir alete veya bilgisayara girilmesinden sonra oluşur.
Hataları hissetme ve düzeltme sürecini anlamak için gerekli olan ilk şey bilgi iletişim hatalarının etki ve sebeplerini anlamaktır. Hata, iletişim hattında herhangi bir noktada oluşabilir. Kişisel bir bilgisayar iletişim hattına bilgiyi gönderdiği zaman hattaki donanım chiplerinin kötü bir ayarı bilgi akışında hatalar oluşturabilir. İyi dizayn edilmemiş veya üretilmemiş bir modem hataları bilgi akışını modüle edecek ve onu bir telefon hattında gönderecek şekilde bilgileri ekler. Telefon şirketi tesisatları ayrıca hatalara sebep olabilir.
Telefon hattının yanındaki bir şimşek çakması elektrik gürültüsü oluşturur ve sinyal modellerini değiştirir. Telefon hattının yanında çalışan bir motorda gürültü yaratabilir. Sonuç olarak ulaşma noktası üzerindeki iletişim hattı veya modem hatalar yaratabilir.Veri iletiminde kablo veya radyo hataları meydana gelir. Bu hatalar bit yapısında parazit, gürültü ve bozulmaya sebep olabilir. Daha iyi bir iletişim için teknikler geliştirilmiştir. Biz burada hata bulma ve düzeltme tekniklerini inceleyeceğiz.
BER (Bit Error Rate) gönderilen bit sayısındaki hata oranıdır. BER sayısı, elemana, gönderildiği zarfa ve diğer faktörlere bağlıdır. Doğruluk için bazı metotlar geliştirilmiştir. En basiti her karakteri veya mesajı farklı zamanlarda alıcının uygun gördüğü kadar göndermektir.
Bir diğer teknik ise doğruluk için otomatik kontrolü yapabilen özel kodlar kullanılmasıdır. Bu kodlardan birisi ARQ 'dur. Bu alfabedeki harfleri, numaraları ve diğer sembolleri 7 bitlik sayısal kod kullanarak ifade eder. Bu 7 bitlik karakterlerin hepsi genellikle 3 adet 1 içerir. Alınan sinyallerde her karakterdeki 1'ler sayılır. Eğer 3 tane ise sinyal doğru olabilir. Değilse sinyal tekrar istenir veya düzeltilerek kullanılır.
Hata bulmada çokça kullanılan bir diğer yöntem ise parite yöntemidir. Parite gönderilen sinyal içindeki bit sayıları hakkında bilgi verir. Parite biti genelde 7 bitlik karakter bilgisinin sonuna sekizinci bit olarak eklenir. Paritenin normalde iki sistemi vardır.Odd (tek) ve even (çift) Odd sisteminde bilginin içerdiği bitlerdeki 1' ler toplanır. Eğer toplam tek ise parite biti 0 olur. Even sisteminde toplam tek ise parite biti bir olur çift ise 0 olur.
Gönderilen her karakterin parite biti PGC (Parity Generator Cırcuıt) ile bulunur. Parite jeneratörü X-OR kapılarından oluşur. Alıcıdaki parite jeneratörü iletilen bilginin paritesini bulur. Eğer bu bilgi alınan parite bitindeki bilgiye uyuyorsa iletim doğru bir şekilde sağlanmış olabilir. Parite yöntemi kesin bir bilgi vermez.
Eğer bir hata varsa sinyal bunu bilgisayara bildirir. Bundan sonra protokoller veya diğer prosedürler uygulanır. Her ne kadar parite kontrolü kolay ve etkili ise de sadece basit hataları bulabilir. Eğer iki veya daha fazla hata oluşursa parite bunu algılayamaz. Bu yüzden daha güvenli yöntemler kullanılmalı. Bunlardan birisi asenkron iletişimde kullanılan LRC (Longitudional Redundancy Check) ve VRC (Vertical Redundancy Check)birlikte kullanılmasıdır. Gönderilen karakterler alt alta sıralanır. Sütuna uygulanan parite yöntemi ile elde edilen parite biti LRC biti, satıra uygulanan parite yöntemi ile elde edilen parite biti VRC bitidir.
VRC ve LRC bitte olduğu gibi tek veya çift olabilir. Tek karakterli parite yönteminde karışık hatalar bulunamaya bilir. Bu yöntemle eğer gönderilen bilgi hatalı ise hata büyük bir olasılıkla bulunur. RC hatalı karakteri belirler, LRC ise hatalı karakterdeki hatalı biti tespit eder.
Senkron veri iletiminde kullanılan bir hata bulma yöntemi ise BCC (Block Check Code).Bu bilgi kullanılan protokole göre bir veya iki byte olabilir. BCC'ler gönderilen bilginin içindeki 1 ve 0 sayıları hakkında bilgi içerir. BCC bilgileri BCC jeneratörü ile bulunur. BCC jeneratörü sırayla ilk bitten başlatarak bütün bitlere X-OR işlemini uygulayan bir devredir. BCC bilgisayar ve modemdeki devrelerle bulunur ve mesaja ilave edilir. Alıcıdaki bilgisayar BCC' yi hesaplar ve bunu gönderilen BCC ile karşılaştırır. Bu şekilde alınan bilginin doğru olup olmadığını kontrol eder.
Diğer güvenli hata bulma tekniği ise CRC (Cyclic Redundancy Check) CRC gönderilen veriye uygulanan matematiksel bir işlemdir. Hataları %99,9 bulur. Matematiksel işlem bir bölme işlemidir. Bir veri bloğundaki bitlerin tüm karakterleri önceden seçilmiş bazı sabit sayılara bölünmüş büyük bir binary sayı olarak düşünülür. Bölme işleminden elde edilen bölüm atılır, kalan tutulur. Bu kalan CRC karakteri olarak bilinir. Alıcıda CRC receiving computer ile işlenir ve alınan CRC karakteri ile karşılaştırılır; ikisi aynı ise iletim başarılıdır, değilse bilgi ya tekrar istenir yada hata düzeltme işlemi başlar.
VERİ İLETİM HAT PROTOKOLLERİ
Uluslararası standartlar organizasyonu (ISO) tarafından belirlenen bilgisayar terminalleri arasındaki bilgi alış verişini sağlamak amacı ile bazı standartlar oluşturulmuştur.''Açık Sistemler Birliği'' (OSI) başlığında toplanmıştır. OSI için referans ana modeli 7 katlı bir model geliştirmiştir.
OSI' nin 7 katı şunlardır;
Physical Layer-Fiziksel Kat: OSI modelinin en alt
katı, bilgilerin bir noktadan diğerine nasıl iletilip ve alındığını açıklayan
elektiriki ve mekaniki kuralları tanımlar.
Data Link Layer-Veri Bağlantı Katı: Bu kat iletişimde hatanın olmaması
için istasyonlar arasında bilgiyi ileten mekanizmayı tanımlar. Bu, hata
kontrolünü ve bilgilerin sıralanmasını içerir.
Network Layer: Bu kat mesajların bilgi paketlerine bölündüğü ve iletişim
ağı arasındaki bir gönderme noktasından ulaşma noktasına izlediği yol bir
mekanizmayı tanımlar.
Transport Layer-Nakil Katı: OSI modelinin nakil katı ağ içindeki
bilgilerin ard arda taşınma verimliliğini ve güvenirliğini sağlar. İletişimdeki
en yüksek kattır. Nakil katı üzerindeki katlar ağın teknolojik görünüşü ile
ilgilenir.
Session Layer-Toplanma Katı: Bir kullanıcının ağ içindeki bir
bilgisayarla karşılıklı etkileşime girdiği zaman bu sıklıkla toplanma olarak
adlandırılır. Bir toplanma log-in ve log-out verilebilir.
Bir veri hattı süreçleri boyunca bir kullanıcı tarafından başlatılır ve sona erdirilir. Toplanma katı bir toplanmanın yönetimi ile ilgilenir.
Presentation Layer-Sunum Katı: Bu seviyede sağlanan
servis iletişimi için yaygın bir formattaki ağa sunulan bilgiler için gerekli
olan bir kodun değişimlerini oluşturur. Alfa numerik kot ayarları (ASCFI ,
EBCDIC) bilgi sıkıştırmalarını dosya formatlarını ve bu tip şeyleri içerir.
Applications Layer-Uygulama Katı: Uygulama katı OSI katlandırılmış
protokolun en üst seviyesidir. Bu seviyede son kullanıcı görevlerini geliştiren
özel uygulama programları tanımlanır. Buna örnek olarak data-base yönetim
programları , yazılım süreçleriyle elektronik posta protokolü iki veya daha çok
iletişim cihazındaki veri hatlarının bağlandığı iki nokta veya ikiden fazla
nokta arasındaki değişken verilerin kontrol prosedürüdür.
Veri iletim hat protokollleri full-duplex ve half duplex protokolleri olmak üzere ikiye ayrılırlar. Full-duplex protokolü half duplex olarak kullanılabilir. Fakat tersi geçerli değildir.
Full-Duplex Protokolleri:Bu tipteki protokoller ise verinin zaman içinde sadece veri transferi olurken aktif haldedir.
Kontrol karakter uyumlu IBM 2780 protokolü
Kontrol karakter uyumlu IBM 3780 Remote pb Entry (RJE) Protokolü
Poll Select Protokolü:Bu tip protokollerde ise hat daima aktif haldedir. Bu protokollerin bir çoğu guruplanmış gösterge sistemi ile yapılan iletişimde kullanılır
Burroughs TD 830 Protokolü
CDC UT-200 Protokolü
Honeywell VIP Protokolü
RS -232 C
RS harfleri recommended standart, 232 ise tanımlanan numara ve C harfi ise kaç tane düzeltmenin yapıldığını gösterir. RS 232 C kartı negatif lojik mantığına göre çalışır. Yani ON durumu lojik 0, OFF durumu lojik 1'e karşılık gelir. RS 232 C veri yollayan birim (bilgisayar veya bilgisayar terminali) ile modem arasında seri iletişimin gerçekleşmesinde gerekli standardın oluşturulması için öne sürülen arabirimdir. Veri yollayan taraftaki modem, verinin yollandığı taraftaki modem ile iletişim kurarak veriyi diğer tarafa gönderir.
Birbirinden uzak terminaller arasında iletişim kurulmasında modemler kullanılırken, iki terminalin yakın olduğu durumlarda modeme gerek yoktur. Bu durumda iki RS 232 C arabirimi arasında doğrudan bağlantı yapmak mümkündür.
INTERNET HAKKINDA GENEL BİLGİ
INTERNET İLE İLGİLİ TANIMLAR.
Bilgisayar Ağı (Computer Network): Bilgisayar sistemleri çeşitli kaynaklara sahiptir ve üzerinde bilgiler kayıtlıdır. Bir çok kuruluş birden fazla sistem kullanmakta ve sahip olduğu sistemleri birbirine bağlamaktadır. Buna bilgisayarlar arası iletişim ağı yada kısaca bilgisayar ağı denir. Böylece tek bir bilgisayara girmekle ağa bağlı diğer bilgisayarlardaki verilere ulaşabiliriz.
Ağlar arası Ağ (İnternet): Birden fazla bilgisayar ağını birbirine bağlayan ağ sistemine ağlar arası ağ denir. Örneğin Ankara ve İstanbul'da şubeleri olan bir şirket bu şehirlerdeki bilgisayar ağlarını birbirlerine bağlarsa bir ağlar arası ağ kurmuş olur.
İnternet (The İnternet): İnternet birbiriyle tüm dünya üzerinde yayılmış bilgisayar ağlarının birleşiminden oluşan devasa bilgisayar ağıdır.
İnternet üzerinde yüz binlerce bilgisayar yazılımı ve aklınıza gelebilecek her türlü bilginin bulunabileceği kaynaklar mevcuttur.
İNTERNETİN TARİHÇESİ
İnternet 1960'lı yılların sonlarına doğru A.B.D savunma departmanı bünyesindeki İleri Araştırma Projeleri Ajansı (ARPA) tarafından desteklenen bir proje olarak başlamıştır. İlk başlarda ARPA dan araştırma desteği alan bilim adamlarının birbiriyle iletişimini sağlamak amacıyla kurulan bu deneme niteliğindeki bilgisayar ağı daha sonra ARPA net adını almıştır.
1980'li yılların sonlarına doğru Amerikan Ulusal Bilim Kurumunun (NSF) ARPA net' i genişletmesi ve NSF net' i kurması için fon ayrıldı. Başlangıçta A.B.D çapında bir düzine kadar süper bilgisayar merkezinin saniyede 1.5 milyon bit transfer eden yüksek hızlı hatlarla birbirlerine bağlanması ve daha sonra bu hatların kapasitesinin 45 mps'e çıkartılması hedeflenmişti.
Buna ilaveten bölgesel ağların kurulması ve bu ağların NSF net' e bağlanması için American hükümeti tarafından plan hazırlandı. Daha sonra bu plan geliştirilerek bazı bölgesel ağların üçüncü şahıslara ve firmalara internet bağlantısı sağlanmasına izin verildi, böylece isteyen herkese internete ulaşabilme imkanı doğdu.
İNTERNETİN BUGÜNKÜ DURUMU
Günümüzde internet o kadar büyük ve karmaşıktır internete bağlı kaç bilgisayar ve kaç kullanıcı olduğunu tam olarak hiç kimse bilememektedir. Ama milyonlarca kişinin bu sisteme bağlı olduğu açıktır. 1980'li yıllardan beri internet 'e bağlı kişilerin sayısı her ay %20 oranında artmış NSF net' in devreye girmesiyle bu sayı oldukça yüksek rakamlara fırlamıştır.
İNTERNETİN BAĞLANTI YAPISI NASILDIR?
İnternet'i insan vücudunun oluşturduğu biyolojik sisteme benzetebiliriz. Hücre ve organlarımız bir taraftan diğerleriyle iletişim kurarken bir yandan da kendi başına çalışır. Diğer organların sayısını, vücutla irtibat halinde olup; olmadığını bilemezler. Herhangi bir hücre ölürse ve sistem dışında kalırsa diğer hücrelerin bundan haberi bile olmaz.
İnternet 'e bağlı bilgisayar sistemleri de bu hücre ve organlara benzer, bir taraftan kendi başlarına bağımsız olarak çalışmaya devam ederken bir taraftan da diğer sistemlerle iletişim kurarlar.
İNTERNETİN GÜNÜMÜZDE VARDIĞI NOKTA NEDİR?
Bugün internet tüm dünya üzerinde yaygınlaşmıştır. İnternet üzerinden Rusya'ya ulaşmak demir perde yıkılmadan biraz önce başlamıştı. Bosna'daki savaş hakkında ilk elden bilgiyi sağlamak internet sayesinde mümkündür. Ülke dışında bir yeri arayıp oradaki kaynaklara ulaşmak için hükümetlerden resmi izin alma gereği yoktur. İnternet politik sınırları ortadan kaldırmış, sansürsüz ve özgür bir iletişim dünyası kurmuştur.
HABERLEŞME SİSTEMLERİNDEKİ GELİŞMELER
Olağanüstüyken olağan hale gelen şey nedir? 20 yıl öncesine kadar bilgisayar birçok insana göre garip az rastlanan bir makine idi. Çok az kişi bilgisayarın temellerini biliyor ve anlıyordu. Bilgisayarların anlaşılamaması ve insan hatalarının makinelere mal edilmesi bilgisayarlara kuşkuyla bakılmasına neden oldu.
20 yıldan az bir süre de bilgisayar hayatımızın her safhasında kullanılır hale geldi. Bilgisayar gerçekten teknolojik devrime neden oldu. Birçok genç bilgisayarı kısa sürede benimsedi ve kişisel bilgisayarlar için yazılımlar geliştirildi. Bütün bunlar 20 yıl önce hayal bile edilemiyordu. Örneğin; 20 yıl önce bir haberleşme hattından saniyede 1.5 milyon bit gönderilirken günümüzde 600 milyon bit gönderilebiliyor.
Yaşamsal önemi olan bilgi devrimi haberleşme sistemlerinin bilgisayarlarla birlikte kullanılmasıyla oluştu. Bankamatikler, kişisel bilgisayar bilgi servisleri, otomatik üretim yapan fabrikalar ve uzay programlarının haberleşme yetenekleri bilgisayarların dosyaları ile bilgi merkezleri arasındaki haberleşme yeteneğine bağlı.
Bilgisayar ve terminaller birbirleriyle tamamen sembollerle iletişim kurarlar. Bu semboller kodlar olarak adlandırılır. Bu kodlar makine ya bilgi üretirler ve direkt olarak etkili ve etkileşimlidirler. Bu kodlar insan iletişimi ile benzerlik gösterirler. Gerçekten makinalar arasındaki iletişim birçok yönüyle insanlarınkine benzer. Örneğin; iki bilgisayar arasında bil diyalog geçtiğini farz edelim. Bilgisayar birkaç sinyal (kodlar) üretsin:
a) Datanın geleceğine dair bir gösterge (İnsanların merhaba demeleri gibi).
b) Gönderilen kotlar bilgileri temsil eder (İnsanların sohbet etmesi gibi).
c) Makinenin transferi bitirdiğine dair bir gösterge (İnsanların hoşçakal demesi gibi).
Bilgisayarlar iyi programlandıkları taktirde hiçbir sorun oluşmadan kolaylıkla iletişim kurulabilir. Gönderilen sinyallerin zarar görmeden uygun bir sistemle iletilmesi belirsizliklerin oluşması için çok önemlidir.
HABERLEŞME SİSTEMİ
En temel tanımıyla bilginin bir noktadan iletilmesi aşağıdaki sırayla olur:
1) Bilgi üreticinin kafasındaki model düşüncenin oluşması.
2) Belli kriterlere uyularak bu modelin ses veya görüntü sembolleri halinde tanımlanması.
3) Bu sembollerin kotlanarak iletişim için uygun hale sokulması.
4) Kodlanmış sembollerin arzulanan hedefe iletilmesi.
5) Sembollerin çözülmesi ve orjinal haline çevrilmesi.
6) Alıcının kafasında orjinal düşünce modelinin tekrar meydana getirilmesi.
Bilgi iletiminin anlatılan basit şekilli olmayan birçok çeşidi vardır. Örneğin bilgisayar haberleşmesinde iletişime 2 yada daha fazla bilgisayar girer. Bu bilgi iletimine insan sadece bilgisayarı programlamak, emir vermek ve sonuçları göstermekle katılır.
Bir haberleşme sistemi için üç temel sisteme ihtiyaç vardır. Verici, kanal ve alıcı.

