arşiv

‘Denemeler’ kategorisi için arşiv

1800′lerden Günümüze Pazarlama Yöntemleri

Salı, 27 Tem 2010 Mustafa Serdar SARIOGLU yorum yok

Bir malın üretiminin, faydaya dönüşmesindeki temel yol pazarlamadan geçiyor. Internette dolaşırken bulduğum, 1800′lü yıllardan günümüze, insanlara ulaşma yöntemlerinden bahsedilmiş. Tabii bu zamandan 2020 e kadar uzanan öngörü grafikleri ile beraber sizinle paylaşıyorum. Son grafikte artık birebir müşteriye ulaşımın sağlandığını göreceksiniz!

devamını oku…

Categories: Denemeler Tags: ,

MikroKopter

İtiraf ediyorum, içimdeki elektronik mühendisini bastıramadım. :) İşte GPS, yazılım, ve elektroniğin muazzam sonucu!

MikroKopter – new software 10.2009 from Holger Buss on Vimeo.

Categories: Denemeler Tags:

Paralel Portta USB Bellek Kullanmak

Perşembe, 15 Tem 2010 Mustafa Serdar SARIOGLU yorum yok

USB belleğinizi olur da paralel porttan kullanmak isterseniz, aşağıdaki gibi bir katmanlı çevirici yapısı kurabilirsiniz.

Categories: Denemeler Tags:

Love With TCP

Salı, 13 Tem 2010 Mustafa Serdar SARIOGLU yorum yok

Categories: Denemeler Tags:

Müşteriden Polo 2010 Değelendirmesi,

Cumartesi, 19 Haz 2010 Mustafa Serdar SARIOGLU 2 yorum

“Az yakan, şehir içinde kullanıma uygun, otomatik şanzımanlı bir araç” arayışı ile bundan 8.5 ay önce VolksWagen Polo 2010 1.6 TDI – DSG’ye karar verişin kısa bir özetini (çook uzun  bir başlangıç cümlesi ile) geçmeyi planlıyorum. Aslında bu tür yazılar karar verme aşamasında (satın alma kararı) insanlara yol gösterici oluyorlar. Çünkü blog yazıları yazılırken, üreticiden bir beklenti olmadığı için, ürünün tüm (artı – eksi) yönleri bulabiliyorsunuz.

Satın Alma Kararı: Bizim satın alma kararını almamızdaki en büyük etken, forumlarda okuduklarım olmuştu. Ortak kanı; bu kadar paranın bu araca verilmemesi olsa da hemen her yorumun altında, aracın kalitesinden bahsediliyordu. Bayideki aracı deneyerek (1.4 Lansman) aracın motoruna göre ağır kasasından dolayı 1.6 Dizel’e karar verdik.

Müşteri Bilgilendirme: Satın alma kararından sonra iletişime geçtiğimiz bayide durum malesef içler acısı idi. Sunroof, sis farı, deri direksiyon, gibi özellikleri de ekleyince tam 6 ay sonrasına teslim tarihi çıkarıldı. %25 kaparo verdikten 2 gün sonra, sun roof takılamadığı sonra da sis farının bayide takılacağı bilgisi geldi. İlginç olan bir kısım da aracı euro üzerinden satın almamız idi. Yani araç 6 ay sonra Türkiye’ye giriş yaparken kur ne ise fiyat o oluyor!

devamını oku…

Categories: Denemeler Tags:

trololololololololololo

Pazartesi, 14 Haz 2010 Mustafa Serdar SARIOGLU yorum yok

Internet tarihinde ilginç olaylardan birisi Mahir’di sanırım. Bence bir o kadar enteresan olay da trololololololololololo adında (artık ne olarak adlandıramayacağımı bulamadım) müzikal kıvanımda saçmalamaca :) Enteresan olan başka bir özelliği ise, bu videonun yayınlandığı domain adı: http://trololololololololololo.com (bu domaini host eden firmaya sabırlar diliyorum) Ama tüm bunlara rağmen, benim dikkatimi çeken abinin facebook fan sitesinde 80.518 kişinin olması.