Verici boşlukta bir tarafta dururken, alıcı vericiden ayrı bir şekilde diğer taraftadır. Kanal ise bu ikisi arasında fiziksel bir bağlantı konumundadır. Vericinin görevi bilgi kaynağı tarafından üretilmiş mesaj sinyalini kanal vasıtasıyla iletilebilecek uygun forma sokmaktır. Bunun yanında gönderilen sinyal kanal boyunca ilerlerken kanalın kusurlarından dolayı değişime uğrayacaktır. Dahası kanal çıkışına karışan ses ve başka kaynaklardan gelen parazit sinyallerle alınan sinyal gönderilen sinyalin bozulmuş bir versiyonu halini alacaktır. Alıcının görevi ise alınan sinyali yeniden inşa etmek ve tanınabilir bir hale getirmek için sinyal üstünde çalışmak ve bunu kullanıcıya iletmektir. Yani alıcının görevi vericininkinin tam tersidir.
VERİ İLETİM SİSTEMİNİN TEMEL BİLEŞENLERİ
Veri iletim sisteminin görevi kullanıcılar olan bilgisayarlar, terminaller ve uygulama programları arasında transferleri sağlamaktır.
Şekil 2'de veri iletim sisteminin temel bileşenleri görülmektedir.
Data Terminal Equipment (DTE) bilgisayar veya terminal gibi kullanıcı istasyonlarının temel terimidir. Bir DTE terminal gibi büyük bir makine olabileceği gibi küçük bir PC de olabilir.
Bir iletim sisteminin fonksiyonları, kaynak paylaşımı, bilgi değişimi ve yedekleme fonksiyonlarını DTE ile birbirine bağlamada kullanılır. DTE ile olan yollara hat, bağlantı, devre veya kanal denir.
Şekil 2 ayrıca Circuit-Terminating Equipment (DCE)'ı göstermektedir. DCE iletişim hatlarındaki DTE'ler arasındaki bağlantıyı sağlar. Son zamanlarda DTE'ler DCE'leri de içermektedir. Temel görevi alıcı kanalı için sinyali makul forma dönüştürmektir. Örneğin elektrik sinyalini fiber optik hatlar için optik sinyallere çevirir. DTE ile DCE arasındaki protokol donanımlarla veya yüksek seviyede yazılımlarla sağlanır.
DSE (Data Switching Equipment) DTE'ler ile bağlantıları sağlar. Farklı kullanıcıların farklı zamanlarda farklı kanalları kullanmasını sağlar.

DATA İLETİM SİSTEMİNİNTEMEL KOMPANENTLERİ
İLETİŞİM HIZI
Veri iletim hızı bit/saniye olarak tanımlanır. İletişim dünyası bilgisayar dünyasına göre oldukça yavaştır. Bilgisayarlar geliştirilirken en uygun ve kullanılışlı yol olarak düşünülen telefon hatlarının hızı şu an bilgisayarları yavaşlatmaktadır. Örneğin disk dosyalarıyla bilgisayarlara bağlanan veri iletim sistemi 10 megabit/sn ve daha üstü hızda çalışmaktadır.
KODLAR
Kodlar makine tarafından kullanılan, görevleri belirten sembollerdir. Kodlar binary sayılardan oluşur. Bir veya sıfır açık-kapalı, yüksek seviye-alçak seviye voltaj ve fiber optik sistemlerde ışık pulse'leri ile elde edilir. Şekil 3'de bir makinenin kullandığı kod sistemi gösterilmektedir.
İki ayrı standartta kodlama mevcuttur:
1) EBCDIC: IBM tarafından geliştirilmiştir, 8 bit bir kodu oluşturur.
2) ASCII: American National Standarts Istitute tarafından geliştirilmiştir. 7 bitten oluşan kodlar kullanılır, 8. bit parity olarak kullanılır.

ASCII/IA5 Code
PARALEL BİLGİ İLETİMİ
Bilginin alıcıya gönderilmesi sırasında her bir bit için ayrı bir hat kullanılıyor ise bu iletim yöntemine paralel iletişim denir. Paralel data kanalları çeşitli formlar alabilir. Bu bir yazıcı ile board arasındaki data bus olabileceği gibi disk sürücü ile PC arasında iletimi sağlayan bir flat ribbon kablo olabilir. Paralel data kanalları PC'ye dışardan bağlanıyorsa kablo genellikle izole edilmiştir. Böylece gönderilen bilginin bozulması önlenir.
İletilen bilginin her biti için bir kanal gerekir. Örneğin 32 bit için 32 kanala ihtiyaç duyulur.
Paralel iletişim genellikle kısa mesafelerde kullanılır, veri iletimi oldukça hızlıdır. Uzak mesafelerde paralel iletim sinyali zayıflatır ve maliyeti arttırır.
SERİ BİLGİ İLETİMİ
Seri iletim uzak mesafelerdeki aletlerle iletişimde kullanılırlar. Bir veri içindeki bitler ard arda gönderilir. Seri şekilde bağlantıyla iki tür iletim sağlanır. Birincisi direk seri bağlama, ikincisi local area network aracılığıyla bağlanma.
Cihazlar senkron veya asenkron olarak çalışabilirler.
Seri iletişimde saptanması gereken protokol maddeleri:
1) Başlama noktası: Asenkron olarak gelen bilginin başına konan bir bit sürelik lojik sıfır ile verinin başlangıç noktası belirlenmiş olur.
2) Parity bit: Seri iletişimde veri aktarması işlemi sırasında oluşabilecek bozulmaları ortaya çıkarmak için kullanılır. Veri bitlerinin hemen ardından gelir. Parity bitinin bir veya sıfır olması belirli bir protokole göre düzenlenir.
3) Stop biti: Başlangıç alıcıya belirtildiği gibi bitiş de belirtilmelidir. Bu amaçla veri gönderildikten sonra hat başlangıçta olduğu gibi bire çekilir. Hat bu durumda en az bir bit süresi kadar kalmalıdır.
HATLAR
Analog Kanal Kapasitesi: Hatlar bilgi iletimini sağlayan fiziksel bağlantılardır. Tüm fiziksel kanallar bilginin iletilmesini sınırlayan bazı özellikler içermekle birlikte, bilgiyi kanal şeklinin tip ve dizaynına göre iletirler. Bir kanalın doğal sınırlamaları verilen bir aralıkta kanalın bilgiyi iletim kalitesini belirler. Bu özellik kanal kapasitesi olarak adlandırılır ve bir analog kanalın band genişliğine denktir.
Digital Kanal Kapasitesi: Bir dijital sinyal ileten haberleşme kanalı verilen aralıkta sinyal üzerindeki değişikliklere bağlı olarak bazı sınırlamalara sahiptir. Bu sınırlamalar datanın kanalda ilerleyebileceği maksimum oranlarda kuruludur. Bu oran teknoloji geliştikçe değişebilir fakat kanalın iki cihaz arasında belli sayıda bilgiyi iletme kapasitesi vardır.