Videoyu izlerken dikkatli olmanızı öneririm çünkü sık sık saçma bir şekilde mırıldanabilirsiniz. Dikkat edin 80.519 ‘ncu olmayın :D

Categories: Denemeler Tags:

Geçici E-Posta Adresi

Cumartesi, 29 May 2010 Mustafa Serdar SARIOGLU yorum yok

Bazen internette aradığınız birşey için mail adresinizi vermek zorunda kalabilirsiniz. Örneğin; “Windows 7 rapidshare” gibi bir arama :) yaptığınızda, sizden üyelik isteyen forumlar ile karşılaşabilirsiniz. Buradaki sitede, size fake bir mail oluşturup, bu adrese gelen e-postayı sizin gerçek mail adresinize yönlendiriyor. Fake mail adresinizin süresini istediğiniz gibi ayalarlayabiliyorsunuz.

Basit ama sizi spamlardan ciddi anlamda kurtaracak bir site. Tavsiye ederim.

Bing VS Google :)

Pazar, 23 May 2010 Mustafa Serdar SARIOGLU yorum yok

Bu arama sonucu gerçekten çok ilginç! Google ve Bing arasındaki anlayış farkını anlamak için aşağıdaki ekran görüntülerini inceleyebilirsiniz.

Categories: Denemeler Tags:

Fotoğraf Çekme Sanatı

Pazar, 23 May 2010 Mustafa Serdar SARIOGLU yorum yok

Hangisi daha meraklı? Fotoğrafı çeken mi, lensin içine giren mi?

Categories: Denemeler Tags:

Sosyal Ağlar ve İş Yaşamına Etkileri

Cumartesi, 22 May 2010 Mustafa Serdar SARIOGLU yorum yok

Sosyal ağlar, iş yaşamında da büyük yer edinmeye başladı.  Bir çok şirket, çalışanlarının performanslarını kötü yönde etkilediği gerekçesi ile, sosyal ağlara erişim yasakları getirdiler. Acaba doğru mu yapıyorlar diyerek araştırmaya başladım.

Araştırmamda ilk olarak, karşıma kullanıcı istatistiklerinden oluşan ilginç bir veri çıktı. Sosyağ ağ sitelerinin en büyüğü olan facebook, istatisiklerini, orjinal sistesinde yayınlanıyor. Değerleri aynen kopyalıyorum;

More than 400 million active users

50% of our active users log on to Facebook in any given day

Average user has 130 friends

People spend over 500 billion minutes per month on Facebook

400 milyon aktif kullanıcı, her gün giriş yapıyor ve dikkat edin ortalama her kullanıcıda 130 adet arkadaş (etkileyebileceği insan!) bulunuyor. Harcanan zamanı zaten yazmaya bire gerek duymuyorum. Hemen temel bir matematik hesabı ile çalışanların şirket hakkında fikir beyan etmelerinin, şirkete nasıl yansıyabileceğine bakalım.

Ortalama 2000 çalışanı olan bir şirkette, çalışanların her birinin “Şu an ne yapıyorsun” kısmını, şirketinizi katarak doldurduğu durumda;

  1. Yazılan yorumların (ki bu sadece yorumu arkadaşların görmesi ihtimali), 130 * 2000 = 260 000 kişi tarafından dolaylı olarak görülebileceğini,
  2. Bu hareketin sisteminizde yaratacağı network yükünü,
  3. Bu 2000 kişinin, arkadaşları tarafından gelecek geri dönüşlere cevap vereceğini,

düşündüğünüzde, aslında şirketin ciddi anlamda (iyi/kötü) reklama maruz kalabileceği ortaya çıkıyor. Tabi bunlara diğer sosyal ağları da eklediğimizide işin ciddiyeti daha da artıyor.

Tabi bir de olaya iyimser olarak bakmakta fayda var.  Örneğin iletişim departmanının facebook ta marka grubu oluşturup, binlerce kişiye ulaşması;

  1. Bedava müşteri geri dönüşleri alma,
  2. Halk ile etkili ve kolay yoldan iletişim sağlama,
  3. Trend oluşturma,
  4. Akılda kalma,

gibi şirketlerin direk olarak kar oranına etki eden gücü elinde tutması sağlayabilir.

Hmm, sanırım ileride bilgi sistemleri departmanını, “amacına uygun sosyal ağ kullanımını sağlama” gibi bir görev bekleyecek.