Binary Digital Sistem Sinyali ve Digital Sistem Sinyali: Şekil' de gösterildiği gibi bir dijital sistem iki yada daha fazla enerji durumu arasında bir sinyali yönlendirebilir. Bu enerji durumları farklı voltaj seviyeleridir. Sistem voltaj üzerinde değişiklik yapabilir, bu değişiklik bir analog kanalda ilerleyen analog sinyallerdeki sürekli voltaj değişikliklerinde farklıdır. Aletler, bir analog temelli taşıyıcı sinyal kullanmaksızın bir kanal üzerinden bu dijital sinyalleri iletirler. Dijital kanal tek bir frekanstaki farklı bir enerji seviyesinde sinyal iletir yada sinyal iletmez. Bu dizayna baseband denir.
Bilgisayar ve telefon sistem üreticileri bilgi ve data iletimi için birçok değişik baseband (temel band) sinyal tekniği kullanırlar. Şekil'de gösterildiği gibi sadece iki enerji seviyesi olan ikilik sistemi kullanabilirler. Bu sistem de bir durum sıfır, diğer durum ise bir durumunu göstermektedir. Üreticiler bu tip ikilik sinyal düzeni IBM PC ve PS/2'nin iç parçalarını birleştirme devreleri için kullanılır.
Üreticiler bazen ikiden fazla enerji durumu kullanan dijital sistemler dizayn etmektedirler. Şekil 4 böyle bir sistemi göstermektedir. Bir dijital sistemdeki enerji seviyeleri bir seviyeden diğerine değişerek ilerlemektedir. Bir dijital sistem ve bir ikilik sistem arasındaki fark sistemin iletimde kullandığı enerji seviyesi sayısıdır.
Üreticiler genellikle mark (işaret) ve space (boşluk) terimlerini iki lojiksel ikilik değeri dizayn etmekte kullanırlar. Bir ikilik sistemde +5 volt lojiksel 1 değerini -5 volt ise lojiksel 0 değerini ifade eder. Sürekli ikilik 0 değeri için mark ve ikilik 1 değeri için space kullanılarak sistemin çalışması için gerekli enerji seviyelerini referans almadan da bir sistem tanımlanabilir.
Veri İletim Hatları
Çoğu PC bilgi kanalları aynı esnada her iki yönde de sinyal akışına izin verir, fakat bu haberleşme kanalları PC ve dış dünya arasındaki iletimde her zaman sağlıklı değildirler.

Sinyal Akış Yönü
Simplex Hatlar: En basit sinyal iletim tekniği simplex yöntemidir. Bu yöntem Şekil 5-a'da görülmektedir. Bu teknik kanal bilgi akışının sadece tek yönde olmasına izin verir. Bu kanal tipi dizaynlarının kurulması kolay ve ucuzdur. Sinyalin hedeften geriye dönmesi istenildiği durumlarda üreticiler bu yöntemi kullanırlar. Bu yönteme en iyi örnek yerel televizyon yayınlarıdır. Bunlarda istasyon görüntü ve ses sinyalini içeren elektromanyetik sinyali yayınlar, daha sonra ise televizyon setinden bir geri dönüş sinyali almasına gerek yoktur.
Simplex tekniği haberleşmede kullanılmasına rağmen bilgisayar içi iletimde kullanımı sınırlıdır. Üreticiler kısa mesafelerde iki yönlü akışı sağlamak için kontrol edebildikleri kanalları kullanırlar, bu da onlara sistem dizaynında büyük bir esneklik sağlar. Uzak mesafelerde iki yönlü akış esnekliği için ise telefon sisteminden ileri gelen sınırlamalara katlanmak zorundadırlar.
Half Duplex Hatlar: Half-Duplex haberleşme tekniği tek kanalda her iki yönde simplex haberleşmesi sağlar. Şekil 5-b'de bu tekniği görebiliriz. Transmitter hattın sonundaki receiver ile bağlantıdadır. Belli aralıklarla data akış yönü değiştirilir, bu da transmitter'ın receiver, receiver'ın transmitter olmasıyla olur.
Her iki yönlü bilgi bus'ı adını alabilir ve bu tip simplex kanalla aynı band genişliğine sahiptir. Tek yönde bilgi akışı yapılırken ise bu kanal simplex kanal ise aynı kapasiteye sahiptir.
Hatta yön çevirme prosedürü özel hardware'ler gerektirir, ve burada her yön değişiminde belli bir gecikme ile karşılaşılır. Kullanılan hardware gerekli olan yön değişimini saptamalı ve bunun için gerekli prosedürü mümkün olduğu kadar hızlı uygulamalıdır. Yön çevriminin çok hızlı olmasına rağmen iletimin işlemesi sırasında bazı duraklamalarla karşılaşılır.
Haberleşme sırasında maruz kalınan toplam duraklamalar elde edilen bilgi akışını azaltır.
Full Duplex Hatlar:Aynı anda her iki yönde akış sağlayabilen bu kanal Şekil 5-c'de görülmektedir. Görüldüğü gibi bu tip iki simplex hattan oluşmuştur. Hatların sonunda tamamen bağımsız alıcı ve vericiler bulunmaktadır. Aynı kanal paylaşılarak ve sinyal akışı her iki yönde sağlanarak üreticiler kanal genişliğini arttırmadan kapasiteyi arttırmışlardır.
Şu anda çoğu alanda half-duplex sistemi kullanılmasına rağmen bu sistemlerin çoğu ekonomik olduğundan dolayı full-duplex tekniğine kaymaktadır.
Haberleşme Kanalları
Bilgi ve kaynak paylaşımı için en az iki bilgisayarın birbiriyle bağlanması gerekmektedir.
Çok uzak mesafelerdeki iki bilgisayar sistemi arasında bilgi alışverişi yapmak için mevcut haberleşme sistemlerinden yararlanmalısınız yada ihtiyacınıza uygun yeni haberleşme sistemleri kurmalısınız. Genellikle kurulu olan mevcut haberleşme sistemlerini kullanmak daha ekonomiktir. Yeni bir sistemin kurulması demek zaten bilgisayar kullanıcıları arasında var olan kablo ve bağlantı sistemlerine yenilerini eklemek demektir. Eğer ihtiyacınızı karşılayacak hiçbir alternatif yoksa böyle bir maliyetin altına girmek doğaldır.
Bir haberleşme kanalı bir yerden başka bir yere elektronik bilginin aktarılması için gerekli olan her türlü ihtiyacı karşılar. Haberleşme kanallarının değişik birçok formu vardır. Bir haberleşme kanalı bir kaynak ile bir yada daha fazla hedef nokta arasında bilgiyi elektromanyetik enerji olarak iletir. Kanal bir enerjiyi bir formdan başka bir forma değiştirilebilmelidir. Ayrıca uygun olan elektromanyetik enerjiyi bir alıcıya ulaştırabilmelidir. Böylece alıcı, iletici tarafından gönderilen bilgiyi anlar.
İdeal Kanal
İdeal haberleşme kanalı kusursuz bir vakumdur. Kusursuz bir vakumda bir iletici tarafından gönderilen enerji seviyesini azaltacak hiçbir fiziksel engel yoktur. Böylece bir kanalda bir noktadan bir sinyal gönderdiğinizde sinyalde hiçbir değişiklik olmadan onu başka bir noktadan alabilirsiniz. İdeal kanalda sinyal ışık hızında hareket edecektir.
Maalesef haberleşme için kusursuz bir vakum kanalı mevcut değildir. Güneşin kendi elektromanyetik yayınımları bile elektromanyetik haberleşmeyi değiştirebilir.
Kanal Tipleri

Şu anda ses ve data haberleşmesinde kullanılan temel iki tip kanal vardır. Yerel telefon sistemi yada bir ticari radyo istasyonu ses haberleşmesi için en iyi örnektir. Bu kanal tipi analog'dur ve sinyalleri Şekil 6'daki gibi iletirler. Bir kişisel bilgisayar ve yazıcı arasındaki kablo data haberleşmesine örnektir. Bu kanal tipi dijital'dir ve Şekil 7'de görüldüğü gibi kare dalga sinyallerle iletim yaparlar.
Elektronik Gürültü
Bağlantı kabloları elektromanyetik sinyallere gürültü ekleyerek sinyallerin değişmesine neden olur. Bu da kanaldaki küçük atomik parçaların ve moleküllerin titremesini sağlar. Bu titreyen elementler hiçbir anlamı olmayan elektromanyetik sinyaller yayınlar. Fizikçiler gelişigüzel üretilen bu sinyalleri elektronik gürültü olarak göz önüne alırlar.
Sinyal iletkende hareket ettiğinde ve gücü azaldığında sinyalin gücü elektronik gürültünün gücüne yakın bir değere gelir. Eğer sinyalin gücü gürültünün gücünden açık bir şekilde yüksek değilse, alıcı bilgi sinyalini gürültü sinyalinden ayırt edemez.

Bit Oranı
Sistemin kapasitesini ikilik bir sistemde bilgi iletimiyle ölçebiliriz. Bir dijital kanalın hızı kanalın bir saniyede iletebileceği dijital değer sayısıyla ölçülür. Ölçüm saniyedeki bit sayısıdır (bps). Bu bir kanalın bit oranı olarak adlandırılır. Bugün haberleşme ve network için mevcut kanalların sahip oldukları bit oranları bin bps değerinden (saniyedeki kilobit, Kbps) milyon bps değerine (saniyedeki megabit, Mbps) kadar uzanmaktadır.
Binary Digital Haberleşmelerin Sinyal Karakteristikleri
Bir bit sinyalinin süresi ile doğrudan bit oranı belirlenir. Bir bit sinyalin süresi kısaldıkça sinyalin bps oranı büyür. Şekil 8 bir bit sinyalinin süresi arasındaki ilişkiyi milisaniye (ms) olarak gösteriyor ve bu değer sinyalin bit zamanıdır yada sinyalin bps oranıdır.

Baud Oranı
Üreticiler sık sık bit oranı ve baud kavramlarını birbirinin yerine kullanmaktadır ve bu da haberleşmeye biraz karışıklık eklemektedir. Baud, bir kanaldaki dijital yada analog sinyal oranının ölçüm değeridir. Bit oranı ise kanalın her bir baud ile ileteceği dijital bit değerinin ölçümüdür.

BPS ve BAUD Arasındaki İlişki
Şekil 9'da baud ve bit değeri arasındaki farkı göstermektedir. Bu şekilde de göreceğiniz gibi bir kanal tek bir baud boyunca bir yada daha fazla bit değeri iletebilmektedir. Örneğin, bir modem 600 baud sinyal oranı kullanarak 2400 bps'de ilerleyen dijital bir bit akışını iletebilmektedir. Her bir baud örnekteki 4'e 1 çarpım faktörünü elde edebilmek için dört bit iletmek zorundadır.
Sinyal iletilirken ikilik sistemde bir baud ile bir bit iletilirse 600 bit bilgi 600 baud ile iletilecektir. Ancak bilgi ikilik sistemde dörderli gruplara (hexadecimal) ayrılırsa o zaman 1 baud ile 4 bit iletecektir ve 2400 bit 600 baud ile iletilebilecektir.
ASENKRON VE SENKRON VERİ İLETİMİ
Bilgisayarların ve terminallerin haberleşmesi için iletimden önce birbirlerini meydana gelecek veri iletimi için uyarmaları gerekir. Verici bir bit göndermeden önce alıcıyı uyarmazsa alıcı gelen bit serisi için gerekli zamanı ayıramaz. Vericinin gönderdiği sinyal alıcı tarafından yanlış zamanda incelenmeye başlanırsa gelen bilgi yanlış yorumlanabilir. Gelen bilginin bir enerji seviyesinden diğerine doğru uygun zamanda incelenmesine senkronizasyon denir.
Senkronizasyon alıcı ve verici arasında bit zamanına bağlı olan anlaşmayla sağlanır. Alıcının bit zamanını tanımlayabilmesi için vericiyle aynı clock'u üretmesi gerekir. Alıcı, clock sinyalini gelen toplam sinyale göre elde eder. Alınan bilgiyle bit zamanının ayarlanması işlemine senkronizasyon denir.
Clock'un iki görevi vardır:
Seri veri iletimi clock sinyalinin iletilmesine göre ikiye ayrılır:
Asenkron Veri İletimi
Seri iletişimi gerçekleştiren sistemlerin çoğunda asenkron yöntem kullanılır. İletişimin sürekli olmadığı ve iletişim hızının yüksek olmasının gerektiği durumlarda asenkron iletişim kullanılır. Asenkron iletimde veri ile clock sinyali iletilmez, çünkü senkronizasyon için start-stop bitleri kullanılır.
Kullanıcı data bitleri register ve bufer gibi geçici bellek alanında yer alır ve daha sonra diğer işletimler için terminal veya bilgisayar içine gönderilir. Spot bitleri bir yada daha fazla işaret sinyallerinden oluşur. Stop bitleri alıcı sitesindeki mekanizmanın gelecek karakter için yeniden ayarlanabilmesi için zamanın geçmesini sağlar. Daha sonraki stop bitleri sinyali boş seviyeye döner. Böylece garanti olarak gelecek karakterde 1 ila 0 geçişi olacaktır. Eğer daha önceki karakter bütün sıfırlardan oluşmuşsa start biti bulma yanlış olacaktır. Eğer stop biti mevcut olan değilse gerilimi yüksek yada boş seviyeye dönüştürülür. Bu metod, gönderici ile alıcı arasındaki devamlı bir senkronizasyon bulunmadığından dolayı asenkron iletim olarak adlandırılır. Bu iletim şekli önceki zaman sinyaline bakmadan bir data karakterinin iletilmesini izin verir. Zamanlama sinyali , data sinyalinin bir parçasıdır. Asenkron iletim genellikle teletayplar veya teleprinterler ve düşük hızlı bilgisayar terminalleri gibi makinede ve terminallerde bulunur. Çoğu kişisel bilgisayarda asenkron iletim kullanılır.
Değişik firmaların ürettiği bilgisayarların aynı sistem içinde kullanılabilmeleri için karakterler ortak bir kod ile gönderilirler. Asenkron iletişimde en çok kullanılan kod ASCII (American Standard Code for Information Interchange) kodudur. ASCII kodunda gönderilen bir verinin dizilişi Şekil 10'da gösterilmiştir.

Hattan veri gönderilmediği sürece, sürekli olarak '1' seviyesindedir. Bir karakterin başladığı, bir '0' biti gönderilerek bildirilir. Başlangıç bitinin hemen arkasından gelen 7 veri biti, yollanan karakteri temsil eder. Bir karakter yollanırken LSB'ten başlanıp MSB'e kadar yollanır. Karakter verisinin son biti, parite biti olur. Bu bit yollanan veride tek bitlik hata olup olmadığının anlaşılması için kullanılır. Eğer iletişim içinde tek parite seçilmiş ise bu bit yardımı ile yollanan bitlerin sayısının tek olması sağlanır. Eğer çift parite seçilmiş ise birlerin sayısı çift sayı yapılır.
Parite bitinin ardından 1 veya 2 adet "Stop" biti gelir. Stop bitlerinin seviyesi 1'dir. Hat, yeni bir veri yollanana kadar 1 seviyesinde kalır.

Asenkron
şekilde bilgi alan bir bilgisayardaki akış diagramı Şekil 11'de gösterilmiştir.
Asenkron Bilgi Alımını Gösteren Akış Diagramı
Örnek : Şekil 12'de gösterilen dizi ile hangi karakter

Çözüm :
Senkron Veri İletimi
İletişimin sürekli ve yüksek hızda olması gerekiyor ise, senkron iletişim seçilir. Senkron veri iletiminde veri bloğunun başı ve sonundaki bildiri karakterleri dışında Tranmitter ile Receiver arasında ayrı bir clock sinyali taşıyan hat vardır. Bu hattan uygulanan clock sinyali TX ve RX'in aynı bit zamanında çalışmalarını sağlar. Senkron iletimde iletim sonunda 'end of message' sinyali gönderilir.
Haberleşme sisteminin önemli bir parçası saat cihazıdır. Bunun amacı devamlı olarak daha önceden tanımlanmış sinyal seviyelerinin bulunmamaları veya bulunmaları için hatlı örnekler kontrol eder. Bu cihaz bütün dahili komponentlerin senkronizasyonu içinde kullanılır. Senkron iletimde giriş veri alanı kontrol bitleri tarafından çevrelenmiştir. Bu bitler çoğunlukla flag ve preambles olarak adlandırılır. Bunlar alıcıya mesajın ulaştığını bildirmek için kullanılırlar.
Senkron iletişimde, karakter yollanmıyor ise bile aynı değerde bir bit dizisi gönderilir. Başla ve Stop bitleri olmadığından veriyi alan birimin karakter bitlerinin başlangıcını bulabilmesi için iki birim arasında senkronizasyon sağlanmalıdır.
Veri yollayan ve alan birimler arasında senkronizasyonun sağlanması için ön dizi ve senkronizasyon dizileri (karakterleri) kullanılır. Ön dizi "1" lerden oluşmuş bir dizi olabilir. Başla ve Stop bitlerine gerek olmadığından asenkron iletişime göre %20 daha verimlidir. (Bir karakter için 10 yerine 8 bit yollanır.)
Senkron iletişim Şekil 13'de gösterilmiştir. Üstteki sinyal saat sinyalidir. Burada bitlerin değişimi saat sinyalinin pozitif kenarında olmaktadır. İletişimde güvenirliğin artması için bitlerin değerleri, bit sürelerinin ortasında okunur.
Senkron iletim birçok şekilde yapılabileceği için üreticiler BISYNC (Binary Synchronous Communication), SDLC (Serial Data Link Control) ve HDLC (High-Level Data Link Control) gibi standart iletim protokolleri oluşturmuşlardır. BISYNC byte, HDLC ve SDLC bit uyumlu protokollerdir.
Çözüm :
Senkron Veri İletimi
İletişimin sürekli ve yüksek hızda olması gerekiyor ise, senkron iletişim seçilir. Senkron veri iletiminde veri bloğunun başı ve sonundaki bildiri karakterleri dışında Tranmitter ile Receiver arasında ayrı bir clock sinyali taşıyan hat vardır. Bu hattan uygulanan clock sinyali TX ve RX'in aynı bit zamanında çalışmalarını sağlar. Senkron iletimde iletim sonunda 'end of message' sinyali gönderilir.
Haberleşme sisteminin önemli bir parçası saat cihazıdır. Bunun amacı devamlı olarak daha önceden tanımlanmış sinyal seviyelerinin bulunmamaları veya bulunmaları için hatlı örnekler kontrol eder. Bu cihaz bütün dahili komponentlerin senkronizasyonu içinde kullanılır. Senkron iletimde giriş veri alanı kontrol bitleri tarafından çevrelenmiştir. Bu bitler çoğunlukla flag ve preambles olarak adlandırılır. Bunlar alıcıya mesajın ulaştığını bildirmek için kullanılırlar.
Senkron iletişimde, karakter yollanmıyor ise bile aynı değerde bir bit dizisi gönderilir. Başla ve Stop bitleri olmadığından veriyi alan birimin karakter bitlerinin başlangıcını bulabilmesi için iki birim arasında senkronizasyon sağlanmalıdır.
Veri yollayan ve alan birimler arasında senkronizasyonun sağlanması için ön dizi ve senkronizasyon dizileri (karakterleri) kullanılır. Ön dizi "1" lerden oluşmuş bir dizi olabilir. Başla ve Stop bitlerine gerek olmadığından asenkron iletişime göre %20 daha verimlidir. (Bir karakter için 10 yerine 8 bit yollanır.)
Senkron iletişim Şekil 13'de gösterilmiştir. Üstteki sinyal saat sinyalidir. Burada bitlerin değişimi saat sinyalinin pozitif kenarında olmaktadır. İletişimde güvenirliğin artması için bitlerin değerleri, bit sürelerinin ortasında okunur.
Senkron iletim birçok şekilde yapılabileceği için üreticiler BISYNC (Binary Synchronous Communication), SDLC (Serial Data Link Control) ve HDLC (High-Level Data Link Control) gibi standart iletim protokolleri oluşturmuşlardır. BISYNC byte, HDLC ve SDLC bit uyumlu protokollerdir.


VERİ İLETİM HAT PROTOKOLLERİ (DATA LINK PROTOCOLS)
Uluslar arası Standartlar Organizasyonu (ISO) 1977 yılından itibaren "Açık Sistemler Birliği" (OSI) ana başlığı altında, bilginin: farklı üretici firmaların bilgisayar/terminalleri arasındaki bilgi alışverişini sağlamak amacıyla bazı standartlar geliştirmişlerdir. Bu standartların çatısı "OSI" için referans ana modeli olarak 7 katlı bir model geliştirmişlerdir. Bu modelin 2. katı "Data Link" katıdır ki bu kat, haberleşme hatları ve hata düzeltme üzerine verinin kontrolü ve transferini sağlamayla ilgilidir.
Bir veri hattı protokolü, iki veya daha çok iletişim cihazlarındaki veri hatlarının bağlandığı iki nokta (point-to-point) veya ikiden fazla nokta (multidrop or multipoint) arasındaki değişken verilerin kontrol prosedürüdür. Genel olarak protokollerin geçerli olduğu iletişim cihazları şunlardır:
Veri iletim hat protokolleri full-duplex ve half-duplex protokolleri olmak üzere aşağıdaki şekildeki gibi ikiye ayrılmıştır. Bir full-duplex protokolü olarak kullanılabilir. Fakat tersi geçerli değildir.

Full-Duplex Protokolleri
Bu tipteki protokoller iki cihaz arasında aynı andaki iki yönlü veri transferini destekler. Bu protokollere tipik birkaç örnek şöyledir:
Half-Duplex Protokolleri
Bu tipteki protokoller ise verinin zaman içinde sadece tek bir yöndeki transferini destekler. Contention ve Poll Select tip protokol adları altında alt bölümlere ayrılır.
Half Duplex Contentıon Protokolleri : 100
Bu tip protokollerde iletim hattı sadece veri transfer edilirken aktif haldedir. Tipik birkaç örnek şöyledir:
Half-Duplex Poll Select Protokolleri
Bu tip protokollerde ise hat daima aktif haldedir. Bu protokollerin birçoğu gruplanmış gösterge sistemi ile yapılan iletişimde kullanılır. Aşağıdaki kontrol karakter uyumlu protokoller, günümüzde pek sık kullanılmamakla beraber bunlar gelecekte oluşturulacak protokoller için bir temel oluşturmaktadırlar. Bunlardan bazıları şöyledir:
Örnek olarak Half-Duplex Contention Data Link protokolünü inceleyelim:
Half-Duplex Contention protokolleri genellikle iki nokta arasındaki senkron hatları destekler.bu özelliğe uyan sistemler şunlardır:
Contention protokolünde daha önce bahsettiğimiz gibi hat sadece veri transfer edilirken aktif haldedir. Bu tip protokollerle çalışan bir hat, her iki uçta da birer bid oluşturması için hattı bir süreliğine askıya alır. Bir bid senkron hatlarda normal olarak beş karakterden oluşur (SYN, SYN, SYN, SYN, ENQ). Cihaza bir bid gönderildikten sonra, cihaz gönderilen bid'in kabul edildiğini bildiren bir onay (Acknowledgement) bekler (SYN, SYN, SYN, SYN, ACK). Eğer bid'den sonra onay gelmemişse bir bid daha gönderilir. Ayrıca negatif onay gelmişse de tekrar gönderilir. Bazı durumlarda ortaya bir problem çıkabilir. Eğer cihaz aynı hat üstünde eş zamanlı, karşılıklı birer bid oluşturursa half-duplex protokolüne göre her bir cihaz diğerinin bid'ini görmezden gelecektir. Bu problemin çözümü için cihazlardan birinin ara verip beklemsi gerekir. Böyle bir durumda ara vermeyenin bid'i er geç galip gelecektir.
Bid'i kabul edilen cihaz bloklar halinde veriyi gönderir. Her bir ayrı bloğun alıcı cihaz tarafından alınıp alınmadığı onay ile bildirilir. ACK karakteri gelmişse veri bloğu alınmıştır. Fakat NAK karakteri gelmişse verinin tekrar gönderilmesi gerekiyor demektir. Protokole bağlı olarak bir ACK, basit bir ASCII ACK kontrol karakteri olabilir veya IBM'in BSC'si durumunda bir iki karakter kombinasyonudur. Bu da ACK0 veya ACK1'dir. İletilen bloğun veri kısmını silen kontrol karakteri, ETX'in normal olarak kullanıldığı son veri bloğu hariç, normal çalışan bir ETB'dir. Bir verici cihaz veri bloklarının hepsini gönderdiğinde, bir "iletim sonu" sırası (SYN, SYN, SYN, SYN, EOT) gönderir. İletişim hattı bu durumda rölantiye (durgun hale) alınacaktır ve eğer bir önceki alıcı cihazın gönderecek verisi varsa, hattı aktif hale getirebilmek için bir bid gönderir.
Veri İletimi İçin Karakterlerin Ayarlanması
1960'lı yılların başlarında veri iletiminde 7 bit karakterli standart yaklaşık olarak oluşturulmaya başlandı. USA ASCII (USA Standart Code for Information Interchange) ismi zamanla kısaltıldı ve ASCII adını aldı. ECMA (European Computer Manufacturers Association) 7 bit coded karakter ayarlandı. Bu standartlar 7 bit iletim kontrol karakterleri on tane olarak sınırlandı:

İletim
Blok Biçimleri
60'lı yılların sonu 70'li yılların başında ASCII karakter kodu temel alınarak iletim hattında çalışmalar yapıldı. ECMA protokol standartları belirlendi ki bu da "Basic Mode Control Procedures for Data Communications" adını aldı.
Amerika'nın bilgisayar üreticilerinden Burroughs Univqc v6'de "USA Standart Communications Control Procedures" ANSI (American National Standards Institute) tarafından sınırlandı. Protokollerin bir çoğu hem asenkron hem de senkron operasyona uyumlu yapıldı.
Veri bloklarının iki genel formatı oluştu:
İlk ve orta data bloklarının iletimi için; SYN, SYN, SYN, SYN, SOH, Heading, STX, Text, ETB, BCC
Sonuç data bloklarının iletim formatı ise; SYN, SYN, SYN, SYN, SOH, Heading, STX, Text, ETX, BCC
Bir data bloğu SOH ile STX karakterlerini içerebilir yada her ikiside birarada olabilir.
Üreticilerden kaynaklanan birçok farklılıklar olabilir.
HABERLEŞME HATALARI
Günümüzde haberleşme ne kadar önemli ise, haberleşme hatalarının bulunması ve düzeltilmesi de o kadar önemlidir. Eğer bu hatalar düzeltilmezse çok kötü sonuçlar doğurabilir. Özellikle mali bir bilginin gönderilmesindeki bir hata, hesap defterlerinde dengesizliğe sebebiyet verir veya miktar hatalı kaydedilir.
Bilgi haberleşme hataları bilgi bit modellerinde istenmeyen değişikliklere sebep olup bu da bilginin dahili PC bilgi rotasından harici bir alete veya bilgisayara gitmesinden sonra olur.

Hataları hissetmek ve anlamak için gerekli olan ilk şey bilgi iletişim
hatalarının etki ve sebeplerini anlamaktır. Hata, iletişim hattına bilgiyi
gönderdiği zaman hattaki donanım chiplerinin kötü bir ayarı bilgi akışında
hatalar oluşturabilir. Telefon tesisatları da hatalara neden olabilir. Telefon
hattının yanında bir şimşek çakması elektrik gürültüleri oluşturur ve sinyal
modellerini değiştirir.
Yıldırımın Neden Olduğu Haberleşme Hataları
Telefon hattının yanında çalışan bir motorda, iletişim hattı veya modem üzerinde hata etkisi yapabilir.
Haberleşme hatalarının sonuçları ve bunların etkilerini belirttikten sonra haberleşme hatalarını bulma, düzeltme ve doğruluğun sağlanması için geliştirilen teknikleri inceleyelim. Bunlar;
Özel Kod Kullanımı: Doğruluğun belirlenmesi için otomatik kontrol yapabilen özel kodlar kullanılır. Bunlardan birisi ARQ kodudur. Bu alfabedeki harfleri, numaraları ve diğer sembolleri 7 bitlik sayısal kod kullanarak ifade eder. Bu 7 bitlik karakterlerin hepsi genellikle 3 adet 1 içerir. Alınan sinyallerde her karakterdeki 1'ler sayılır. Eğer 3 tane ise sinyal doğru olabilir. Gürültü ve diğer etkenlerden dolayı sinyalde değişiklik olursa bu hemen anlaşılır. Bu sinyal ya tekrar istenir ya da düzeltilerek kullanılır.
Parite Yöntemi: Hata bulmada çokça kullanılan bir diğer yöntem ise parite yöntemidir. Parite gönderilen sinyal içindeki bit sayıları hakkında bilgi verir. Parite biti genelde yedi bitlik karakter bilgisinin sonuna sekizinci bit olarak eklenir. Parite'nin normalde iki sistemi vardır. Odd (tek) ve Even (çift).
Odd (tek) sisteminde bilginin içerdiği bitlerdeki 1'ler toplanır. Eğer toplam tek sayı ise parite biti "0" olur, eğer çift ise parite biti "1" olur.
Even (çift) sisteminde ise eğer toplam tek sayı ise parite biti "1", çift ise "0" olur.
Gönderilen her karakterin parite biti, parite jeneratör devresi ile bulunur. Parite jeneratör birkaç X-OR kapısından oluşur. Alıcıdaki parite jeneratörü iletilen bilginin paritesini bulur. Eğer bu bilgi alınan parite bitindeki bilgiye uyuyorsa iletim doğru bir şekilde sağlanmış olabilir anlamındadır.
Parite yöntemi kesin bir bilgi vermez. Eğer hata varsa sinyal bunu bilgisayara bildirir. Bundan sonra protokoller veya diğer prosedürler uygulanır. Hata düzeltilmeye çalışılır veya blok tekrar gönderilir. Her ne kadar parite kontrolü kolay ve etkili ise de sadece basit bit hatalarını bulabilir. Eğer iki veya daha fazla bit hatası oluşursa parite bunu algılayamaz. Bu yüzden güvenli iletişim için daha esaslı yöntemler kullanılır.
LRC (Longitudional Redundancy Check), VRC (Vertical Redundancy Check):Asenkron veri iletiminde, gönderilen karakterler alt alta sıralanır. Böylece her sütuna uygulanan parite yöntemi ile elde edilen bit LRC biti olarak adlandırılır. Her satırdaki bitlere uygulanan yöntemi ile elde edilen bit ise VRC'dir. VRC ve LRC parite bitte olduğu gibi tek veya çift olabilir. Bu yöntemle, eğer gönderilen bilgi hatalı ise hata büyük bir olasılıkla bulunabilir. VRC hatalı karakteri belirler, LRC ise hatalı karakterdeki hatalı biti tespit eder. LRC ve VRC'nin tek veya çift olacağını kullanılan protokoller belirler. Alıcı alınan karakterlerin parite bitlerini ayrı bir register ile saklar. Daha sonra kendisi, bu bilgilere ait parite değerlerini hesaplar ve alınan parite bitleriyle karşılaştırılır. Eğer ikisi arasında fark varsa alınan bilginin hatalı olduğu anlaşılır.

BCC (Block Check Code)Bu bilgi kullanılan protokole göre bir ve iki byte olabilir. BCC'ler gönderilen bilginin içindeki 1 ve 0 sayıları hakkında bilgi içerir. BCC bilgileri BCC jeneratörü ile bulunur. BCC jeneratörü sırasıyla ilk bitten başlayarak bütün bitlere X-OR işlemini uygulayan devredir. BCC, bilgisayar ve modemdeki devrelerde bulunur ve mesajla ilave edilir. Alıcıdaki bilgisayar BCC'yi hesaplar ve bunu, gönderilen BCC ile karşılaştırır. Bu şekilde alınan bilginin doğru olup olmadığı kontrol edilir.
RC (Cyclic Redundancy Check): CRC gönderilen veriye uygulanan matematiksel bir işlemdir. Hataları %99,9 bulur. Matematiksel işlem bir bölme işlemidir. Bu veri bloğundaki bitlerin tüm karakterleri önceden seçilmiş bazı sabit sayılara bölünmüş büyük bir binary sayı olarak düşünülür. Bölme işleminden elde edilen bölüm etılır ve kalan tutulur. Bu kalan CRC karakteri olarak bilinir. Alıcıda CRC, alıcı bilgisayar ile işlenir ve alınan CRC karakteri ile karşılaştırılır. İkisi aynı ise, iletim başarılı bir şekilde yapılmış demektir. Eğer ikisi farklı ise bilgi ya tekrar işlenir yada hata düzeltme işlemine başlanır.

Senkron Ve Asenkron Seri İletimi
İki alet arasındaki seri veri iletimi gönderimin uygun şekilde koordine edilmelidir. Alıcı, düzenli sıra ile gönderilen bilgiyi yorumlamak için giren data ile senkronize olmalıdır. Bilginin alımı ve iletimin belirli bir düzende yapılması için "protokol" denilen kurallar çerçevesinde bir düzene sokulmuştur.
İletilen seri bilgi senkron ve asenkron olmak üzere iki sınıfa ayrılmıştır.
Asenkronun literatürdeki tanımı "senkron eksikliği" olarak tanımlanmıştır. Asenkron seri veri iletimine örnek verecek olursak birinin yazı yazması ve bunu video görüntüsünden çıkmasıdır. Yazıyı yazan kişi bunu ne hızla yazarsa yazsın mutlaka arada gecikme olacaktır. Bu yazım şekli hiçbir şekilde senkronize edilemez. Dolayısıyla iletilen karakterlerde senkronize eksikliği vardır ve bizde bu iletilen karakterlerde asenkron vardır diyebiliriz.
Asenkron Seri Bağlantı Protokolü: Asenkron iletim, bir iletim cihazının kurulan, yapılan yada elde edilen bitlerin iletilen karakterin başına ve sonuna eklenerek gönderilmesidir. Asenkron seri karakterlerin başında start (başlangıç) biti, sonunda stop biti olur. Karakterin start ve stop biti, bir alete karakter geldiğinde senkronize olarak geldiğini ve data akışının başladığını ve bittiğini ifade eder. Karakter herhangi bir anda veya zamanda gönderilir. Karakterler arasındaki zaman, bilgiyi alete girenin hızına bağlıdır. Karakterler arasında mutlaka stop biti olacağından alıcı, bir sonraki start bitini bularak senkronizasyonu sağlar ve toplanabilen seri karakteri ile stop biti yapısının senkronizasyonunu sağlar. Yapılama seri bilginin karakterden karaktere asenkron olarak iletimi esasına dayanır.
Senkronize Seri Bağlantı Protokolü: Senkronize iletimde seri data bir blok olarak yüksek hızda iletilir. Blok yan yana data byte'larını ifade eder. Datanın senkronize olarak iletimi bloktan bloğa devam eder. Yani tek bit iletimi yoktur. Ard arda iletilen bloklar vardır. İletim cihazı iletilen her bilgi bitinin merkezine senkronize bir clock pulse sağlar. Senkronize clock iletilen data hattından ayrı bir hat ile taşınır. Uzun mesafelerdeki iletişim ve iletimlerde ayrı devredeki senkronize clock pratik olması yerine elverişsiz hale gelir. Bu sayede clock, data ile birlikte modem denilen cihaz sayesinde kodlanır. Modem bu bilgi ile taşıyıcı frekansının frekansını değiştirerek ayarlayıp uyumlu hale getirir ve bunu telefon hattına gönderir. Alıcı modem, senkronize clock'u uyumlu dataya göre demodüle eder. Clock datadan ayrılır ve her bitin merkezindeki bilgi örnek olarak kullanılır ve böylece her bitin yeri belirlenmiş olur.
NETWORK
Birçok haberleşme sisteminde bir kullanıcı birden çok istasyon ile haberleşebilir. Bir istasyonun diğeri ile haberleşmesi için aralarında belirli konfigürasyonda hat veya bağlantı olmalıdır. Eğer kablolu haberleşme kullanılıyorsa istasyonlar birbirlerini, kullanılmak istenilen haberleşme türüne bağlı olarak, bağlanmalıdır. Bu bağlantıların tamamına "Network (ağ)" adı verilir. Ağ içindeki her istasyon "Node (düğüm)" diye adlandırılır. Günümüzde en çok kullanılan network türü telefon sistemidir. Bu tür ağlar tüm dünyaya yayıldıkları için geniş alan ağları anlamına gelen WAN (Wide Area Network) olarak adlandırılırlar. Mikrodalga bekletme istasyonları (Microwave Relay Station) veya uyduları (Satelites) kullanan radyo kanalları ve kablo hatları bu tür ağların parçasıdır. Telefon ağı genel olarak ses sinyallerini iletir. Ancak modemler kullanılarak dijital veri de telefon sistemine uygun sinyalere çevrilerek iletilir.
Orta boy ağlara örnek olarak local kablolu televizyon sistemlerini verebiliriz. (Metropolitan Area Network) Bu tür haberleşme sistemleri tek yönlüdür. Verici bilgi sinyalini gönderdikten sonra sinyalin alıcı tarafından alınıp alınmadığı ile ilgilenmez.
Kullanılan daha küçük ağlara Local Area Network adı verilir. Bu ağların yayıldıkları alan küçük olduğu gibi 10 ile 1000 arası kullanıcıya sahiptirler. LAN sistemleri printer, scanner ve bunun gibi pahalı veya sınırlı sayıdaki cihazların, veri tabanı ile hardisk ve pahalı programların ortaklaşa kullanılmasına izin verirler. Bu cihazlar kontrolör konumunda bir bilgisayara bağlanırlar. Server adı verilen bu bilgisayarlar sayesinde diğer kullanıcılar cihazlara erişebilirler. LAN sistemleri kullanım türüne göre yıldız, elmas, küresel ve bunun gibi şekillerde bağlanabilirler.
MODEMLER
Birbirine, konum itibarı ile, uzak iki bilgisayar arasında bir bağlantı kurmanın en ekonomik yolu, telefon şebekesini kullanmaktır. Bunu gerçekleştirebilmek için bilgisayar ile telefon şebekesi arasına modem denilen bir aygıt yerleştirilir. Bu sayede dijital bazlı PC ile analog bazlı telefon şebekesi arasında uyum sağlanır.

Digital Sinyalin Modülasyonu ve Demodülasyonu
Basitçe bir tarifle modemler, gönderilmek istenen binary elektrik sinyalini, telefon şebekesinin iletebileceği analog sinyallere, telefon şebekesinden gelen analog sinyalleri de bilgisayarın algılayabileceği dijital sinyallere çevirirler. Başka bir deyişle; modemler dijital sinyalleri (square wave electrical signals),analog sinyallere (oscilating electrical signals) modüle ederler ve analog sinyalleri de dijital sinyallere demodüle ederler. Modem ismi de aygıtın gerçekleştirdiği bu, MOdulate - DEModulate fonksiyonlarından gelmektedir.
Bu sinyal çevrimini şekli, sinyalin kaynağına ve modem tarafından alınacağı yere bağlıdır. Şekilde gösterildiği gibi; modem binary sinyalleri bir terminalden veya bilgisayardan alır ve ses frekans sinyallerine çevirir, daha sonra bu sesleri, telefon şebekesine iletir. Alıcı ucunda ise, başka bir modem bu sesleri tekrar binary elektrik sinyallerine çevirir ve bu sinyalleri yine bir terminale veya bilgisayara iletir. Özel bir durum olarak, modem çevirdiği sinyalleri serisindeki bir printer'a da gönderebilir.
Dijital sinyallerin telefon şebekesine verilmeden önce analog sinyallere çevrilmesinin sebeplerinden biri telefon şebekesinde kullanılan ekipmandır. Telefon şebekesinde kullanılan birçok parça, ses sinyalini yükseltme ve filtre etme fonksiyonunu gerçekleştirir, bu da kare dalga sinyallerin diğer tarafa anlamını yitirerek ulaşmasına neden olur. Bu problemi ortadan kaldırmak, dijital sinyallerin, telefon şebekesi ile uyumlu analog sinyallere çevirmek ile mümkündür.
Bu tarz veri iletiminde bir diğer sorun ise, telefon şebekesinin sağlandığı band genişliğinin, insan sesi frekansı aralığında olmasıdır ki bu da 300 - 3300 Hz arasındadır. Bu aralık veri iletimine sınırlama getirir.
Veri iletiminde gerekli, çok yüksek frekans aralığına uygun olmayan telefon şebekesinin bu dar limitini aşmak ve maksimum veri iletimi sağlamak için, modem üreticileri komplike sinyalleme teknolojisini (sophesticated signaling technology) geliştirmişlerdir.
Bir modem ve bir kominikasyon bordu veya adaptörü, veri iletiminde, aynı senkronizasyon tekniğini kullanmalıdır. Eğer veri iletimi asenkron olarak yapılacak ise kullanılan tüm ekipman asenkron, senkron olarak yapılacak ise ekipman senkron olmalıdır.
1980'lerin başlarına kadar, asenkron kominikasyon portlarını içeren aygıtlar, modemler arasındaki iletimin asenkron olarak gerçekleştirilmesini gerektiriyordu. Günümüzde ise senkron teknoloji kullanılmaya başlanmıştır.
Asenkron ve senkron modemler arasındaki en büyük farklılık, deşifre yöntemleri ve uzaktaki bir modemden aldıkları sinyallerin bit zaman aralıklarını muhafaza edebilme yetenekleridir. Bir asenkron modem, ulaşan her bir veri byte'ı için yeni bir bit zaman aralığı belirlemelidir. Senkron modemler ise büyük veri bit blokları için dahi, belirlenmiş bit zaman aralığını muhafaza ederler.
Modemler, iletim teknikleri, hızları, birbirlerine uyumları ve fiziksel yapıları gibi birçok özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Bunlardan en önemlileri hız ve iletim tekniklerine göre sınıflandırmadır.
İletim tekniklerine göre;
Hızlarına göre;
olarak isimlendirilirler.
Hazırlayan: T.C And. Ünv. Sivil
Havacılık
HEE 99 Son Sınıf Öğrencileri.